Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kıral Vahtang Gorgasalı ve Persiyalılar’la savaş

“5. Yüzyılın ikinci yarısında Vahtang Gorgasali Kartli Kralı bulunuyordu. Vahtang Gorgasalı levent yapılı, hürriyetsever, yürekli ve güçlü bir adamdı. İranlılar ona ‘Gorgasali’ (Kurt başlı) adını vermişlerdi. Bunun nedeni Vahtangi’nin savaş sırasında kurt başlı resimli maske kullanmasıydı. Vahtang Gorgasali İranlıları kesin olarak güney Kafkasya’dan çıkarıp kovmayı kararlaştırdı. Tüm enerjisini ve deneyimini bu savaş organizasyonu için ortaya koydu.

Kartli Halkı’na İran baskılarından, angarya ve haraçlarından gına gelmişti. Ermeniler de İran soygunlarından dolayı iyice bunalmışlardı. Bunu göz önünde tutan Vahtang kendi ülkesi Kartli dışında Ermenistan ve diğer komşu ülkelerden de kuvvet toplamayı düşündü.

Zamanın Ermeni tarihçisi Lazare Parpeli’nin verdiği bilgilere göre: ‘Vahtang Gorgasali Makedonyalı Büyük İskender’in yöntemlerini kullanarak bazı küskün insanları barıştırdı. Kendisine tavır almış olan bazı soyluları da bağışlayıp onları yanına çekti. Bu savaşa hep birlikte hazırlandılar.’

Gürcü Halkı bir yandan İranlılardan öte yandan han yanlısı Gürcü Beyleri ve Aznautlardan tedirgindi. Bu bakımdan Vahtang Gürcü Halkı’na ümit bağlamıştı. İran yardımıyla mevkiler ve servetler kazanmış Gürcü Beyleri ve Aznaurları kıral itaatinden çıkıp Gürcü Halkı’nı soyup soğana çeviriyorlardı. Bu bakımdan halk iç ve dış düşmanlardan kurtuluşun tek çaresi olarak görülüyordu. 0 yılların anısına yakılmış bir halk şiiri bunun iyi bir örneğidir.

Vahtangi Mepe ğmerts ukvarda

Tsidan çamoesma reka

Yalbozze pehi şedga

Didma mtebma şekmnesdreka.

Anlamı:

(Kral Vahtangi Allah severdi

Göklerden bir nida geldi

Elbruz’a o ayak bastığında

Koca dağlar önünde eğildi.)

Kandırılmış Gürcü Episkoposlar ve bazı soylular Vahtangi’nin işlerini zorlaştırıyorlardı. Ona karşı ihanet ittifakı kuruyorlardı. Vahtangi’nin İranlılara karşı başkaldırma hazırlığı içinde olduğunu öğrenen Kartli kilisesi Baş Episkoposu Mikael ona ve ordusuna beddua etti. Buna karşın Kral Vahtang bu öfkeli Baş Episkoposun gönlünü almak için çaba harcadı. Bu maksatla makamına kadar gitti. Başpiskopos Mikael’in öfkesi o derece derindi ki, kıralı karşısında görür görmez tekmeler savurmaya başladı. Kıralın ağzına gelen tekmeler onun dişlerini kırdı. Bu olaydan sonra Vahtang Baş Episkoposu makamından azletti. Bu kuruluşu da lağvedip yerine ‘Katalikosluk’ makamı kurdu. Bu makama yeni atama yaptı. Yeni atadığı Katalikos’un Diofizit görüşlü olmasına özen gösterdi. Böylece İran yanlısı Monofizitlere karşı resmen savaş başlatmış oldu.

İranlılann Mazdeizmi kabul ettirdikleri Arşuşa’nın oğlu Varsken bu sırada Kartli Pitiahşisi idi ve İran yanlısı Aznaurların koruyuculuğunu yapıyordu. Varsken, İranlıların gönlünü hoşnut edip kendi konumunu koruyabilmek uğruna Hıristiyanlığa karşı savaş halindeydi. İran’dan Kartli’ye dönen Pitiahşi Varsken, karısı Şuşaniki’yi Mazdeizme zorlamaya başladı. Buna razı olmayan Şuşaniki’yi ağır zülüm ve işkencelerle öldürdü. Bu trajik olay Gürcü yazan Yakob tarafından Tsame ba Şuşanikisa (Şuşaniki’nin Şhadeti) adıyla manzum roman haline getirildi.

Kral Vahtang Şuşaniki’nin ıstırap çektirilerek öldürülmesini bahane edinerek 484 yılında Varsken’i öldürttü. Böylece İranlılar tarafından satın alınmış Gürcü Aznaurların başı ortadan kaldırılmış oldu. Vahtang aynı yıl içinde İranlılara karşı resmen savaş başlattı. Vahtang büyük çabalarla yaban Mamikonyan komutasındaki Ermeni ordusunu da yanına aldı. Önceleri Vahtangi’nin işleri yolunda gidiyordu. Fakat Aznaurlar arasında yeni uşaklar kendini göstermekte gecikmedi. Bu satılmış uşaklar savaşın en kritik noktasında düşman saflarına geçip kendi askerlerini yenilgiye sürüklediler. Gürcü-Ermeni bağlaşık ordularının yenilmesine etken olan diğer husus da Kuzey Kafkasya’dan yardıma gelmesi beklenen Hun ordusunun ortalarda görülmemesiydi. Bu yenilgiden sonra Kral Vahtang geçici olarak Egrisi’ye sığınmak zorunda kaldı.

Vahtang bir süre sonra güçlerini toparlayarak tekrar Kartli’ye döndü. İranlılar üzerine saldırı götürdü. Ancak çarpışmalar sırasında eski kölesi ona gizlice yaklaşarak okunu yüreğine saplamasıyla yaşamına son verildi. Ağır yaralı Vahtang o yıllarda Kalheti kent merkezi olan Ucarma’ya götürüldü. Orada son nefesini verdi. Ölüsü Mtsheta’ya getirilerek Sioni Katedralinde toprağa verildi. Mezarı başına onun levent görünüşlü bir figürü dikildi. Vahtangi’nin kullandığı giysi ve silahlar yüzyıllar boyu Gürcüstan Krallık hazinesinin nadide birer anısı olarak muhafaza edildi. Bugün bu eşyalar Gürcü tarihinin sessiz tanıklarıdır.

Vahtangi’nin öldürülmesinden sonra Kartli Devletinin işleri geri gitti. İranlılar 523 yılında Kartli Halkı’na misyonerler göndererek bundan böyle dini gereklerini Mazdeizme uygun olarak yapmalarını istediler. Gönderdikleri talimatta ‘Bütün Gürcüler bundan böyle Mazdeizmi kabul etsin. Ölülerini toprağa gömmesin’ dediler. Bu talimat emirleri Kartlilileri çileden çıkardı. Halk ayaklandı. Bu sırada Kartli kıralı bulunan Gurgeni Romalılar’dan aldığı askeri yardım sözüne güvenerek İranlıların karşısına cesaretle çıktı. Ne var ki, Roma askeri desteği vaat edilenin çok altında kaldı. Kıral Gurgeni İranlılarla baş edemeyip ev halkı, saray erkanı ve yakınlarıyla beraber Egrisi’ye sığınmak zorunda kaldı, Böylece Kartli’de Gürcü yönetimi sona erip Iran yönetimi kurulmuş oldu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.90, Sorun yayınları)