Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kazan Kağan ve Demetre’nin çocukları

Kazan Kağan’ın kişiliği ve yaptıkları

“Kazan Kağan İlhanlı Devleti’nde gelmiş geçmiş Moğol kağanları içinde en güçlüsüydü. Müslümanlığı kabul etmiş, Hıristiyanlığı sıkıştırıp güdüm altına almıştı. Kazan Kağan ülkede yasa hakimiyetini güçlendirip soygunları, keyfi hareketleri, vergi toplama işini düzenli hale sokmak için çaba harcıyordu. Ülkede toprak vergilerinin çok yüksek olması, icarcılığın alıp yürümesi tarımcılığı elverişli uğraş olmaktan çıkarmıştı. Köylüler topraklarını bırakıp kaçıyorlardı.

Kazan Kağan köylülerin topraklarına bağlı kalıp üretimi artırmaları için bazı özendirici tedbirler düşündü. Bu çabalar ülkede yaşam koşullarını bir dereceye değin düzeltme yoluna soktu. Fakat kurtuluş için bu önlemler yeterli görünmüyordu. Köy halkını toprağına bağlayabilmek için yasalar çıkarıldı. Halkın mülklerini terk edip başka yerlere gitmesi ağır cezalara bağlandı. Böylece Moğol feodal yönetimi halk için çekilmez hal aldı. Halkın toprağına sıkı sıkıya bağlanıp tarımcılık yapması yasal bir zorunluluk halini, almıştı.

Kazan Kağan’la Davit arasında savaş

1297 yılında Kazan Kağan Gürcü Kralı Davit 7’yi makamına çağırdı. Kağan’ın intikam peşinde olduğunu tahmin eden kral emre uymayıp dağlara çekildi. Jinvani civarında siperler kazdırıp askerlerini yerleştirdi. Öte yandan küçük kardeşi Vahtangi Altınordu Devleti’ne göndererek, İran’a saldırmak istedikleri taktirde onlara Gürcüstan üzerinden yol verebileceğini bildirdi.

Kuzeyli kağan bu öneriye pek sevindi. İran İlhanlı Kağanı bunu öğrenip derin düşüncelere kapıldı. Gürcü Kralına haber göndererek “benim düşmanlarımla dostluğunu bozacağına, bana sadık kalacağına yemin edersen seninle yeni dostluk ve barış anlaşması yaparız” dedi. Davit 7, bu öneriyi kabul eder görünüp ona istediği rehineleri gönderdi. Ancak yine de yanına gitmekten kaçındı.

İlhanlılar Gürcüstan’a karşı zor kullanmaya karar verdiler. Askeri operasyonlarla onları yola getirmekten başka çare olmadığını düşündüler. Başlayan kanlı boğuşmalar Kartli ‘yi harabeye çevirdi. Gürcü insanlarını perişan etti.

Giorgi 5’in Doğu Gürcüstan tahtına çıkması

Kazan Kağan bunca çabalara karşın Davit  7’yi yola getiremediğini, Davit’in hâlâ Altınordu kağanlarıyla anlaşma yolları aramayı sürdürdüğünü görünce çileden çıkarak 1299 yılında Davit’in küçük kardeşi Giorgi’yi asi ağabeyinin yerine kral tayin etti. Giorgi henüz küçüktü ve Samtshe Beyi Beka Cakeli’nin koruyuculuğu altında bulunuyordu. İlhanlılar Prens

Giorgi’yi Tbilisi’ye getirdiler. Tahta oturtup Tbilisi Kralı unvanı verdiler. Kartli, Mtiuleti, Doğu Gürcüstan dağlık kesimleri Giorgi’nin devleti sınırları içine giriyordu.

Davit 7, İlhanlı kağanlarıyla başa baş, dişe diş mücadelesini sürdürüyordu. Moğolları epey zararlara uğratıyordu. Kağan Davit’i elde edip intikam almayı bir türlü başaramıyordu. Ancak Gürcü topraklarını aralıksız saldırılarla harabeye çevirmeyi sürdürüyordu.

Doğu Gürcüstan’da karışıklıklar ve Vahtang 3’ün tahta çıkması

1301 yılı yazında Kazan Kağan’ın orduları Kartli sınırlarına gelip dayandı. Davit 3 çekindiği için hâlâ Kağan’ın emir ve direktiflerini yerine getirmiyordu. Doğu Gürcüstan devlet büyükleri kağana bağlılıklarını bildirdiler. Bu itaat Kral Davit 3’ün bilgisi ve rızası altında gerçekleşmişti. Bu durum ülke bütünlüğünü bozacak gelişmeydi.

Kendisi itaate yanaşmayıp emrindekilerin itaatine engel olmayan Davit’in bu hoşgörüsü İlhanlı saldırılarının durdurulması için yeterli olmadı. Ülke giderek dağılıp harabeye döndü. Davit’in sinirleri bozuldu. Ksni Eristavı’na karşı saldırıya geçti. Ardından küçük kardeşi Vahtangi’ye taktı. Davit’ten korkan Vahtangi durumu kağana şikayet etmek üzere İran’a yollandı.

Kazan Kağan Vahtangi’nin gelişine pek sevindi. Hemen onun dertlerini dinleyip, onu Doğu Giircüstan tahtına Kral tayin etti. Vahtang’la birlikte Doğu Gürcüstan tahtında üç kral birden görev yapıyordu.

Kral Davit 7, yine dağlara çekildi. Yeni siperler kazdırıp askerlerini yerleştirdi. Saldırıya geçen Moğollar bu siperleri aşmayı başaramadılar. Doğu Gürcüstan’da beş yıl boyunca kanlı ve yıkıcı savaşlar sürüp gitti. Savaş alanlarında yaşam işaretine dair bir şey kalmadı. Moğol garnizonları çevresinde ekme-biçme işi tümüyle silinip gitti. Topraklar çoraklaşmış halk yeniden açlığa mahkum olmuştu. Açlık ve yokluk halkın bir bölümünün kırılmasına, bir bölümünün de Samtshe bölgesine sığınmasına neden oldu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.188, Sorun yayınları)