Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Etnik toplumların oluşumu

“Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş arasında binlerce yıl geçti. İnsanlar yavaş yavaş taş yontma, biçme, cilalama işini öğrendi. Çakmak taşına nazaran, işlemesi daha kolay bazalt taşından büyük baltalar yontup kovanını delmeyi ve ağaçtan sap takmayı keşfettiler. Keski ve testere gibi aletleri geliştirmeyi başardılar. Giderek ilkel avlanma silahlarının yerini ok yay almaya başladı. Okların ucuna çakmak taşından, sonraları da kemikten uç takmayı akıl ettiler.

Zamanla silah ve alet yapan ustalar yetişti. Atölyeler ve iş yerleri açıldı.

Taş baltalar, testereler, keskiler, burgular ağaç işleme işinde daha iyi işe yarıyordu. Kap, kacak, kar kızağı, su sandalı ve barınaklar gibi gereksinimler artık ağaçtan yapılmaya başlandı.

Neolitik Çağ’da insanlar ağaç kabuk ve dallarından sepet örmeyi, toprak ve balçıktan kap kacak yapmayı, basit örgü işlerini de öğrendi. Şimdi Paleolitik Çağ’a nazaran insanoğlu doğaya karşı savaşta daha bir güç kazanmıştı. Avlanma işi kolaylaşmış, doğanın acımasızlığı karşısında direnç kazanılmıştı.

Avcılık sayesinde insanoğlu yabanıl hayvanları evcilleştirmeyi de keşfetti. Önce köpek, ardından geyik, keçi, koyun, domuz, inek evcilleştirildi. Önceleri evcilleştirilen bu hayvanların gücünden yararlanılıyordu. Sonra onları sağmayı, süt elde etmeyi de öğrendiler.

Ardından insanlar toprak işlemeyi de öğrendi. Sivri uçlu ağaç sopalarla, ilkel çapalarla toprağı kazıyor, arpa, buğday, darı gibi tahıl türlerini ekiyorlardı.

İmereti’de, Samegrelo’da, Raça-Leçhumi’de, Aphazeti’de, Odişike’deki kazılarda Neolitik Çağ’a ait alet, edevat örnekleri ile bunların yapıldığı atölye kalıntıları bol miktarda elde edilmiştir.

Neolitik Çağ’ın getirdiği yeni olanaklar insanların daha iyi beslenip gelişmesi, çoğalmasına olanak sağladı. Artık aileler kalabalıklaşmış, yavaş yavaş köy birimleri oluşmaya başlamıştı. Köyler çoğaldıkça oymaklar oluşmaya başladı. Giderek bu oymaklar ayrı yarı diller geliştirmeye başladı. Böylece bu çağ insan toplulukları İLKEL TOPLUM DÜZENİ yaşantısına adım atmış oldu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, (İvane Cavahişvili,s. 30-31, Sorun yayınları)