Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Moğollara karşı başkaldırma

Davit 5 Narin ayaklanması

“Çekilmez Moğol yükü 1259 yılında ayaklanmaya neden oldu. Bu ayaklanmanın başı Davit 5 Narin’di. Davit 6 Ulu bu ayaklanmadan uzak durdu.

Hulagü Kağan ayaklanmayı haber alır almaz Gürcüler üzerine Argun Noyan komutasında kalabalık bir ordu gönderdi. İki taraf arasında bir ölüm kalım savaşı başladı. Moğolların çabaları isyancıların hakkından gelemedi.

Bu kez Kağan özel eğitilmiş birlikler gönderdi. Öte yandan Davit Ulu’ya emir göndererek; Mısır’a karşı girişilecek savaş için acele askeriyle birlikte gelmesini emretti.

Davit Ulu ayaklanması

Davit 6 Ulu acele genel kurmayını toplantıya çağırdı. Mısır savaşına katılıp katılmama konusunu görüştüler. Genelkurmay bu savaşa katılmayı hâlâ tavsiye etmedi. Moğollar bu durumu ayaklanma olarak algıladılar. Gürcülere karşı harekete geçtiler. Çarpışmalar başladı. Ancak yüksek askeri şura isyan hareketine karşı çıktı. Davit Ulu Moğollarla birlikte Mısır’a karşı savaşa girmemekte direndi.

Davit 5 Narin isyan çarpışmalarının uzatılmasında Gürcüler açısından yarar olmayacağına karar verip ordularını dağıttı. Kendisi de Likht-Imereti ‘ye gitti. Oradaki kaleleri pekiştirip önlemler aldı. Argun Kağan Davit Narinin arkasından Likht-İmereti’ye kadar gitmeyi göze

alamadı. 1260 yılında Davit Ulu Moğollara karşı saldırılarını yoğunlaştırdı. Ancak isyan karşıtları Davit Ulu’yu yavaş yavaş terk edip onu yalnızlığa ittiler. Davit’in tek ümidi Samtshe bölgesi komutanı Sargis Cakeli’nin elinde bulunan 8000 kadar askerdi.

Argun Noyan Davit Ulu’nun başkaldırdığını duyar duymaz elinde tuttuğu küçük yaştaki kızı ve oğlunu Moğolistan’a, Kağan’a gönderdi.

Davit Ulu ile komutan Sargis Cakeli büyük bir hataya düştüler. Az sayıdaki askerlerini Samtshe dar vadilerindeki koruganlardan çıkararak Ahaldaba düzlüklerinde kendilerinden kat kat kalabalık düşman güçleriyle savaşa tutuştular. Gürcüler bu çarpışmalarda dayanamayıp kaçtılar. Moğollar dikkatli davranıp kaçan Gürcülerin arkasından gitmediler. Bu savaş iki taraf için de pek büyük zarar ve can kaybına neden oldu.

1261 yılı Mayısında Hulagü Kağan Davit UIu’yu ele geçirmek için Argun Kağanı Samtshe’ye gönderdi. Davit’in ve Samtshe komutanı Sargis Cakeli’nin çevresindekiler teker teker kaçıp onları yalnız bıraktılar. Öte yandan soylu Gürcü Aznaurları da Moğolların safına geçtiler.

Aznaurlar düşmanı Samtshe girişinde merasimle karşıladılar. Moğollar 20 gün boyunca memleketi altüst ettiler. Fakat Davit Ulu ile Sargis Cakeli’nin karargahı bulunan “Tsihis Cvari” kalesini ele geçirmeyi başaramadılar. Aynı yılın haziranında Argun Kağan ülkesine geri dönmek zorunda kaldı.

Çok öfkelenen Kağan hırsını Ulu Davit’in kızını öldürmekle giderdi. Moğol yanlısı Gürcü general Şanşisdze’de, Sargis Cakeli’nin kızı olan eşi aracılığıyla isyancılarla gizlice haberleştiği kuşkusuyla öldürüldü. Moğollar bunlardan başka vergi toplamakta gönülsüz davranan doğudaki Haçeni Bölgesi Beyi Hasan Celali de acımadan öldürdüler. Hasan Celal Gürcü vasalı bir Müslüman Beydi.

Bu ağır koşullar altında Samtshe’nin Moğollara karşı direnmesi olanaksızdı. Davit Ulu ile Sargis Cakeli savaşa son vermekten başka çıkar yol göremediler. Davit Ulu Batı Gürcüstan’a (İmereti) geçti. Orada barınan hatası Rusudan oğlu Davit 5 Narin onu sevgiyle kucakladı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.176, Sorun yayınları)