Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

M.Ö. 7-6. yüzyıllarda Gürcüstan’a komşu devletler

“Midia ve Persia : M.Ö. 7-6.yüzyıllarda Gürcüstan’a komşu ülkelerde büyük değişiklikler oldu. Eski kırallıklar yıkıldı, yerlerinde yenileri boy gösterdi. Bu sırada birçok halk kitlesi yerinden oynadı. Keşmekeş içinde değişik yörelere dağıldı. Bunların yeni işgal ettikleri toprakların yerlileri ya sürüldü ya da yeni gelenler tarafından özümlendi. Büyük bir kısmı ise kılıçtan geçirildi. Bundan sonra bu sahalarda işgalcilerle yerli halkın karışımından yeni halklar oluştu.

Urartu Kırallığı’na 7.yüzyıl sonlarında Midialılar tarafından son verildi. Sıra Asurlular’a gelmişti. Midialılar bunları da mahvedip ortadan kaldırdı. Böylece Midialılar 7.yüzyıl içinde Önasya’nın lideri ülke durumuna yükseldi. Fakat Midia otoritesi de uzun ömürlü çıkmadı. Kısa süre sonra liderlik tahtına Persiyalılar oturdu. Persiya Kıralı Kiros M.Ö. 550 yılında Mida ülkesini ele geçirdi. Yönünü Akdeniz’e doğru çevirdi. Sonunda Babil Ülkesi’ni de dize getirip kendine bağladı. Böylece muazzam bir Persiya Kırallığı meydana gelmiş oldu. Bu ülke Akamenid ülkesi olarak da adlandırılıyordu. Nedeni, Kiros ve onun yerine geçen hanedan kırallarının Akamenid soyundan gelmeleriydi.

İyonyalı Rumlar : M.Ö. 7-6.yüzyıllarda Küçükasya kıyı boylarındaki Yunan siteleri özel bir önem kazandı. Uzun süre önce Yunan kolonileri ülkelerinden göçüp Ege kıyılarına yerleşmişti. Yunan oymakları arasında en önemlileri İyonyalılardı. Kıyıboyu kentlerinin ve Milet’in kurucuları bunlardı. Milet, Önsaya Rumları’nın ve kentlerinin en önemlilerinden biriydi. Hindistan’dan çıkıp batıya doğru uzanan doğu aleminin en büyük ticaret yolu Milet liman kentinde son buluyordu. Yunanlar Küçükasya topraklarına ayak bastıktan sonra buralardaki eski yerli Hatti-Subari kültürünün etkisi altında kaldı. Ege kıyı kentlerinde özellikle de Milet kentinde Yunan bilimsel ve edebi yazmacılığı ve el sanatları kurulup geliştirildi.

Altıncı yüzyılın sonlarına doğru Küçükasya Rumları da Pers idaresi altında girdi.

Skvitinler (İskitler) ve Sarmatlar : M.Ö. 7-6.yüzyıllarda Kafkasya ve Kuzey Karadeniz bölgelerinde Skvitinler (İskitler) ve Savromatlar (Sarmatlar) ön sıraları tutuyorlardı. Skvitinler yaşadıkları topraklar; tuna ile Don nehirleri arasında uzanıyordu.  Don Nehri’nin doğusunda kalan topraklar ise Savromatlar Ülkesi idi.  Skvitin ve Savromat adları tek etnik grubu ifade eden adlar değildi. Bu ülkelerin nüfusu çeşitli halkların karışımından meydana geliyordu. Gürcüler’e akraba olan Çerkes ve Çeçen halkları ve bazı diğer Kafkasya yerli toplulukları da Skvitin topluluklarından sayılıyordu.

Aynı yüzyıl içinde Skvitinler en güçlü dönemlerini yaşıyordu. Yeryüzünde kendisinin bir emsalinin bulunmadığını iddia eden Pers Kıralı Darius Skvitinleri boyunduruk altına almayı kafasına koydu. Muazzam ordularıyla Skvitin ülkesine saldırdı. Fakat bu saldırı ona ağır bir yenilgi tattırdı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.47, Sorun yayınları)