Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Simon Canaşia

“(Doğumu 13.7.1900 Makvaneti Köyü-Bugünkü Maharadzze İlçesi. Ölümü 5.11.1947 Tbilisi.)

Gürcü Sovyet tarihçisi. Babasının adı Nikoloz’du. 1941 yılında Gürcüstan SSC Bilimler Akademisi akademisyeni, 1943’te Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi üyesi. 1946’da bilimsel araştırmalar görevlisi, 1940’da Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyesi, 1918’de Sohumi Pozitif Bilimler Fakültesi’ni, 1922’de Tbilisi Devlet Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede çalışan ünlü bilim adamı, tarihçi İvane Cavahişvili’nin önerisiyle profesörlük eğitimi için ayrıldı.

1924 yılından itibaren bilimsel pedagojik çalışmalarına başladı.  1930’da Tbilisi Devlet Üniversitesi yönetim kurulunca doçentlik payesi verildi. 1935’te aynı bölümün başkanı oldu. Aynı zamanda profesör rütbesine yükseltildi. 1936-41 yılları arasında SSCB Bilimler Akademisi, Gürcüstan Şubesi Dil, Tarih ve Maddesel Kültür Enstitüsü Direktörlüğü’ne getirildi. 1941 yılından itibaren Gürcüstan Bilimler Akademisi İkinci Başkanı ve Dil ve Tarih Bilimi Enstitüsü Direktörlüğüne atandı. Ölünceye değin bu görevde kaldı.

Canaşia özellikle antik ve orta çağlar feodal Gürcü tarihini konu edindi. Gürcü etnogenezisi, sınıfsal ve devlet idarelerinin oluşumu sürecini yeniden ele alıp inceledi, aydınlığa kavuşturdu. Gürcüstan tarihini yeni Marksist metotlarla değerlendirdi. Gürcüstan tarihinde ilk kez İlkel Kabile düzeni periodunun sınırlarını belirledi. Canaşia İlkel Kabile düzeninin bozulup sınıfsal düzene geçişi, İsa’dan önce 6.bin yılların ortaları ile İ.Ö binli yılların ortalarına doğru ilk Gürcü kırallıkları: Batıda Kolheti, doğuda İberya (Kartli)nin oluşması sürecini araştırma konusu edindi. Gürcüstan’da feodal yönetim çağı, İ.Ö. 4.yüzyıl ile İ.S.4.yüzyıllar arasını kapsar. 10.yüzyılda ise erken feodal dönem sona erip daha gelişmiş, genç feodal döneme girilir. Canaşia’ya göre antik çağ Gürcü devletleri Kolheti ile İberya (Kartli) kırallıkları birer köleci idarelerdi. Ancak köle gücünden özellikle yararlananlar dini kurumlarla kentsel kesim insanlarıydı. Kırsal yaşam koşullarında ise, özel özgür oluşumlar göze çarpıyordu. Canaşia, Gürcüstan’da yeni feodal ilişkilerin gelişmesinin kabile (oymak) düzeninin yıkıntıları üzerinde yükseldiğine inanıyordu. Gürcüstan’da Erken Feodalizasyona Doğru (1937), Gürcüstan’da Feodalist Devrimler (1935), En Eski Çağlardan 13.yy. Başlarına Değin Gürcüstan Tarihi (1936) adlı eserlerinde bu inancını dile getiriyordu.

Canaşia, İvane Cavahişvili’den sonra Gürcü Etnografyasını analize etme yolunrda yeni bir etap açtı. Önasya akraba topluluklarının kültürel ve idari merkezlerinin güneylerden kuzeylere doğru aktarılması, Gürcü  topluluklarının otokton yapısı üzerine sağlam ve kesin sonuçlar elde etti. İlk Gürcü devletlerinin kesin sosyal doğasını saptadı. Tubal, Tabali, Tibareni, İberi (1937), Yakındoğu Ülkeleri Tarihi Işığında İlk Gürcü Yayılma Alanına Ait Bilgiler (1940), Gürcü Soykütüğüne Dair Bilgiler, Antik Doğu Gürcü Devletlerinin Kültürel, Politik Merkezleri Sorunları (Cilt 2, 1952) adlı eserleri bu çalışmaların ürünüdür. Canaşia Gürcü ulusunun oluşumu problemlerini detayıyla inceledi. Gürcü ulusunun 19.yy.’ın 60’lı yıllarında uluslaşma sürecine girdiğini iddia edenlerin düşüncelerini kökünden çürüttü. Gerçekçi Marksist kültür metotlarına dayanarak Gürcü toplumunun daha orta çağlarda ulus olma işaretleri taşıyıp yansıttığını ortaya koydu. Canaşia, Gürcüstan’ın Yakındoğu ülkeleri, Bizans ve Arap halifelikleri ile ilişkilerine özel önem verdi. Gürcüstan’da Arap idaresi etabını özenle inceledi. Bizans’la İlişkiler Gürcüstan’da Arap Hakimiyet Yılları (1936) adlı eserleri bu çalışmaların ürünüdür. Batı ve Güneybatı Gürcüstan bölgeleri tarihini özellikle incelemiş, Kolheti, Ergisi, Abhazeti beyliklerine ait periyodik tarihlerini ayrı ayrı kaleme almıştır.  “Abhazeti Tarihi’nin Başlangıç ve Gelişimine Dair” (C.2.1952) Rusça. Porpiragenos’un Verdiği Bilgiler (Tbilisi Devlet Üniversitesi yayınları, C.18, 1941) vb. bunlar arasındadır. Canaşia’nın geç feodalizm dönemi tarihine ait pek önemli saptamaları da yayından çıkmıştı. (Vahuştinin Gürcü Feodalizmine Dair) “17.Yüzyılda Gürcüstan’da Feodalist Terbiye Sistemi ve Kültür” (1952 C.2), bunlardan bazılarıdır. Canaşia “Abhaz Tarihi ve Gürcü Tarihinde Abhazlar’ın Rolü” konusuna özel bir önem veriyordu. “Baş Tanrının Abhaz Dilinde İsimlendirilmesi” (1923-24) “Abhaz Beyliği Tarihinden Kesitler” (1952 C.2) “Giorgi Şirvaşidze, Gürcü ve Kafkas Tarihine Dair Belgeler” (1939, Bölüm 3) vb. bunlar arasındadır.

Canaşia’nın dilbilim üzerine yürüttüğü çalışmalar da pek renkli ve zengindir. O, Gürcü edebi dilinin oluşumu ve gelişimi, Gürcü kültürel ve tarihi terimleri, soy ve coğrafi isimlerinin doğuş ve yayılış tarihlerini, etimolojik yapılanmasını, Dağ Gürcücesi’nin Kafkas dilleriyle tarihi genetik sorunlarını başarıyla işledi. Gürcüstan’da Abhaz-Adıge dillerinin bilimsel düzeyde ele alınıp incelenmesini sağladı. Gürcüce’deki Svan diyaleğinin özellikle de Kabarday diyaleğinin etkilerin saptadı.

Canaşia, Gürcü Tarih kaynaklarının, bu konudaki yabancı kaynakların derlenip toparlanmasına, Gürcüce’ye çevrilip yayımlanmasına, analize gedilmesine önem verdi. Açıklamalarıyla Saba Asureli’nin Yaşam Öyküsü (1925) “De La Porte’nin Gürcüstan Anıları”, “Gürcüstan ve Kafkasya Tarihine Ait Belgeler” (1937, Bölüm 3), “Mose Honeli Kritikleri” (Aynı eser 6.bölüm), “Psevdo Arseni” Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi Gürcüstan Şubesi Yayınları (1940 C.1), Gürcü Tarihçisi M. Canaşvili, D.Karitçaşvili çalışmalarının değerlendirilmesi,

İvane Cavahişvili çalışmalarının incelenmesi üzerine birçok yazılar kaleme aldı. Gürcü kültür tarihi, Tarihsel Coğrafyası üzerine değerli eserler kazandırdı ülkesine.

Canaşia ülkesinde yürütülen arkeolojik kazılarda da başkanlık ediyordu. 1940 yılında Mtsheta bölgesi kazılarından elde edilen yeni materyaller onun tarafından analiz edildi. Yazılı belgelere geçirildi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon  Canaşia,  (İvane  Cavahişvili,s. 25-27,  Sorun yayınları)