Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ova Gürcüleri’nde toplumsal sınıflar (kastlar)

“Gürcüstan’da ova toplumu arasında dengeler bozulmuş, sosyal eşitsizlikler görülmeye başlamıştı. Özel mülkler konusunda aileler arasında iyiden iyiye derin uçurumlar belirmeye başlamış, varlıklılarla yoksullar, özgür kişilerle köle ve ırgatlar arasında eşitlik kalmamıştı. Strabon’un verdiği bilgilerden ve başka kaynaklardan öğrendiğimize göre o çağlarda Gürcü Toplumu dört sınıfa ayrılırdı: 1.Sınıf: Kıral soyundan gelen ailelerdi. Bunlara ‘Sepe’ adı verilirdi. Diğer soylulara. ‘Sepetsuli” denirdi. Kralın kendisi ‘Mepe’ devletin başıydı.

2.Sınıf: Bunlar Kurumiler’di. Kurumiler din adamlarından oluşuyordu. Görevleri putpercst tapınakların ibadet ve idaresini yürütmekti. Komşu ülkelerle çıkacak problemleri halletmek, diplomasiyi yürütmektir. O çağlarda tapınaklar iyice zengin olmuştu. Kartli’deki tapınaklar geniş mülkler, sayısız servetler biriktirmişlerdi. Mesheti Bölgesinde bulunan ‘Levkotea’ mabedi o derece çok mülk ve servet edinmişti ki, çevredeki ülkeler sırf bu serveti ele geçirmek için buraya saldırılar düzenliyordu.

3.Sınıf: Özgür halk ve köylülerdi. Savaş halinde krallar bu kesimden asker toplar, ordular oluştururdu. Çok eskilerde bu sınıfa Gürcüce’de “Eri” denirdi. Eri sözcüğü zamanla ‘Ulus’ anlamı taşımaya başladı.

4. Sınıf: ‘Mdabio Halhi’ sınıfıydı. Bu sınıf halk özgürlükleri kısıtlanmış, ‘Sepetsuliler’in arazilerini işleyen köylülerdi. Bunların bir adı da ‘Kma’ ya da ‘Glehi’ idi. Yani (Irgat köylüler). Kma Glehileri kullanmak sadece birinci sınıfa giren Kıral ve soyluların (Sepe) hakkıydı. Onun için bunları bir başka adı da (Mesepe Glehi) yani Asillerin kulları.

Bu çağlarda Gürcüstan’da kölelik de epey yaygındı. Fakat köleler hiçbir sınıfa dahil edilmezlerdi. Diğer bir deyimle insandan sayılmazlardı. Kral soylularının, kurumların ve bazı varlıklı kişilerin köleleri vardı.

Kölelerin kullanıldığı iş alanı: Yapı taşları yontmak, çamur yoğurup taşımak, maden ocaklarında çalışmak, kürek çekmek gibi değişik iş alanlarıydı. En çok köleye sahip olanlar, kırallar ve Kurumiler’di. 0 çağların Kartli Krallığı kölelik sistemine dayanan bir idareye sahipti.

Kolheti bölgesindeki idari sistem de bundan farksızdı. Ova bölgelerdeki bu tarz idari sistemine karşı dağlık kesimlerde yukarıda da değinildiği gibi ilkel oymak halk kurultayı biçimindeydi. Ova mıntıkalarda bazı aşağı sınıf köylü gruplar da buna benzer ‘Meclisli beylik’ idari sistemini tatbike çalışıyorlardı. Bu tarz ilkel yönetim sistemini terk ederek yeni ve daha insancıl sistem aramak Gürcü toplumunca gereksiz görülüyordu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.65, Sorun yayınları)