Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Gürcüstan’ın Timur’a karşı bağımsızlık savaşı

Timur’un ikinci tecavüzü

“1393 yılında Timur Leng Gürcüstan’a karşı ikinci saldırı gerçekleştirdi. Bu kez itaatsizliğinden dolayı bu ülkeyi cezalandırmak niyetindeydi. Bu sırada Gürcü tahtına Bagrat yerine oğlu Giorgi 7 geçmişti. Timur askerleri Samtshe’ye yayılarak talana başladılar Kale, kent ve köyleri yerle bir ettiler. Gürcü Halkı Timur’un adamlarına karşı canla başla çarpışıyordu, Timur’un ilerlemesi Gürcüleri kanı, canı pahasına mümkün olabiliyordu.

Timur Kura (Kür) ırmağı kaynakları ile Kari (Kars) eyaleti ve çevresini darmadağın ettikten sonra Tbilisi’ye geçti. Fakat burada fazla kalmayıp Güneydoğu Kafkasya yörelerine doğru ilerledi.

Timur’un üçüncü tecavüzü

1394 yılında Timur üçüncü kez Gürcüstan’a karşı saldırıya geçti. Timur’un kuşkusu geçmiş yıllarda olduğu gibi Gürcülerin Toktamış Han’la anlaşarak Kafkaslar’daki Daryal geçidini Timur’a kapatmaları idi. Daryalı kontrol etmek için Timur Aragvi vadisini bastı. Bu vadide Gürcülerle çarpışırken Toktamış Han askerleri Derbent yoluyla güneye sarkmayı başardılar.

Timur ordusu Aragvi vadisinde birçok kale ele geçirdi, fakat esas hedefleri olan Daryal kapılarını elde etmeyi başaramadılar, Timur, Toktamış kuvvetleri hakkında bilgi aldıktan sonra hızla onların üzerine yürüdü.

1395 yılında Timur Ordusu Terek ırmağı kıyısında Toktamış askerlerini korkunç biçimde yenilgiye uğratıp perişan etti. Oradan Toktamış’ın başkenti üzerine yöneldi. Burayı da işgal edip yerle bir etti.

Timur 1398 yılında Hindistan üzerine sefere çıktı.

Devlet işlerinin aktivite kazanması

Timur Hindistan savaşlarıyla meşgulken Kafkasya’da itaat altına alıp vasal ilan ettiği ülkeler bağımsızlık çabalarına girdiler.

Gürcüstan pasif politikadan aktif ve saldırgan politikaya geçmeye karar verdi. Gürcü ordusu Azerbaycan’a saldırdı. Burada bulunan Timur birliklerini yenerek birçok önemli kenti ele geçirdi.

Timur Hindistan’dan dönüp durumu öğrenince korkunç derecede öfkelendi. Buna yeltenen Gürcüleri layık oldukları cezaya çarptırmayı kararlaştırdı.

Timur’un dördüncü tecavüzü

Timur Gürcüstan’ın doğu sınırlarındaki Kabet-Hereti bölgelerinden saldırıya geçti. Bu bölgelerin beyi bu yıllarda ‘Himşia’ idi. Timur ormanlarla kaplı bu bölgeyi temizlemekle

işe başladı. Yol açma çalışmaları sırasında aniden kış bastırdı. Kar yağışı 20 gün aralıksız sürdü. Gürcüler bunu fırsat bildiler. Düşmana karşı çılgınca saldırıya geçtiler. Timur’un İranlı tarihçisine göre, ‘Bu savaşta o kadar çok kan döküldü ki dağlar, taşlar, ovalar lale ve nar çiçekleri gibi renklere boyandı.’ Sonunda Timur orduları ağır bastılar, Gürcüleri püskürtüp topraklara yeniden hakim oldular. Yeniden soygun, talan ve yağma başladı.

Timur ‘un dehşetinin sınırı gözükmüyordu. Askerlerine emretti: Elinizin ulaşabildiği her yeri, bağ, bahçe, bostan, tarla ne görürseniz tarumar edin. Kilise, sur, türbe, bina, anıt, körü hiçbir şey ayakta kalmasın’. Timur’un tarihçisine göre, ‘Timur Gürcüstan’da yıktığı bina ve yapılar kadar Hindistan’da bile yıkmamıştı.’

Timur Gürcüstan’ı kökünden kazımak, halkını son ferdine kadar yok etmek, kültürüne sünger çekmek istiyordu. Timur’un İranlı tarihçisi bu konuda da şunları söylüyordu: ‘Gürcüler şarapsız, meyve-sebzesiz ekmek yiyemez, karın doyuramazlar. Bunlar olmadan yaşamın tadını alamazlar.’ Timur Gürcülerin sadece ağız tadıyla yaşamalarını engellemek değil, onların yaşam damarlarını kesmek, maddesel kültür temellerini kökünden yıkmak istiyordu.

Acımasız Timur’un arzuları gerçekleşmedi. Savaşı kolay kolay kestirmeden bitirmek mümkün olmadı. Bir ay boyunca savaş devam etti. Sayısız insan ölüme yolcu edildi. Ülke harabeye çevrildi. Fakat bu bölgenin beyi Himşia bir türlü elde edilemedi. Timur barış anlaşması imzalatacak kimse bulamadı. Gürcü halkının direncini kıramayan Timur ağır kış koşullarında da büyük kayıplar verdi. Atlara, katırlara yem bulmak da ayrı sorun olmuştu. Sonunda ağaç kabuklan soyup hayvanlarını doyurmak zorunda kaldılar. Açlık ve kıtlık nedeniyle Timur ordusu çok hayvan zayiatı verdiler. Dayanamayıp Gürcüstan’ı terk etmek zorunda kaldılar. Gidip Karabağ’a konakladılar.

Timur’un beşinci tecavüzü

1400 yılında Timurleng Gürcü Kralı Giorgi’ye elçi göndererek kendisine sığınmış olan adamlarından bir Müslüman beyi iade etmesini istedi. Kral Giorgi buna ret cevabı gönderdi. Buna pek öfkelenen Timur beşinci kez Gürcüstan’a saldırdı. Yine askerlerine emir verdi: ‘Sadece insanlar değil, binalar, ekili tarlalar, bağlar, bahçeler, meyve ağaçları ve ne buldularsa baltadan geçirmelerini’ söyledi. Ovalarda savaşmak çok zararlara yol açıyordu. Gürcü komutanlar savaş alanını dağlara doğru kaydırmaya karar verdiler’. Dağlardaki siperlere yerleşen Gürcü askerleri dar geçitlerde düşmanı pusuya düşürüp az güçle çok iş yapmayı planlamışlardı. Mağaralarda, korunaklarda pusuya yatan Gürcüler oralardan düşmana ok yağdırıp büyük zayiat verdirdiler. Aragvi vadisini düşmana mezar ettiler.

Timur Ordusu, mağara ve korunaklardan ölüm yağdıran Gürcüleri etkisiz hale getirmek için çareler düşündü. Sağlam çubuklarla derin sepetler örüp içlerine askerlerini yerleştirdiler ve uzun iplerle sepetleri mağara önlerine sarkıttılar. Oklarının ucuna bağladıkları çaputları gaza bulayıp tutuşturdular ve Gürcülerin saklandıkları inlerin içine fırlattılar. Aragvi vadisinde büyük yangılar çıktı. Gürcüler büyük can kaybına uğradılar. Fakat Timur yine de esas maksadına erişemedi. Vadiyi ele geçirip kralı yakalamayı başaramadı.

Timur Ordusu Aragvi’de ayrılıp Kartli’ye geçti. Kartli’yi balta ile balyoz ile toz dumana kattı. Ayakta hiçbir şey bırakmadı. Fakat yine de hedefine ulaşamadı. İçini rahatlatamadı. Bazı Gürcü beyleri Timur’a gidip aman diledilerse de halk ve Kral Timur’a asla teslim olmadı.

Gürcü Kralı Giorgi Batı Gürcüstan’a geçip Timur’la oradan diyalog kurmayı denedi. Düşman, yıkım ve kıyımları sürdürüp Tao’ya (Erzurum) kadar ilerledi.

1400 yılı sonlarına doğru Timurleng’le Giorgi 7, arasında anlaşmaya varıldı. Bu anlaşmada Gürcü Kralı Timur ‘a haraç vermeyi ve gerektiğinde savaşlarda askeri destek sağlamayı, Müslüman tebaaya iyi muamele etmeyi kabul ediyordu.

Timur’un altıncı saldırısı

1401 yılında Timur saldırıyı yineledi. 200 kadar Gürcü askeri Tortum kalesine üslenmiş ne Timur’a boyun eğiyor ne de çevredeki Müslümanlara rahat veriyorlardı. Timur Tortum kalesine asker gönderdi. Barış yoluyla teslim alamadıkları asi Gürcü askerlerini kılıçtan geçirip öldürdüler.

Bu sırada Gürcüstan’da iç çekişmeler baş gösterdi. Samtshe Beyi İvane Ağbuğasdze ile Giorgi 7’nin kardeşi Prens Konstantine kırala karşı tavır aldılar. Timur’un huzuruna giderek hediyeler verdiler. Kral Giorgi bu koşullarda savaşa devam etmenin akıllıca iş olmayacağını düşünüp Timur’a bağlılığını bildirmeye karar verdi.

Timur Giorgi 7’ye güvenemiyordu. Askerlerine talimat vererek Gürcüstan’daki ekili tarlaları biçtirdi, harmanlattı, ambarlara doldurttu, Böylece Gürcüleri açlığa ve mecalsizliğe mahkum edip savaş yapamaz duruma düşürmek istedi.

Bu durum Gürcü Kralının barışma isteğini yok etti. Bu koşullarda barış sağlamanın mümkün olmadığını anladı. Düşmanın Giorgi’yi elde etme ümidi de hayal olup gitti. Buna öfkelenen Timur 1403 yılında Gürcüler üzerine bir kez daha saldırıya geçti. Kartli topraklarını tekrar tekrar çiğneyip harabeye çevirdi. Buradaki kalelerden işe yarayanlar ele geçirildi. İçine Tatar askerleri yerleştirildi. Timur eskiden yaptığı gibi askerlerine talimat verdi: ‘Nerede bir Gürcü görürseniz kellesini uçuran. Nerede bir Hıristiyan görürseniz ortadan kaldırın’ dedi.

Timur’un İmereti’ye geçmesi

Timur buradan Batı Gürcüstan’a geçti. Vahşi ormanlar arasında yol açıp asker yürütmek onu epey yordu. Öte yandan da Gürcü gerilla saldırılarına göğüs germek zorunda kalıyordu. Timur ordusu Kutaisi’ye değin indi. Her yönden zayıf düşen Gürcüler bu savaşı uzatma gücü bulamadılar. İmereti’de mağaralara sığınan halka Aragvi’deki taktikle yaklaşan Timur askerleri onlara büyük kayıplar verdirdiler. Düşman İmereti’de de elinin ulaşabildiği her yeri, her şeyi toprakla bir etti. Yabancı kaynakların bu konuda verdikleri bilgilere göre, ‘Bu savaşta yerle bir edilen köy sayısı 1700’den fazlaydı. Kilise, manastır, kale, sur ve başka yapılar tümüyle yerle bir edildi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.198, Sorun yayınları)