Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İlhanlı ülkesi iç çekişmeler ve Kıral Demetre’nin ölümle cezalandırılması

“Kuzeyli Altınordu Moğolları ile güneyli İran İlhanlı Moğolları arasında sürüp giden boğuşmalar İran’da anlaşmazlıklar ve intikam duygularını alevlendirdi. Art arda kağanlara karşı ayaklanmalar ortaya çıkıyordu. Bu dönemde eceliyle ölen İlhanlı kağanı pek seyrekti.

İlhanlı sarayında başlayan iktidar kavgaları Gürcü Kralı Demetre 2’yi iki suyun arasında bıraktı. Demetre çekişmecilerin birine yamanmak zorundaydı.

Ahmet ve Argun Kağan arasında savaş

Müslümanlığı kabul edip Ahmet adını alan Abağa Kağan’ın kardeşine karşı Noyanlar ayaklandılar. Ahmet yerine Abağa Kağan’ın oğlu Argun’u tahta çıkardılar. Ahmet bunu kabul etmedi. Askerlerini topladı. Gürcü kralı Demetre 1’e de haber göndererek askerleriyle birlikte yanına çağırdı. 1284 yılında Ahmet Kağan Gürcü askerlerinin de yardımı ile Argun’u püskürttü. Ancak Ahmet’in zafer sevinci uzun sürmedi. Noyanlar iddialarında ısrar ettiler ve Argun’u tekrar tahta çıkardılar. Argun Demetre’ye tehdit dolu mektup göndererek Ahmet’e yardım etmemesini, aksi taktirde sonunun kötü olacağını bildirdi. Demetre 2 Argun’un tehditlerinden çekinip isteğine uydu. Ahmet’e askeri desteğini kesti.

Demetre 2 Argun iktidarı yıllarında olumlu koşullar elde edip bundan yararlandı. Argun’un danışmanı Buğa, Gürcü Kralı Demetre ile pek sıcak dostluk kurmuş, onu her yönden destekliyordu.

Argun’a karşı ayaklanma

Fakat durum kısa süre sonra değişti. 1288 yılında Argun’a karşı ayaklanma hazırlığı ortaya çıkarıldı. Ayaklanmacıların başının Başvezir Buğa olduğu ortaya atıldı. Buğa

ölümle cezalandırıldı. Ardından Buğa’nın çocukları ve yakınları tümüyle ortadan kaldırıldı.

Gürcü kralının Buğa ile özel dostluğu biliniyordu. Argun Demetre’yi acele İran’a çağırdı. Demetre’nin İran’a çağrılması ülkede endişe yarattı. Gitmeli mi, gitmemeli miydi? Bu tehlikeli durumu görüşmek üzere Demetre saray erkanını toplantıya çağırdı.

Demetre’nin ölümle cezalandırılması

Demetre 2 Kağanın çağrısına uymak gerektiğini söylüyordu. Aksi taktirde ülkesi

tehlikeyle karşı karşıya kalabilirdi. Saray erkanı ve Kilise yönetimi Kağan’a gitmemesini ve başının çaresine bakmasını öneriyorlardı. Geçmişte birçok Gürcü kralı Kağan’ın emrini dinlemediği halde kellelerini kurtarma yollarını bulmuşlardı. Demetre bu tavsiyeleri kabul etmedi.

Aile fertlerini değişik yerlere gizleyerek İran’a doğru yola çıktı. Yolda Kağan’ın adamlarıyla karşılaştı. Adamlar kralın üzerinde nesi var nesi yoksa aldılar. Kendisini de tutuklayıp Kağan’a götürdü. Kağan Demetre’yi mutlaka öldürmek niyetinde değildi. Çağın tarihçilerine göre Demetre’nin ölümünü hazırlayan Sadun Mankaberdeli’nin oğlu Kutlu Buğa oldu.

 

Kutlu Buğa babası Sadun’un ölümünden sonra Atabeglik unvanı ve mevkiini istemiş, kral bu unvanı Buğa’ya değil Tarsaiç Orbeli’ye vermişti. Bundan dolayı Kutlu Buğa Demetre 2’ye düşman kesilmişti. Kutlu Buğa Argun Kağan’a gidip; İmereti’de bulunan Davit Narin oğlu Vahtangi’nin getirilip Kartli tahtına kral yapılmasını, böylece Gürcüstan’ın her iki bölgesinin Argun kontrolüne geçeceğini tavsiye etmişti. Argun Kağan bu öneriyi benimsemiş, Demetre 2 için ölüm fermanı yazılmıştı.

Demetre’yi öldürmeden önce Moğollar onun gizli hazinelerinin yerini ve miktarını söyletip öğrendiler. Aldıkları bilgi üzerine tüm varlıklarını ele geçirip 1289 yılı 12 Mart günü kellesini kopardılar. Bu olaydan dolayı Gürcü halkı Demetre için ‘Demetre Tavdadebuli’ (Fedakâr Demetre) adını uygun gördüler. Arkasından ağıtlar yaktılar.

Demetre Tavdadebuli’nin yaşam öyküsü büyük Gürcü ozan İlia Çavçavadze tarafından destanlaştırılarak manzum öykü biçiminde kaleme alınmıştır.

Demetre’nin hizmetleri

Çağın Gürcü tarihçilerine göre, Demetre harabeye dönmüş ülkesini onarmak için, kılıçtan geçirilen insanların yerine başka yörelerden insanlar getirtip yerleştirmek, ülkeyi yeniden şenlendirmek niyetindeydi. Demetre bayındırlık işlerine hız vermiş, İsni Kral sarayı yanında Metehi kilisesini inşa ettirmişti. Bu yapı 13. Yüzyıl Gürcüstanı’nın mimarlık sahasındaki gelişmişliğinin bir örneğidir. Metehi Kilisesi Moğolların yarattığı sıkıntılar arasında olanak yaratılıp inşa edilmiş bir eserdir. Bu kilisenin kapı ve duvarlarına işlenen oyma ve kabartma resim ve yazıların, düşmanların her şeye karşın Gürcü iş ve sanat gücünü tümüyle yok edemediklerinin kanıtıdır.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.184, Sorun yayınları)