Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Batı Gürcüstan topraklarının Laz Birliği’ne Girişi

“Zan ya da Laz beyleri 4. Yüzyılda iyice güç kazanıp ülke topraklarını genişletmeyi başardı. Apşiller, Abazgiler ve daha birçok küçük topluluk Laz Beyliğinin vasalları haline geldi. 4. yüzyıl sonlarına doğru Laz Beyliği Svan Beyliğini de kendine bağladı. Böylece bir 'Laz Krallığı' ortaya çıkmış oldu. Ancak Gürcüler bu topluma 'Laz' değil, eskiden olduğu gibi 'Egri' ve ülkelerine de 'Egrisi' diyorlardı.

Lazika ya da Egrisi Krallığının sınırları Kafkas sırtlarından Bzipi Irmağı’na, oradan güneydeki Acara’ya değin uzanıyordu. Lazika’nın doğu sınırları ise Şorapani ve Skanda çizgisi üzerinden geçiyordu. Şorapani ve Skanda kentleri Egrisi’nin birer kale kentleriydi. Bu çizginin doğusu Kartli Kırallığı sınırları içine giriyordu.

Egrisi Kırallığının başkenti Romalıların 'Arkeopolis' (Eski şehir) dedikleri 'Tsihe-Goci' kenti idi. Bu kent Tehuri Irmağı boyundaydı. Bu zengin kentin kalıntıları bugün de ayaktadır. Buranın bugünkü adı 'Na kalakevi' (Kent yeri) dir.

Lazika Kırallığı büyük ve zengin bir konuma yükseldi. Artık Romalılar karşısında başını dik tutuyordu. Lazika ve Kartli kırallarının Roma’ya karşı yükümlülükleri sadece Kafkasya kuzeylerinden gelecek olan tehlikelere karşı geçitleri tutmaktı. Lazlar Romalılara yaptıkları bu hizmete karşılık onlarla serbest ticaret yapma hakkına sahip olmuşlardı. Zamanın Romalı tarihçilerine göre: Lazlar Romalılara ne vergi veriyor ne de başka türlü bağlılıkları vardır. Sadece Laz kıralları öldüğünde yerine geçecek yeni Laz kıralına otorite nişanları ve taç Romalılar tarafından giydiriliyordu. Başka bir Romalı tarihçiye göre de: Çevrede yaşayan topluluklar arasında sanmıyorum Lazlar kadar bolluk, bereket, mutluluk içinde yüzen, verimli topraklara sahip, güzel karakterli, aceleci, heyecanlı insanlar bulunsun. Lazlar sandallarla Karadeniz’de yüzüyor, avlanıyor, ticaret yapıyorlar. Bundan çok büyük servetler kazanıyorlar. Onlar ne barbardırlar, ne de yaşamları barbarca (vahşice)dir. Onlar Romalılarla kurdukları dostluk sayesinde yaşamlarına yasal çehre kazandırmışlar. Lazlann diğer toplumlar gibi yabancı ülkelerle ilişkiler geliştirmesi ülkenin gelişip zenginleşmesine büyük katkıları olmuştu. Ancak Romalı yazarların öğündüğü gibi Laz yükselmesi sadece Roma dostluğuyla elde edilmiş başarı değildir."

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.84, Sorun yayınları)