Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Persiya idaresi altında Kartli

“Zamanın bir Roma tarihçisine göre, ‘Kıral Gurgeni’nin ölümünden sonra ülkeye giren İranlılar Gürcü Halkı’na yeni kıral seçme hakkı tanımadı. Buna karşılık Gürcü Halkı da İran otoritesini tanımadığını açıkladı. Gürcüler ve İranlılar birbirine soğuk ve kuşkulu gözlerle bakmaya başladı. “Romalı tarihçinin verdiği bu bilgiler Gürcü Halkı’nın öfkesinin ifadesidir. Ne var ki, Gürcü Halkı başkaldırmak için gücünü toparlayana değin İran boyunduruğunu sineye çekmek zorunda kaldı. Tüm bu olanlara karşın satılmış Kartli Aznaurları kendilerini çok rahat hissediyorlardı. Kartli Kırallığının lağvedilmesinde bu hainlerin rolü ve emeği büyüktü. Eski bir Gürcü tarihçisinin ifadesine göre: ‘Vahtangi’nin soyundan gelen prensler iktidardan uzaklaştırıldıktan sonra Kartli’ye Aznaurlar el koydular. Bunlar İranlılarla anlaşarak Kartli idaresine ortak oldular. İranlılar bu satılmış Aznaurlan çeşitli zengin ödüllerle, yüksek mevki ve rütbelerle ödüllendirdiler. Bazılarına bu mevki ve rütbeler miras yoluyla evlatlarına geçme koşuluyla verildi.’

İranlılar’ın Gürcü Aznaurlara verdikleri rütbeler arasında en yükseği ‘Kartli Mamasahlisi’ (Kartli Bölge Valisi) ile ‘Kartli Pitiahşişi’ idi. Bunlardan başka bazı bölge Eristavlıkları da bulunuyordu. Kartli Katalikosu İranlılarla uyum içinde çalışıyordu.

Kartli Kırallığı idaresi için İranlılar bir İranlı ‘Marzpan’ tayin etti. Marzpan sözü Farsça’da (ülke idarecisi) anlamındadır. Marzpanlar büyük ve geniş yetkilerle donatılmış idarecilerdi. Bunlar Gürcü Halkı’nı yargılayıp cezalandırmak, hatta ölüme göndermek yetkilerine bile sahiplerdi. Marzpanlar Gürcü Eristavlar ve beyler aracılığıyla halktan vergiler topluyorlardı.

Kartli’nin Tbilisi ve Mtsheta gibi büyük kent kalelerine İran orduları yerleştirildi.

İranlılar Gürcü Halkı’na vergilerden başka askerlik yükümlülüğünü de yüklediler. İran vergi, haraç ve angaryalan halkı canından bezdirdi. İntikam duygularını kamçılamaya başladı. Halkın direnişi karşısında İran’ın bu keyfi davranışları pek uzun sürmedi. Ancak Gürcü Halkı doğuda olduğu gibi Batı Gürcüstan’da da ölçüsüz zarar ve zahmetlere katlanmak zorunda bırakıldı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.92, Sorun yayınları)