Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ulu Davit’in Moğollar’la anlaşması

“1264 yılında Kral Davit Ulu ile Samtshe Başkomutanı Sargis Cakeli Hulagü Kağan’la görüşmek üzere Moğolistan’a hareket ettiler. Hülagü Kağan onları huzura alıp sorguya çekti. Komutan Sargis Cakeli Moğolca bilmediği için ifadeyi Gürcüce anlattı. Sadun Mankaberdeli de bunu Moğolcaya çevirdi. Davit Ulu ise yeteri kadar Moğolca konuşabiliyordu. Sadun Mankaberdeli Atabeg Avag’ın “Kma”lığından gelme, akıllı, enerjik ve kurnaz bir aşağı tabaka insanıydı. Davit Ulu bu adamı “Kma”lıktan çıkartıp yukarı sınıflara yükseltmişti. Sadun Moğol kağanlarının sevgi ve güvenini kazanmayı başardı. Sadun konuşkan, tercüme kabiliyeti olan bir adamdı. Sargis Cakeli’nin anlattıklarını düzgün bir biçimde çevirip Kağan’a anlattı.

Komutan Sargis Cakeli ayaklanmanın nedenini şöyle anlatıyordu:

‘Bu ayaklanma Moğol memurlarının ve vergi tahsildarlarının soygunlarından, keyfi davranışlarından ve kaba muamelelerinden kaynaklandı. Onların baskısı karşısında Gürcü halkını koruyacak hiçbir merci yoktu. Yüksek memurlar yerel kağanların gözlerini rüşvetle kapattılar Bu koşullarda ayaklanmaktan başka çaremiz yoktu. Dikkatinizi ülkemiz problemlerine çekebilmek için bu işe giriştik’ dedi. Kağan’ın önünde bu isyan davası görülürken bir ulak geldi. Getirdiği habere göre; Altınordu ya da Kuzey Ulusu devleti askerleri Berka Kağan komutasında İran İlhanlıları ülkesine saldırmak üzere Derbend’e doğru ilerliyorlardı.’ Hülagü Kağan’ın canı sıkıldı. Böyle durumlarda Gürcü krallarını karşısına almak istemezdi. Gürcüleri yargılama işini yarıda bıraktı. Davit Ulu’yu Gürcüstan’a gönderip asker toplamasını ve güçleriyle birlikte düşman önüne çıkmasını emretti.

1264 yılında İran İlhanlıları ile Gürcülerden oluşan büyük bir ordu Kuzeyli Moğol komutanı Berka’ya karşı harekete geçti. İlk çarpışmalarda Berka kuvvetleri püskürtüldü. Bu zaferden cesaret alan İran İlhanlı komutanı Hulagü’nün oğlu Ahağa askerleriyle, kaçan Berka’nın arkasına düştü. Berka ordusu Kafkas sırtlan ötesini aşmıştı. Yol boyunca yağmalara dalan Abağa askerlerinin bu dalgınlığını öğrenen Berka 1265 yılında ani bir dönüşle Abağa’yı perişan etti. Abağa ordusu geri atıldı.

Hülagü Kağan Şirvan’da ‘Tetri Tskali’ civarında derin istihkamlar açtırıp içine sınır muhafızları yerleştirdi. Bu istihkamlara Moğol dilinde “Siba” adı veriliyordu. Siba’lar kuzeyden saldıracak düşmanları burada engelleyecekti. Her yıl sonbahardan yaz başlarına değin Gürcü askerleri de bu istihkamlarda nöbet bekleyecekti.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.178, Sorun yayınları)