Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Romalılar Gürcüstan’da

“Bu sıralar Kartli tahtında Kral Artagi hüküm sürüyordu. Artagi uzak görüşlülüğünü gösterip Romalılarla barış görüşmeleri denemesine girdi. Öte yandan da gizli savaş hazırlıkları sürdürdü. Romalılar Artagi’nin oyunlarını öğrenip yıldırım hızıyla Kartli’ye girdiler. Bu ani baskınla Gürcülerin Armazi Kalesi’ni ele geçirdiler. Gürcü Kıralı, Kura Irmağı’nın karşı yakasına geçerek köprüleri ateşe verdi. Oradan uzaklaştı. Romalılar çarpışa çarpışa Gürcüleri arkasından kovaladılar.

Gürcü Halkı kolay kolay Romalılara boyun eğmek niyetinde değildi. Artagi bir yandan ölüm kalım savaşı verirken diğer yandan barış görüşmelerini sürdürdü. Ölümden kurtulabilen Gürcü askerleri derin karanlık orman içlerine çekilip ağaç tepelerine tırmandılar ve oradan Romalılar’ın üzerine ok yağdırdılar. Romalılar kendilerini korumak için ormanları ateşe verdi. Romalılara teslime yanaşmayan sayısız Gürcü savaşçı ormanlarla birlikte kül olmayı yeğledi. Roma-Gürcü savaşı Gürcüler büyük kayıplar verdi. Çarpışmalar sona erdiğinde ortada 9000 Gürcü askeri cesedi bulunuyordu. M.Ö. 65 yılında vukubulan bu savaşta yenilen Gürcü Kıralı Artagi kaderine razı olup Pompeus’la barış imzalamak zorunda kaldı.

Artagi, Romalılara çocuklarını ve değerli hediyeler verdi. Bu hediyeler arasında Altın Karyola Altın Taht Altın Masa gibi paha biçilmez eşyalar da vardı.

Pompeus, Gürcü Kıralı Artagi’nin işini bitirdikten sonra Pontus Kıralı Mitridate’yi ele geçirmek için Kolheti’ye doğru yürüdü. Kolh Halkı Mitridate’den çok çektiği için onu yakalamak isteyen Romalılara karşı çıkmadı. Ancak Kolheti’ye giren Pompeus burayı da bir Roma sömürgesi olarak ilan etti. Romalılar Kolheti idaresinin başına kendi adamlarını yerleştirdiler.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.62, Sorun yayınları)