Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Samtshe’nin durumu

“Eski Gürcü Spasaları (Başkomutanı) Sdrgis Cakeli Samtshe’yi Moğol “Ulusiani” statüsüne soktuktan sonra topraklarını epey genişletmeyi başardı. Sargis’in ülkesi Borcomi’deki Taşiskari’den Erzurum’a değin uzanıyordu. Sargis Cakeli’nin ülkesi doğrudan doğruya kağana bağlı bir “HASINCU” durumundaydı. Öte yandan Sargis eski unvanı “Spasalar”ı da koruyordu. Sargis’in oğlu Beka’da gelecekte babasının mirasçısı olarak “Mandaturtuhutsesi” rütbesini taşıyacaktı. Sargis Cakeli Demetre 2 zamanında yükselmiş “Meçurçletuhutsesi” (Başvezir) rütbesine değin çıkmıştı. Bu gelişmelere bakıldığında Gürcüstan’la Mesheti arasındaki bağların tümüyle kopmuş olduğu gözükmüyordu.

Moğollar’a bağımlılık

Samtshe Spasalarının rütbesi ve makamı İlhanlılar tarafından onaylanmaya başladıktan sonra bu bölgede İlhanlı etkisi daha ağır hissedilmeye başladı. Beka Cakeli İlhanlılara haraç ödüyor, savaşlarda askeri destek sağlıyordu.

Türkler’le savaş

Samtshe’de Beka hakimiyeti yıllarında Anadolu Türklerinin akınları başladı. Türkler zaman zaman akınlar yapıyor Samtshe topraklarını soyup soğana çeviriyorlardı. Beka Cakeli ordusunu topladı, çevredeki beyliklerden de yardım istedi.

Beka, savaş düzenindeki askerlerine şunları söyledi: ‘Ey kahraman askerlerim, subaylarım, kardeşlerim. Büyük Gürcü Kralı Davit Ağmaşenebeli Türk ordularını dize getirip ülke sınırlarından dışarıya atmıştı. O çağlardan bu yana onlar topraklarımızda görünmez olmuşlardı. Şimdi tekrar ortaya çıktılar. Tao’yu (Erzurum) harabeye çevirdiler. Daha kötü işler yapmaya hazırlanıyorlar. Bunun nedeni, Gürcü Krallığı’nın Moğollar tarafından yıpratılıp zayıf düşürülmesidir. Gürcü devlet büyükleri ayrı ayrı yönlere çekiyor, Türklere karşı birlik olup savaşmaktan kaçıyorlar’ dedi.

Beka’nın bu sözlerinden anlaşıldığına göre; çağın yüksek devlet adamları ülkenin bölük pörçüklüğünün yarattığı tehlikeyi iyi anlayıp ülkenin birliğe kavuşturulmasının kaçınılmazlığını iyi görüyorlardı.

Beka 12.000 savaşçı askerine karşın kendisinden kat kat üstün Türk güçlerini püskürtüp ülkesinden koymayı başardığı gibi Türklerden birçok esir ve ganimet almayı da başarıyordu.

Selçuklu Türklerinin Güneybatı Gürcüstan topraklarına yakın bölgelerde iyice yerleşip güçlenmeye başlamaları Gürcülerin gelecek yıllardaki kaderiyle yakından ilgili olacaktı.

Trabzon ilişkileri

Gürcüstan’ın zayıf düşmesi Bizanslılar’ın Trabzon’u tümüyle yutma iştahlarını kabarttı. Bizanslılar asılsız birtakım haberler uydurup yayıyorlardı. Bunlardan biri; güya 1297 yılında ölen Trabzon Keizar’ı Yohann tahta çıkacak küçük yaştaki oğlu Aleksi için Bizanslılar’dan vasi tayin edilmesini vasiyet etmişti. Bizanslılar birtakım planları sahneye koymaya hazırlanıyorlardı. Ancak Gürcü sempatizanları bu planların gerçekleşmesini önledi. Yeni Trabzon Keizar’ı Aleksi 2, yönünü Gürcüstan’a çevirip Beka Cakeli’nin prenses kızıyla evlendi.

Buna öfkelenen Bizans sarayı Gürcü etkisini kırmak için çabalarını yoğunlaştırdı. Ancak hiçbir başarı sağlayamadı. Aleksi 2’nin ölümün den sonra Bizanslılar Trabzon’da bir devrim gerçekleştirerek Gürcü taraftarı yüksek memurları kılıçtan geçirdiler. Bunlar arasında Duka Leki Çantçidze ile Başkomutan Caba da vardı.

İçişleri ve Adalet

Beka Cakeli Samtshc’de asayişi düzene sokup yasa hakimiyetini sağladı. Adalet işlerine önem verdi. Hukukçular toplantısı tertip edip Kanunnameler hazırlattı. Bu kitaplar Gürcü tarihinin pek önemli belgelerini oluşturur.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.189, Sorun yayınları)