Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Doğu Gürcüstan’da Demetre 2’nin tahta çıkması ve Sadun Mankaberdeli

“1270 yılında Kral Davit 6 Ulu öldüğünde oğlu Prens Demetre henüz 11-12 yaşlarında çocuktu. İlhanlı Kağanı Demetre 2’yi tahta çıkarıp taç giydirdi.

Ülke sınırları

Gürcüstan sınırları bu yıllarda doğuda “Tetri Tskali” (Şamahi) eyaleti, Güneyde Ani ile Kari (Kars) ve çevresini kapsıyordu. Ahlat ve Malazgirt artık Gürcü vasallığından sıyrılmışlardı. Samthe Bölgesi de Demetre ülkesine bağlı olmaktan çıkmıştı. İmereti (Batı Gürcüstan) Demetre 2 ülkesi sınırları dışında kalmıştı. Gürcüstan gerçek anlamda Doğu-Batı olarak ikiye ayrılmış olmamakla beraber politik çatlaklıklar nedeniyle ülke bütünlüğü bozulmuştu.

Sadun Mankaberdeli’nin yükselmesi

Demetre 2’nin yaşı henüz küçüktü. Ülkeyi yönetecek güce sahip değildi. Ona bir vekil (danışman) tayin etmek gerekti. İlhanlı Kağanı ona Sadun Mankaberdeli tayin etti. Demetre, 1272 yılında kağanla görüştükten sonra, danışmanı Sadun Mankaberdeli’yi atabeg unvanı ile ödüllendirdi. Gürcü kökenli olmayan bu unvan anlaşıldığına göre kağan tarafından önerilmişti.

Gürcüce, Moğolca, Ermenice, Farsça bilen Sadun Mankaberdeli çağın aranan adamıydı. Mankaberdeli Moğollara karşı sempati beslemekle onların dilini ve adetlerini bilmekle güven kazanmış, yükselmişti.

Sadun Mankaberdeli Avag Aıabeg’in kızı Hvaşag’ın seymenlerdendi. Hvaşag, kağanın başveziriyle evlendirildikten sonra Sadun rütbe kazanmaya başladı. İran’da Doğu Gürcüstan meseleleri görüşülürken Sadun, kağan tarafının baş danışmanlığını yürütmüştü. Şimdi küçük yaştaki Gürcü Kralı Demetre’ye danışman tayin edilmesi onu ülkenin baş Adamlarından biri haline getirdi.

Sadun’un çabaları sadece politik başarı sağlamak, rütbe ve mevki kazanmaktan ibaret değildi. Servet edinip zengin olmak da ilgi alanına giriyordu. 1278 yılında Demetre 2’yi kandırarak Telavi, Belakani ve daha birçok kent ve köyleri koparıp sahiplendi. Moğollar Gürcü kralından ödenmesi imkansız, birikmiş vergi borçlarını istediklerinde Sadun,

borçlarını kapatma karşılığında Demetre’den Dmanisi ve mülhakatını vermesini talep etti. Çaresiz Demetre Sadun’a Dmanisi kenti ile mülhakatını ve kale kent Kari’yi (Kars) vermek zorunda kaldı. Sadun Kars kentine gelip yerleşti. Kısa süre içinde masallardaki gibi inanılmaz servetler edinip büyüdü.

Sadun Mankaberdeli Moğol’un yanında Moğol, Gürcü’nün yanında Gürcü, Ermeni’nin yanında da Ermeni oluyordu. Fakat o her şeyden önce Moğol ahlak ve adetlerine uygun yaşam seçmişti.

Sadun maharetli çalışmaları sayesinde birçok kişinin sevgi ve sempatisini kazanmıştı. Buna karşılık Gürcü ve Ermeni beyler arasında birçok düşman da edinmişti. Onun aniden yükselip zengin olması soylular arasında kıskançlık ve öfke yaratmıştı. Sadun Mankaberdeli karşısında savaşmak kolay değildi. Moğolları arkasına almış olması ona korkunç güç kazandırmıştı.

Sadun 1281 yılında öldüğünde Kral Demetre Atabeglik unvanını, onun oğlu Kutlu Buğa’ya vermeyip Torsaiç Orbeli’ye bağışladı. Kutlu Buğa ise Amirspasalar (Başkomutan) rütbesiyle yetinmek zorunda bırakıldı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.182, Sorun yayınları)