Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İranlılar’ın gerçek niyetlerinin ortaya çıkması

Savaşın genişlemesi

“Hosro’nun niyeti Egrisilileri yurtlarından tümüyle çıkarmak ve yerlerine daha güvenilir kendi halklarından insanları yerleştirmekti. Hosro Egrisililerin kendisini aslında sevmediklerini, güvenmediklerini de iyi biliyordu. İranlılar’ın Lazika’ya gelmeleri Lazlar’ın Romalılarla olan ticaret ilişkilerini felce uğratmıştı. Laz Halkı büyük zararlara uğramıştı. Öte yandan İranlılar kabalıkta Romalılar’dan aşağı kalmıyorlardı. Bu nedenle Egrisi kralı ve devlet ileri gelenleri İranlılar’dan memnun değildi.

Hosro meş’um planlarını gerçekleştirmek için geçici bir anlaşmanın tam zamanı olduğunu düşündü. Komutanlarından birini Laz Kralı Gubaz ‘ı öldürmek için görevlendirdi, İranlı komutan bu görevi kralla arası açık olan ‘Parzman’ adında bir Laz Beyine yükledi. Bu sıralar Kartli’de olduğu gibi Egrisi’de de Aznaurlar büyük etkinlik kazanmışlardı.

Onlar da feodallerin yaptığı gibi ülkenin değişik köşelerinde hazine arazilerine el koyup sahiplenmeye çalışıyorlardı. Egrisi’de de Kartli’de olduğu gibi kırallarla Aznaurlar arasında gerginlik o derece büyüdü ki ülke adeta ikiye bölündü. Parsman da kıral karşıtı bir Laz Beyiydi.

Fakat Parsman İranlılar’ın teklif ettiği hainlik işine elini bulaştırmaya yanaşmadı. Üstelik olan biteni Kral Gubaz’a bildirdi. Bu haince planlardan dehşete düşen Gubaz tekrar Romalılara yaklaşarak pişmanlık bildirdi. İranlıları kovma işinde yardım karşılığında onlara karşı ayrılmaz bir sadık dost olma sözü verdi. Keizar Justinyen bundan memnun oldu. Egrisi’ye acele takviye askerler gönderdi.

Laz-Roma birleşik kuvvetleri İranlılara karşı şiddetli saldırılara başladılar. Bu derece şiddetli savaş bugüne değin Batı Gürcüstan’da ilk kez görülüyordu. Egrisi’de at oynatan İran ve Romalılar aslında bu ülkeyi ilhak etmeyi hedefliyorlardı. Bu hedeflerine ulaşabilmek uğruna her çareye baş vuruyorlardı. İnsanları para, ile satın almak gizli cinayetler işletmek, iki yüzlülük, ihanet başvurdukları çareler arasındaydı. Ülkeyi adım adım felakete sürüklemeye çalışıyorlardı.

Laz-Roma birleşik kuvvetleri İranlılara karşı zafere doğru ilerliyordu. Bu başarıyı sağlayan Laz askerleri hem iyi birer savaşçı, hem de yerel koşulları ve araziyi iyi tanıyan insanlardı. Ülkelerini kurtarmak için canla başla çalışan Egrisi askerlerine karşın Romalılar’n aklı fikri kişisel çıkarlardı. Bu nedenle Lazlarla Romalılar arasında anlaşmazlık baş gösterdi. Bu koşullarda İranlıları kovmak zor olacaktı.

Hosro Egrisi’den aldığı son haberler üzerine sıkıntılara düşüp derhal yeni takviye birlikler sevk etti. İranlılar 549 yılında Rieni boylarında kesin yenilgiye uğramalarına karşın Petra Kalesi’ndeki pozisyonlarını korumayı başardılar.

550 yılında Hosro Egrisi’ye yeni komutan emrinde büyük bir ordu daha sevk etti. Bu ordu ‘Tshenis tskali’ Irmağı boyundaki ‘Muhurisi Kalesi’ne yerleşti. Laz kralı Gubaz ve Roma askerleri vakit yitirmeden İranlılara karşı saldırı başlatmaya karar verdiler. Ancak Laz-Roma bağlaşık kuvvetleri arasındaki anlaşmazlık işleri zorlaştırıyordu. Zamanın Romalı tarihçisinin verdiği bilgilere göre ‘Lazlar Romalılar’la yan yana çarpışmak istemiyorlardı. Romalılar bu ülkeyi kurtarmak için canlarını tehlikeye atmak istemiyorlardı. Lazlar ise canlarını, mallarını, evlerini, yurtlarını ateşe atmaktan çekinmiyorlardı. Onlar ölümden kurtulsalar bile savaşı yitirirlerse ailelerinin huzuruna yüzü kara çıkmaktan utanacaklardı. Romalılar onlara ayak bağından başka bir şey değillerdi. Bu bakımdan onlar düşman saflarına yalnız dalmak istiyorlardı. Bu fikri beğenen Laz kralı Gubaz komutanlarını bir kenara çekerek ‘Kahraman askerlerim, sizi yüreklendirip şevklendirmek için bilmem bir şey söylemek gerekir mi? Durumun ciddiyeti ortada, ülkemiz, çoluk çocuğumuz, ırzımız, namusumuz tehlikededir. Lazların esamesi ortadan kalkmasın. Birçok kez galebe çaldığımız İranlıları bugünde perişan etmemiz pek zor olmayacaktır’ dedi.”

Önce Egrisi süvari güçleri düşmana karşı saldırıya geçti. Hararetli bir savaş başladı. Savaş İranlıların yenilgiyle sona erdi. Çarpışmalar bittiğinde meydan İranlı asker ve komutanların ölüleriyle doluydu. Canlarını kurtarabilen İranlılar ise kaçıp kurtulmuşlardı. İranlıların garnizonları Egrisi-Roma bağlaşık kuvvetlerin eline geçti. İranlıların

Elinde artık sadece Petra Kalesi kalmıştı. Lazlar Romalılara sıcağı sıcağına Petra’yı da basıp kurtarmayı önerdiler. Fakat Romalı komutanlar buna razı olmadı. Lazlar bu durumdan kuşkulanıp Keizar’a şikayetçi gönderdiler. Dediler ki, ‘Stratejistiniz İranlılara satıldı. Davranışları bunu açıkça gösteriyor’ dediler. Bu şikayet üzerine Keizar Justinyane Egrisi’ye yeni bir stratejist tayin etti. Öte yandan İranlılar da yeni takviye birlikleri alıp ülke sınırlarına sızmaya başladılar. Bu kez İranlılar değişik yol izlediler. Egrisi’nin doğu yönünden değil de kuzey yönünde ki Abhazya’dan cephe oluşturmayı denediler.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.97, Sorun yayınları)