Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tbilisi Kenti

“Tbiisi kenti Kartli’yi Persiya’ya bağlayan büyük yol üzerindeydi. Bu kente giriş çıkış kapılan dar vadilerden geçtiği için koruması, kontrol altında tutulması kolaydı. Bu kentte oturan Persiyalı Pitiahşi için Mtsheta’da oturan Kartli kralını gözetim altında tutmak kolay olacaktı. Tbilisi kenti çok eski bir yerleşim alanıydı. Elverişli coğrafi konumu onun gelişip büyümesini sağlamıştı. Bu kent üzerinden daha başka önemli yollar da geçiyordu. Kenti ikiye ayıran Kura Irmağı üzerinde birçok köprü vardı. Bunlardan en önemlisi ırmağın en dar ve kayalık yerinden geçen 'Metehi' ya da 'Avlabari' köprüsüydü.

Tbilisi kenti 4 - 5. yüzyıllarda gelişmenin doruğuna çıkmıştı. 6. Yüzyılda ise Mtsheta’yı geride bırakarak ülkenin başkenti oldu. İlk kent merkezi ve başkent mahalli bugünkü kükürtlü hamamların bulunduğu noktadaydı. Tbilisi kenti adını bu sıcak sulardan aldı. Tbili sözcüğü (Sıcak) anlamında Gürcüce bir deyimdir.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.86, Sorun yayınları)