Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ağalık-Irgatlık

“Gürcü Halkı iki korkunç düşmana karşı azimle direnç gösterirken ülke birliğinin bozulması savunma savaşlarında gerekli gücü zayıflatı­yordu. Kartli, Kaheti ve İmereti kırallıkları içinde Samtshe-Saatabago, Odişi, Abhazeti, Guria gibi beylikler belirdi. Bunlar bağlı bulundukları krallardan bağımsızlık istiyorlardı. Bunu elde etmek için de silah gücü­ne başvurdular.

15. yüzyıl içinde toplumsal ve üretim geleneklerinde gelişen deği­şimler feodal Gürcü birliğinin parçalanmasına yol açtı. Bu değişimlerin temelini ‘Ağalık’ oluşturuyordu. Ağalık zemini üzerinde gelişen idari sistem ‘SATAVADO’ olarak ortaya çıktı.

Ağalık sistemi özgür toprak sahibi köylüleri ortadan kaldırdı. Kim­sede özel toprak bırakmadı, herkesi ağanın topraklarında çalışır hale getirdi. Irgatlar ağanın izni olmadan işledikleri toprakları bırakıp başka bir ağaya ırgat olamazlardı. Yeni çıkarılan yasalar ağaya kaçan ırgatını bulup geri getirme hakkını 30 yıl boyunca saklı tutmaktaydı. Ağalara hizmet ve angaryalar çok büyümüş, çekilmez hal almıştı. Irgatlar iş ve angarya dışında ağalarına vergi de ödüyorlardı. Vergiler değişik isim­lerle adlandırılıyordu. ‘Devlet vergisi’, ‘İş vergisi’, ‘Kilise vergi­si’ bunlardan bazılarıydı. Bu yüklerin üzerine bir de işgalci düşmanların koyduğu vergiler de ekleniyordu.

Ağalar saraya karşı görev ve yükümlülüklerden giderek soyutlan­maya başladılar. Saray, ağa ırgat ilişkilerine daha az karışır oldu. Kral­lardan ağalara geçen dirlikler ağalar tarafından tümüyle mal edilmek is­tendi. Özgür köylülerden gasp edilen topraklar da ağaların özel mülkü haline geldi. Birleştirilen topraklar üzerine ‘SATAVADO’luklar kurul­du. Krallıklara bağlı bulunan ırgat köylüler artık bu Satavadolukların malı olmuştu. Irgat köylülerin ödediği vergi ve öteki hizmetler doğru­dan doğruya ağa'ya gidiyordu. Adli, idari, ekonomik tasarruflar ağaların elinde toplandı. Giderek tüm Gürcüstan bu tür Satavadoluklar’la kaplandı. Tavadlarla kralların birbiriyle ilgileri sadece dış düşmanlara karşı verilecek savaşlarda birlik olmaktan öteye geçmiyordu. Tavadlar önceden saptanmış askeri güçlerini kralın isteği üzerine hazır bulun­durmakla yükümlüydüler. Bu askeri yükümlülük giderek Tavadları ra­hatsız etmeye başladı. Bu askeri yükümlülüğü ve savunma sahasını kendi dar bölgelerine indirgeme yolları aramaya başladılar. Ülke birliği ve ortak çıkarlar artık onlar için önemli değildi. Çünkü ağalık çıkarları ile devlet çıkarları birbiriyle çakışıyordu.

Bu tehlikeli gelişmelerin temelinde ekonomik problemler yatıyor­du. Sıfırlanmış üretim miktarı ile tek ve güçlü toplum yaratmak olanak­sızdı. Üretim ve tek toplum olmadan da devletin ayağa kaldırılması mümkün değildi. Güçleri elinde toplayan Tavadlar giderek kendilerini kral gibi görmeye başladılar. Yabancı işgalciler Tavadları koruyor, on­ların kral emrinde birleşmemeleri için gayret sarf ediyorlardı.

Ağaların, Tavadların uyuşmazlığı, açgözlülüğü, sorumsuzluğu, zor­balığı halkın yurdunu savunma ve ona gereği gibi sahip çıkma isteğini köreltiyordu. Köylü kesim halk, yabancı düşmanlar kadar baskıcı, sö­mürücü ağa ve Tavadlardan da nefret ediyordu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.216, Sorun yayınları)