Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İkinci yüzyıl birinci yarısında Kartli ve Kıral Parsman

“2.Yüzyıl içinde Kartli daha güçlü bir görünüm veriyordu. Kartli kıralları bu yıllarda kendilerini daha bağımsız ve rahat hissediyorlardı.

Romalılar yine bu ülkeyi eskisi gibi ‘Bağlaşık, dost’ tutma politikası ile elde tutmaya gayret ediyorlardı. 98-117 yılları arasında Keizar Traiane İberler ve Kolhlarla yeni dostluk anlaşmaları imzaladı. Traiane özellikle Kartli Kıralına karşı daha açık, bir dostluk gösterisinde bulunup ona birçok değerli hediye gönderip gönlünü almaya çalışıyordu. 117- 138 yılları arasında İmparatorluk tahtında kalan Keizar Adriane’de Kartli Kıralına böyle davranıyordu. Romalı tarihçilerin bize verdikleri bilgilere göre: ‘Keizar Adriane’nin İberler’le (Kartli) Albanlar’la derin dostlukları vardı. Kartli ve Albani kıralları Keizar’ın çağrısına uyup huzuruna gelmedikleri için onlara değerli hediyeler gönderip kalplerini kazanmaya çalıştı.’

Keizar Adrian’a Kartli Kralı Parsman 2’ye gönderdiği hediyeler kadarını hiçbir başka dost kırala göndermemişti. Kartli Kralı Parsman 2. Keizar’ın daveti üzerine ailesi ve maiyetiyle beraber Roma’ya gittiğinde Keizar’a birçok değerli hediye götürmüştü. Bu hediyeler arasında altın işlemeli bir pelerin de vardı. Bunlara karşılık Keizar Parsman’a daha değerli hediyeler vermişti. Bunlar arasında filler ve 500 kadar da Romalı savaşçı asker vardı. Keizar Parsman’a yeni topraklar bağışladı. Roma Kapitolium katedralinin içinde kurban kesme izni verdi.

Kurban kesme hak ve yetkisi yabancılara verilebilecek en büyük yetki ve saygı işaretiydi. Kral Parsman 2, oğlu ve diğer şövalyeleri ile ağır zırhlı giysiler içinde, at sırtında Roma meydanlarında savaş oyunları gösterileri yaptı. Bu gösteriler Romalıları büyüledi. Bunun üzerine Keizar’ın emriyle Roma’daki Mars meydanına Gürcü Kıralı Parsman 2’nin at üstünde bir heykeli yapılıp dikildi.

Kartli Kıralı Parsman Keizar Adriane’nin ölümünden sonra yerine geçen yeni imparatorlarla da iyi ilişkiler sürdürüp onların konuğu olarak da birkaç kez Roma’yı ziyaret etti.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.70, Sorun yayınları)