Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İlhanlı yönetimi altında Gürcüstan’ın durumu

“Gürcüstan 1256 yılına değin kuzeydeki “Ulus” ya da “Altınordu” devletinin vasalı olarak yaşadı. Bu tarihten sonra ülke İran İlhanlıları Kağanlığı egemenliğine girdi. İran İlhanlılan Kağan’ı Hulagü öldükten sonra tahtı mirasçılarının eline geçti.

Gürcüstan önce Celaleddin Harizmşah, ardından Moğolların saldırıları ve yağmaları sonucu büyük zararlara uğramıştı. Moğol idaresinin ağır vergi ve angaryaları, memurların keyfi davranışları halkı son derece sıkıntılara düşürmüştü.

Hulagü Kağan halka yeni vergi yüklemekte tereddüt etmedi. Bu verginin adı “Tağar”dı. Tağar vergisi kişi yaşamının para ile satın alınması gibi bir anlam taşıyordu. Ağır bir vergi türüydü.

Moğol vergi yükünün tümü Gürcü bürokratlar tarafından çalışan köylü kesime fatura ediliyordu. Bu yüzden halkın ekonomik gücü korkunç durumda küçüldü. Yaşamak çekilesi olmaktan çıkmıştı. Halkın sırtından geçinmeye alışık Gürcü beylerinin de eskisi gibi hâlâ halktan ilgi ve hizmet beklemesi yaraya tuz biber ekiyordu. Bu beylerin ayrıca koyduğu vergi yükü de halkın soluğunu kesiyordu. Öte yandan Moğol idaresi döneminde gelirleri epey azalan kiliselerin de yitirdiklerini halktan çıkarmaya çalışması kambur üstüne kambur oluşturuyordu.

Moğollar Gürcü sarayına giren her türlü mal, eşya ve yiyeceklere de vergi uygulamaya başladılar. Bunun adına da “Gümrük Vergisi” deniyordu. Kral yok zor duruma düşmüştü.

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.175, Sorun yayınları)