Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Mtsheta’da arkeolojik kazılar

“1937 yılından bu yana Mtsheta’da arkeolojik kazılar yürütülmektedir. Bu kazılar Gürcü Ulusunun birçok değerli hazinelerini gün yüzüne çıkarttı. Elde edilen belge ve bulgular sayesinde M.Ö. Birinci bin yıldan M.S. 8. 9. Yüzyıllara değin 2000 yıllık Gürcü yaşantısını öğrenmiş oldu. M.Ö. Birinci bin yıl başlarındaki pirinç çağında Mtsheta kenti önemli bir merkezmiş. Tarımla uğraşan o çağların Mtsheta Halkı savaşçı bir toplummuş. Mtsheta’nın dış mahallelerinden biri olan ‘Samtavro’da çok eski mezarlar bulundu. O devirlerde ölüler derin çukurlara gömülür mezar duvarları dere taşlarıyla örülürmüş.

Mtsheta Hellenistik çağlarda kent merkezi oldu. Burası kent merkezi olduktan sonra çiftçilikle uğraşan insanları daha uygar ve uysal olmuş. Bu tarihten sonra ölü gömme usulü birkaç kez değişikliğe uğramış. M.Ö. Birinci bin yıl sonlarına doğru ölüler küp içine konulup gömülmeye başlamış. Milat yıllarında ise ölüler burada önceleri kiremit, tuğla örme duyarlı mezarlara, daha sonra da taş ve mermer sandukalı mezarlara gömülmeye başlanmış. Mtsheta o tarihlerde o derece kalabalık bir kent olmuş ki, Samtavro mezarlığı yetersiz kalmış. Bazen mezarlar üst üste iki katlı yapılmaya başlanmış. Bu mezarlarda da çok sayıda silah, kap kacak, kadın süs eşyaları, para gibi şeyler bulunmuştur.

Mtsheta çevresinde, Armazishevi mevkiinde bulunan başka bir eski mezarlıkta anlaşıldığına göre devletin üst düzey bürokratları, prensler, prensesler ve aileleri gömülmüş. Bu mezarlardan çıkarılan antik eşya hır akıllara durgunluk verecek zenginliktedir.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.60, Sorun yayınları)