Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Eski Yunan kaynaklarında Gürcüstan’a dair bilgiler- haberler

“M.Ö. 7-6.yüzyıllara ait Gürcüstan tarihi arkeolojik buluntulardan çıkarmaya çalışmakla beraber o dönemleri anlatan çeşitli yazılı kaynaklardan da yararlanmaktayız. Eski Yunan kaynaklarında Gürcüler’in yaşama biçimi, kültürel durumu, devlet sınırları, tarihleri, Gürcüstan doğasını anlatan bilgilere rastlıyoruz. Başlangıçta az olan bu bilgiler sonradan bulunan yeni bilgi ve belgelerle zenginleşti.

Yunanlar Batı Gürcü Birliği’ne Kolh adı veriyordu. Doğu Gürcü Birliği’ne ise önceleri Sasper, 4.yüzyıldan sonra İber adı veriyorlardı. Sasper ve İber sözcüklerinin Subar’ı çağrıştırdığı, Gürcü halkının kökünün de Subariler’e dayandığı kuvvetle muhtemeldir.

Yazılı bilgiler : M.Ö. 6-4.yüzyıl Yunan kaynakları Gürcüstan’ı bitkileriyle hayvanlarıyla, mineral hammaddeleriyle zengin bir ülke olarak tanımlamaktadır. Kültür bitkilerinden üzüm bağları, ceviz ve kestaneden söz edilmekte, üzümden şarap çıkarıldığı haber verilmektedir. Gürcüler’in kestaneyi haşlayıp yedikleri gibi onunla ekmek de pişirdikleri anlatılmaktadır. Karadeniz halklarının ve Gürcüler’in iyi cins elma, armut, incir ve nar yetiştirdikleri aynı kaynaklarda anlatılmaktadır. Bazı meyve çeşitlerinin Karadeniz ülkelerinden ve Gürcüstan’dan uzak ülkelere yayıldığı belirtilmektedir. Örneğin, Romalılar’ın Kolheti kentlerinden biri olan Giresun’dan kiraz fidanları alıp Avrupa’ya götürdükleri vurgulanmaktadır. Birçok Avrupa dillerinde kirazın adı Giresun’dan türetilmiştir. Yunan belgelerinde Gürcü tahıl çeşitlerinden buğday (Asli) (Trikum dicoccum) ve arpadan söz edilmektedir. Gürcüstan’da buğday üretimi o derece bol oluyormuş ki, eski ürün henüz tükenmeden üzerine yeni ürün ilave ediliyormuş. M.Ö. 5.yüzyılda bazı sanayi teknikleri geliştirilmiş. Yeni geliştirilen teknikle üretilen Kolh keten bezleri, dokumalar o derece kaliteliymiş ki, gereksinim fazlası ürünler yurtdışına ihraç ediliyormuş. Rioni (Pasidi) keten ipliği de o derece ince ve sağlammış ki, balık ağları için en ideal olarak kabul görürmüş. Yunan yazılı kaynaklarında değişik Gürcü sebzelerinden de söz edilmektedir.

Karadeniz kıyı boyları arı cinsi de çalışkanlığı ile pek ünlüymüş. Bu cinsin petek gözenekleri iri ve sık, balı da beyaz ve kalın olurmuş. Kıyı boyu Gürcüstan’ın bu bal çeşidi sonraki tarihlerde de yurtdışında beğeni kazanmayı sürdürmüştü. Gürcüler bu bal çeşidine Kripuçi adını veriyordu. Gürcüler evcil arıları kovanlarında besledikleri gibi dağlardaki yaban arılarının ürünlerini topluyorlardı. Yunan kaynaklarında inek, koyun, domuz, keçi, at, eşek gibi evcil hayvanların da Gürcüstan’da bolca üretildiği anlatılmaktadır. Büyük Yunan Feylesofu Aristoteles’e göre, “Pasidi’de küçük gövdeli bir inek türü vardır. Bu türün sütü gayet boldur.” Ufak gövdeli ama bol süt veren Gürcüstan inek cinsi günümüze değin korunup yaşatılmıştır. Bugün bu cins inekler özellikle “Hevsureti” bölgesinde yetiştirilmektedir.

Eski Yunanlılar Gürcüstan’ın maden bakımından da çok zengin olduğunu söylerler. Bu ülkede akın, gümüş, bakır ve demirin bol olduğunu anlatırlar. Yunan yazılı kaynaklarının bir yerinde verilen habere göre “Kolheti kırallarından biri eskiden ülkesinde ve özellikle Svaneti’de bolca altın çıkarırmış.” Kolheti’de olduğu gibi lberya’da da bol miktar da “Singuri” madeni çıkarılırmış. Bu kırmızı renkli maden gümüş ve kükürt bileşiminden oluşup boya sanayiinde kullanılırdı.

Eski Yunanlıların bize bıraktıkları yazılı bilgiler arasında: Güneyli Gürcü oymakları “Halibler” ve “Mossinikler”in metalurji üzerindeki ustalıklarından geniş biçimde söz edilmektedir. “Halibi” ülkesi akarsuları dağlardan demir zerrecikleri beraberinde sürükler, getirirmiş. Halibler bu altın toz zerreciklerini elekten geçirir, ateşe dayanaklı taş potalarda eritir, külçe haline getirirlermiş. Halibi cinsi demir beyaz ve pas tutmazmış. Bu demir cinsi gümüşten bile zor ayırt edilebilirmiş. Yunan belgelerinde ayrıca Halibi çeliğinden de söz edilmektedir. Yunanca’da çeliğin adı olan “Halips” Halibi’den türemiştir. Bu “Halibi madeni” anlamına gelir Halibler’in komşuları olan “Tibarenler” de madencilikle ünlüymüşler. Öteki komşuları “Mossinikler” de yüksek kaliteli bakır ve pirinç üretimiyle ünlüymüş. Mossinik bakırı parlak ve beyaza çalar renkteymiş. Mossinikler bakıra kalay değil, bir çeşit toprak katar birlikte eritirmiş. Pirinç madeninin Avrupa ve özellikle Alman dillerindeki adı “Mesing”dir. Bu isim kuşkusuz Mossiklerin adından türetilmiştir. Halibi”, “Mossiniki” ve “Tibareni” topraklarının özellikle dağlık kesimleri bugün de zengin madenleriyle ünlüdür.

Yunanlıları Kafkasya ve Gürcüstan’a çeken işte bu zenginliklerdi. Onlar bu ülkelerden köle de temin ediyorlardı. Buna dair eski Yunan belgesi şunları yazmaktadır: “Pontus’ta başka toplumların yaşaması için gerekli pek çok şey vardır. Pontus çevresindeki ülkeler bize yaşamsal önemi bulunan hayvanlar, güzel kız ve erkek köleler, bal, balmumu ve tuzlanmış konserve balık veriyorlar. Bunlara karşılık bizden zeytin, şarap, buğday gibi gıda maddeleri alıyorlar.”

Bu tür bilgiler dışında eski Yunan yazılı kaynakları Gürcülere ait birçok ilginç söylenceler (efsane) de kaleme almışlardır.

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.49, Sorun yayınları)