Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

On üçüncü yüzyıl sonlarında Gürcüstan’ın durumu

“Davit Narin’in ölümünden sonra İmereti tahtına çocuklarının en büyüğü Konstantin çıktı. Ancak buna küçük kardeşi Mikel karşı çıkarak ayaklandı. Mikel ilk hamlede Raç’a ve Aragvi eyaletlerini ele geçirdi. Sarayda haset, düşmanlık ve intikam hakim oldu.

1293 yılında İlhanlı Kağanı Keğatu Demetre’nin oğlu Prens Davit’i Doğu Gürcüstan’a kıral tayin etti. Davit’i İran’dan uğurlarken Kutlu Buğa’yı da yanına kattı.

Yeni kral Davit 6, Gürcüstan’da pek olumsuz durumlarla karşılaştı. Samtshe hâlâ uyuşmaz durumdaydı. Feodali Beka Cakeli yeni kralı tanımaya yanaşmıyordu. Kartli’de Osetyalı göçmenler güç kazanmış, Gori kalesini ele geçirmişlerdi. Oslar ülkeyi yağma ve talanlarla çöle çevirmişlerdi. Kartli Eristavi Bega Surameli Oslara karşı etkin mücadele veriyordu. Ancak Moğollar Osları kayırdıkları için onları engellemek güç oluyordu. Os soygun ve çapulculukları 13. yüzyıl başlarına değin sürüp gitti.

Bu sırada İran’da büyük karışıklıklar baş gösterdi. 1295 yılında İlhanlı makamlarına göz koyan kişiler iki kağanı öldürmüştü. İlhanlı tahtı bu kanlı çekişmeler sonunda Kazan Kağan’ın elinde kaldı.

Kazan Kağan dikkatini Gürcüstan’a çevirdi. Kazan karşıtı bir Noyan Gürcüstan’da, Samtshe bölgesinde gizleniyordu. Kazan Kağan’ın isteği üzerine Kral Davit 7 ile yardımcısı  Beka, gizlenen Noyan’ı isteksizce yakalayıp Kağan’a göndermek zorunda kaldılar. Kazan Kağan Davit’in gönülsüz davranıp işi savsaklattığı için onu ağır şekilde cezalandırmayı

Kararlaştırdı. Davit’i İran’a çağırdı. Davit 7 Kağan’ın bu çağrısına uymadı. Bu durum yaraya tuz biber ekti. Kazan Kağan çileden çıktı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.187, Sorun yayınları)