Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Gürcüstan’da Timur işgalleri

Kral Giorgi 5 Parlak’ın mirasçıları

“1346 yılında ölen Giorgi 5 yerine tahta oğlu Davit 8 oturdu. Davit 8’in krallığı hakkında günümüze pek az bilgi ulaşabildi. 1346-48 yılları arasında Gürcüstan’da bulaşıcı, öldürücü bir mikrobun birçok insanın canına mal olduğu, halkın açlıkla karşı karşıya bulunduğu bilinmektedir.

Bu yıllarda İran İlhanlı Moğolları, Gürcü yurttaşları Ermeni topraklarına tecavüz edip Bicnisi kale kenti yerle bir, halkını da kılıçtan geçirdiği eski Gürcü ve Ermeni kaynaklarında anlatılmaktadır.

1360 yılında Davit 8 öldü. Yerine oğlu Bagrat 5 tahta oturdu. Bagrat 5 sonraki tarihlerde Büyük Bagrat olarak da anılacaktı.

Bagrat 5’in devlet sınırları

Bagrat 5 Birleşik Gürcüstan Kralı idi. Bu yıllarda Gürcüstan’ın batı sınırı Makriali (Kemalpaşa Hopa) vadisi üzerinden geçiriyordu. Gonio, Makriali, Acara, Şavşeti ve Klarceti (Artvin), Mesheti Gürcüstan’ın ayrılmaz topraklarıydı. Ani ve çevresi de Gürcüstan sınırları içindeydi.

Gürcüstan eski yasal beyliklerle ilişkisini kesmiş değildi. Eski Vasallar sıkıntılı anlarda Gürcüstan’a başvurup yardım ve çare arıyorlardı.

Gürcüstan sınırları kuzeyde Kafkas sırtlarının ardına değin iniyordu. Dvaleti ve Oseti Gürcüstan’a bağlı birer vilayetti.

Bagrat’ın kırallığı hakkında bilgi noksanlığı

Bagrat 5’in ilk kırallığına dair bilgiler neredeyse yok denecek kadar azdır. Oysa bu çağlarda Gürcüstan komşu ülkeler arasında büyük bir otoriteye sahipti. Bunun açıklaması şöyle olabilir: Bagrat 5, ününü ‘Büyük’ olarak duyurmuş, yurt dışında da böyle anılmıştı. Herhalde onun bu takma adı gerçek adını gölgede bırakmış olmalıydı. Trabzonlu tarihçiler onun için, ‘En büyük komutan’ sıfatını kullanmışlardı. Çağın Ermeni yazarları ise ondan ‘Muzaffer, güçlü Kral’ diye söz ediyorlardı.

Bagrat 5’in krallık döneminin sonlarına doğru Gürcüstan’ın başına büyük felaketler geldi. Bu felaket yeni düşman Timur’un açtığı gailelerdi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.196, Sorun yayınları)