Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

On altıcı yüzyıl başlarında Kartli

“1505-1525 yılları arasında Kartli tahtına Konstantine oğlu Davit 9 çıktı. Davit ilk iş olarak askeri reformlara girişti. Ülkeyi dört parçaya ayır­dı. Her parçasına ‘Sadroşo’ adını verdi. Sadroşo (Sancak)lardan toplanan askerler kendi sancak adını taşıyorlardı. Sancak askerlerinin başına kendi Sancakbeyi (Tavad)ler komutan tayin edildi.

Ülke birliği sağlanması konusunda da çalışmalar başlatıldı. Ancak elverişsiz koşullar ve dış engeller buna engel oluyordu. Kartli Kralı Davit Kaheti Kralı Giorgi'yi yakalatarak öldürttü. Ülkesine de el koydu. Ancak Kaheti'yi sonuna dek elde tutmayı başaramadı.

Kartli Kralı Davit Kaheti Kralının küçük yaştaki oğlu Levan'ı da elde etmek için epey gayret sarf ettiyse de başarı sağlayamadı. Kaheti Tavadları Prens Levan'ı Davit'in şerrinden koruyup sakladılar. İran Şahı İsmail 1518 yılında büyük bir ordu ile Gürcüstan üzerine yürüdü. Davit bu saldırıyı barışçıl yoldan savuşturmayı denedi. Oğlunu şaha elçi göndererek kendisine bağlılık yemini verdi. Her yıl 300 at yükü ipek göndermeyi de taahhüt etti. Osmanlılarla kanlı savaşlar sürdürmekte olan Şah Gürcü Kralının bu teklifiyle yetindi. Kartli Kralının sıkıntılı durumundan yararlanmak isteyen Kaheti Tavadları ayaklanarak Prens Levan'ı Kaheti Kralı ilan ettiler.

Kartli Kralı Davit bunun üzerine tekrar Kaheti 'ye saldırarak Ülkeyi ele geçirdi. Levan'ı da tam elde etmek üzereyken dış etkenler buna en­gel oldu. Levan ele geçmekten kurtuldu.

Osmanlılar Şah İsmail'i yendi. Ordularını Kartli Kaheti'yi yağmalamak için gönderdiler. Kral Davit soyguncu Osmanlı birliklerini püskürtüp ülke sınırları dışına çıkardı.

Osmanlıları ülkesinden çıkaran Davit tekrar Kaheti üzerine yürüdü. Kral Levan Davit'i Kiziki dolaylarında karşıladı. Çıkan çarpışmalarda zafer Levan'ın oldu. 1520 yılında vuku bulan bu yenilgiden sonra da Davit Kaheti'de hak iddia etmekten vazgeçmedi. Ancak durumu saray erkanına danışma gereği duydu. Saray erkanı Levan'ı Kaheti Kralı ola­rak tanımak, onunla dış düşmanlara karşı askeri dayanışma yapmak ka­rarı aldı. Şah İsmail'in Osmanlılar tarafından yenilgiye uğratılmasından ya­rarlanan Gürcüler ona ödedikleri 'harac'a son verdiler. Doğu Gürcüstan topraklarına girip yerleşen Türkmenlere karşı da baskıya başladılar. Buna öfkelenen Şah İsmail Gürcüstan'a saldırdı. Kartli topraklarındaki Ağcakale'yi ele geçirdi. Davit savaş hazırlıklarına başladı. Meshiler ve Kahet'liler de Davit'e yardıma koştular. Davit bunlardan başka kuzey Kafkasya ve dağlı Gürcüler’den de gönüllüler topladı.

1522 yılında Davit Teleti'ye hücum etti. Burada çıkan çatışmalarla Gürcüler iki İran birliğini imha ettiler. Bu savaşta Davit'in oğlu Laursab büyük kahramanlıklar gösterdi. Ne var ki kalabalık İranlılar karşısında dayanamayarak Kartli'ye dönmek zorunda kaldı. Şah askerleri kaçan Gürcüleri izleyip Tbilisi kentini ele geçirdiler. Sayısız insan öldürüp bir bölümünü İran'a sürdüler. Tbilisi kalesine İran askerleri yer­leşti. Şah ele geçirdiği ganimet ve tutsaklarla İran'ın yolunu tuttu. Şah İsmail 1524 yılında öldü. Taht varisi küçük yaştaki oğlu Tamaz'ın Gürcü topraklarını elde tutması zordu. Gürcüler Tbilisi kalesindeki İran askerlerine saldırıp onları kılıçtan geçirdiler. Sonra Ağcakale'ye yö­neldiler. Burayı da düşmandan temizleyip kalesini temeline kadar yıktılar. Buraya gelip yerleşen Türkmenlerin yaşamını zehir edip oradan kaçırdılar.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.217, Sorun yayınları)