Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İsa’dan önce 1. yüzyıl başlarında Gürcüstan’da endüstriyel durum

“Gürcüstan’ın değişik bölgeleri üretim sahası bakımından birbirinden farklılıklar gösteriyordu. Dağlık kesimlerle ovalık kesimler arasındaki fark ise daha da büyüktü. Ovalık yerlerde halkın gelişimi, kültürel yaşamı, ekonomik durumu dağlık yerlere nazaran daha hızlı yürüyordu. Düzlüklerde ulaşım olanakları daha elverişli, doğa koşulları ılımlıydı. Dağlı Gürcü Halkı Ovalı Gürcü Halkıyla ayak uyduramıyor, durumlarının iyileştirilmesinde zorluklarla karşılaşıyordu.

Ulaşım olanakları: Ova insanları ulaşım aracı olarak karayollarından başka nehir sularını da kullanıyorlardı. Batıda Rioni ve Kvirila nehirleri kayıklarla Şorapani’ye değin ulaşım sağlıyordu. Bu işi doğuda Kura ve Alazani nehirleri görüyorlardı. Gürcüler bu nehirler

üzerinde sayısız köprüler yapmışlardı. Sadece Şorapani’den Pasidi (Poti)ye değin uzanan mesafede 120 köprü inşa edilmişti. Kura nehrinin en geniş yeri olan Mtsheta yakınlarında ve başka nehirler üzerinde sayısız köprü bulunuyordu. Dağlı kesim insanlarının ulaşımı bu denli rahat ve kolay olmuyordu. Svanlar gibi dağlı oymaklar kış aylarında çevreden

tümüyle kopuyorlardı. Yaz aylarında bile ovalara ulaşım onlar için problemliydi.

Köy ekonomisi: En yüksek yerlerde yaşayan insanlar en yoksul insanlar sayılıyordu. Svanlar ve bunlara komşu Gürcü oymakları hayvancılık ve avcılıkla sağlıyorlardı. Daha alçak dağ eteklerinde yaşayan halk da hayvancılığın yanı sıra ekincilik de yapıyordu. Ovaların durumu ise bambaşkaydı. Buralarda baş uğraş tarımcılıktı.

Kolheti Halkı meyvecilik, keten, kendir, arıcılık. Balmumu, reçine, gemi inşaatlarında kullanılan rutubete dayanıklı kereste üretimi ile ün yapmıştı. Kartli’nin durumu da bundan pek farklı değildi. Kartlililer, buğday, arpa, darı gibi zahire türünden ürünlerle bağcılık ve meyvecilik gibi işlerle uğraşıyorlardı. Kartli, eskiden beri şaraplarıyla ünlüydü. Kartli insanları sürüler halinde evcil hayvanlar da besliyorlardı. Ayrıca burada el sanatları pek gelişmiş, birçok insan usta birer sanatkâr olmuştu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.63, Sorun yayınları)