Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Batı Gürcüstan’da Davit Ulu ile Davit Narin dayanışması

“Gürcü tahtına iki kralın birden çıkarılması ne kadar alışılmışın dışındaysa iki kralın Batı Gürcüstan’da aynı zamanda sığınmacı duruma düşmesi de o kadar düşündürücüydü. Soylular yeniden kimin daha yasal kral olduğu konusunu gündeme getirdiler. Soyluların bir bölümü Davit Ulu’yu, bir bölümü de Davit Narin’i savunuyordu. Bu münakaşaların yeniden ortaya atılması Davit Ulu yandaşlarının başının altından çıkıyordu. Davit Ulu’yu savunanlar arasında Raç’a Eristavt Eristavi Kahaber Kahaberisdze de bulunuyordu. Kahaher Davit Ulu’nun karısı Gvanisa’nın akrabasıydı. Kvahulisdzeler ve Paracanianiler de Davit Ulu tarafını tutuyorlardı. İmereti’nin en etkin sülalesi olan Bedian Cuanşerisdze ise Davin Narin’i tutuyordu. Bedian Cuanşerisdze’nin baskısı Davit Ulu’nun planlarını suya düşürdü.

Bu sıralarda Doğu Gürcüstan’dan pek kötü haberler alınıyordu. Moğollar Doğu Gürcüstan’a Şadin adında bir Ermeni’yi ön plana çıkarıp yüksek bir göreve getirmişlerdi. Onlar Şadin’i Gürcü sarayına sokup kral vekili tayin etmeyi bile tasarlıyorlardı. Böyle bir olay Doğu Gürcüstan Krallığı’nın tümüyle ortadan kaldırılması anlamına gelirdi. Davit Ulu bunu duyar duymaz kara düşüncelere garkoldu. Moğollarla barışıp ülkeye iyi kötü sahip çıkmaktan başka çıkar yol olmadığına karar verdi. Moğollara elçiler gönderip anlaşma yollarını öğrenmek istedi. Moğollar’dan olumlu yanıt alması üzerine Davit Ulu önce Başkent Tbilisi’ye, sonrada Hulagü Kağan’a gitti.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.177, Sorun yayınları)