Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İberia ve Kolheti kırallıklarının kurulması

Yukarıda gördüğümüz bilgi ve belgeler göstermiştir ki M.Ö. 6. yüzyılda Subariler’in kuzey bölgeleri, özellikle bugünkü Gürcüstan Halkı ve onun ulaştığı endüstriyel gelişme o derece ileriye gitmiş ki, artık burada yerel bir devlet organizasyonu oluşturulması için gerekli tüm koşullar tamam olmuştu. Urartu Kırallığı’nın yıkılıp Van kıyısındaki başkentinin yerle bir olmasından Gürcüstan’daki insanların etkilenmemiş olması, idari sisteminin zarar görmemiş olması ve hatta güneydeki idari merkezlerin kuzeye doğru kayması bunun kanıtlarından biridir.

M.Ö. 6. Yüzyıla ait Güney Kafkasya politik durumu ünlü Yunan tarihçisi Herodot tarafından kaleme alınmıştır. Buna göre, Meotidi (Azov) gölünden Kolh ülkesinin Pasidi Nehri’ne değin olan mesafe iyi yürüyüşle 30 günlük yaya yoludur. Kolheti’den Midia artık pek uzak değildir. Bu iki ülke arasında sadece bir etnik halk yaşamaktadır. Bunlar da “Sasperler”dir. Kolhlar Pasidi Nehri’nin döküldüğü “Kuzey Deniz” (Karadeniz) kıyılarında yaşıyorlar. Bunların aşağılarında “Sasperler”, aşağılarında Midialılar, Midialılar’ın aşağılarında, Kızıl Deniz’e kadarki yerlerde de Persiyalılar yaşıyor. Iki deniz arasında işte bu dört etnik topluluk yaşamaktadır.”

Sasperler Kafkas zirvelerinden Tavri (Tahir) Dağı’na, Kolheti’den Azerbaycan’ı İran’dan ayıran dağlara değin uzanan geniş topraklara sahipti. Bu topraklar aşağı yukarı eski Urartu topraklarını kapsayan sınırlardı.

Bu çağlarda Kartli’nin (Doğu Gürcüstan) durumunu Ksni Vadisi’nde bulunan “Ahal gori” kazı sahasından elde edilen yüksek sanat eserleri hazinelerinin göz kamaştırıcılığından tahmin edebiliriz. Bu hazinelerin yüksek sınıf insan topluluğuna ait kalıntılar olduğu kuşkusuzdur.

Eski Yunanlılann “Kolida” dedikleri Batı Gürcüstan’a yerli Gürcü Halkı “Egrisi” adı veriyordu. Kolheti Krallığı’nın kuruluş tarihi kesin olarak saptanabilmiş değildir. Bu krallık hakkındaki bilgilere M.Ö. 6. Yüzyıl Yunan belgelerinde rastlıyoruz.

Eski Kolhida Krallığı Aphazya’dan başlayarak Karadeniz kıyı boylarından uzak güneylere değin uzanan geniş bir ülkeydi. Trapezon ve Kerasunt (Giresun) kentleri güneylerde birer Kolh kentiydi. Pasidi (Poti), Dioskurias (Sohumi) ve Pitiunda (Biçvinta) ise Kolh ülkesinin kuzey kentleri idi. Kolheti Krallığı’nın başkenti Pasidi Nehri kıyısında bulunan “Aia” (Kutaisi) kentiydi. O tarihlerin Pasidi adı, bugünkü “Rioni” Nehri’ni ifade ediyordu. Pasidi Nehri “Kvirila” Çayı kavşağına değin uzanıyordu. Bundan yukarısı artık Kvirila Çayıydı.

Yunan koloni kentleri Kolhlarla yaptıkları alış verişten büyük kazançlar sağlıyorlardı. Giderek büyüyüp zenginleşen Yunan kentleri Pitiunda, Dioskuria, Pasidi ve Trapizoni kentleri mermer yapıları, güzel limanları, su kanalları, içme suyu boruları ve çevre surları ile mamur birer kent görünümü kazandılar. Batı Gürcüstan kentlerinde yürütülen kazı çalışmalarında o çağlara ait birçok yabancı devlet metal paralarına bolca rastlanmıştır.

Ticaret yaşamı Kolhlar için de hayati önem taşıyordu. Kolheti’de iç ticaret giderek o derece gelişti ki, artık yurtdışından getirilen yabancı paralar piyasalara yetmez oldu. Bu noksanlığı giderebilmek için Kolheti kralları M.Ö. 5. Yüzyılda kendilerine özgü özel para bastırmak zorunda kaldılar. Bu Kolh paralarının bir yüzünde öküz başı, öteki yüzünde de Kolh tanrıçasının kabartma resmi bulunuyordu. Bu paralar değişik boyuttaydılar. Bugün Batı Gürcüstan kazılarında Kolh paralarına sıkça rastlanmaktadır. Kolheti’de altın, gümüş, pirinç süs eşyaları, küpeler, yüzükler, broşlar, iğneler, değişik havyan figürlü ev eşyaları ve heykelcikler bolca imal ediliyordu. Pirinç tokalı bel kayışları hayvan figürleriyle süsleniyordu. Renk renk boncuklardan örülmüş gerdanlıklar Kolh insanı tarafından pek sevilen süs eşyalarındandı. Kolhlar ölülerini pişmiş toprak kaplara (Küp), sandukalara koyar öyle gömerlerdi. Ölüler para, silah, kap kacak, süs eşyaları gibi kişisel eşyalarıyla birlikte gömülürdü.

Eski Kolh mezarları incelendiğinde bazı mezarların varlıklı, bazılarının ise yoksul insanlara ait olduğu görülür. Kimi ölüler daha çok altın, gümüş, silah ve para ile gömülmüş, kimileri de az ya da hiç. Bu durum o çağların Kolh Halkı arasında sosyal eşitsizliğin yaygın olduğunu gösterir. Bazen öyle mezarlara rastlanmıştır ki, burada gömülenin kral ya da çok yüksek rütbeli birisi olduğu inancına varıyoruz.

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.54, Sorun yayınları)