Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Helenistik Çağ’da Gürcüstan ve komşuları

“Akemenid Krallığı iki yüzyıl yaşadı. M.Ö. 4. Yüzyılda Büyük İskender’in komutasındaki Yunan orduları bu krallığa son verdi.

Fakat Büyük İskender’in uçsuz bucaksız imparatorluğu da uzun ömürlü çıkmadı. M.Ö: 323 yılında Büyük İskender’in ölümü üzerine ülkesi dağıldı. Büyük İskender’in bölgelere idareci tayin ettiği ‘Kral vekili’ komutanlar İskender’in ölümü üzerine kendi bölgelerinde bağımsızlık ilan edip kral olarak tahta oturdular. Asya ülkeleri komutanı ‘Selevkos’ payına düşen bu ülkelerin kralı oldu. Sonraları yerine geçen yeni krallar hanedanına ‘Selevkoslar’ ya da ‘Selevkidler’ adı verildi.

Baktria ve Pontus Kırallıkları: Kısa zaman sonra Selevkos Krallığı parçalanarak küçük krallıklara bölündü. 3. Yüzyıl ortalarında Baktria ve Partia Selevkoslara karşı baş kaldırıp bağımsızlıklarını ilan etti. Baktria Ülkesi Kaspi (Hazar) denizinin karşı kıyılarında bulunuyordu. Partia ise Kaspi’nin güney ve güneybatısına düşüyordu. Partia tahtında ‘Arşakidler’ hanedanından krallar oturuyorlardı. Partia ya da diğer adıyla Arşaklı hanedanlığı M.Ö. 250 yılından M.S. 226 yılına değin 500 yıl hüküm sürdü. Bu hanedan ömrünün sonuna doğru Güney Kafkasya halkları tarihinde önemli roller oynadı.

Ardından Pontuslular da Selevkoslara karşı bağımsızlık ilan ettiler. Pontuslular bu adı “Pontus” denizinden (Karadeniz) alıyorlardı. Bu ülke Karadeniz’in güney kıyılarında, Anadolu topraklarında bulunuyordu. Pontus krallığının büyük kentleri Sinop ve Amisa’dan (Samsun) ibaretti.

Helenizm ve Gürcüstan: Büyük İskender ve komutanlarının kurduğu krallıklar yerel halklar üzerinde büyük etkiler yarattı. Yunan ya da Elen kültürü bu halklar arasında geniş biçimde yayılıp yerleşmeye başladı. Büyük İskender tarafından kurulan eski ve yeni kentler Elen kültürünün merkezleri haline geldi. Bu kültür merkezleri birbiriyle canlı ilişkiler geliştirdiler. M.Ö. 4. Yüzyıldan miladın ilk yıllarına değin süren bu Elen kültür hareketleri dönemine “Helenistik Çağ” ya da “Helenizm” adı verildi.

Hellenizm hareketleri Gürcüstan üzerinde de büyük etki yaptı. Bu dönemde Gürcüstan’ın dış ülkelerle ticaret ilişkileri büyüdü, ticaret yaşamına kültür ve deneyim değiş tokuşu da eklendi. Ülkede Yunan Dili ve’ yazını gelişip büyüdü. Miladın ilk yıllarına ait olduğu anlaşılan ve Mtsheta’da bulunan eski Yunan yazıtları Yunan dilinin Gürcüstan’da ne derece edebi boyutta bilinip kullanıldığını göstermişti. Hellenizm çağı, Gürcü politik yaşamına da büyük yenilikler getirdi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.58, Sorun yayınları)