Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Gürcüstan’da Moğol idaresi

Moğollar

“Moğollar iki büyük kola ayrılıyorlardı. Bunlar Moğollar ve Tatarlar’dı. Başka ülkelerde olduğu gibi Gürcüler de Moğollara “Tatar” adı veriyorlardı. Moğollar ırk ve dil bakımından Türkler’in akrabalarıydı. Moğolların anayurdu Orta Asya’daki “Ordu” ülkesiydi. Moğollar gezginci bir topluluktu. Yeni geçim sahaları bulmak için sürekli bir yerden ötekine gider gelirlerdi. Ormanlık bölgelerde yaşayan Moğollar avcılık ve balıkçılık da yaparlardı. Düzlüklerde yaşayanlar ise sadece hayvancılıkla uğraşırlardı. Yaz aylarında yaylalara çıkar, kış olunca ovalara inerlerdi. Toprak işleriyle uğraşmaz, ekme-biçme

bilmezlerdi. Onların hayvancılığı özellikle at sürülerine dayalıydı. Moğollarda at pek değerli sayılırdı. Atlar etleri ve binek için, kısraklar ise et, süt ve binek için kullanılıyordu. Moğollar için hayvancılık, avcılık ve balıkçılık yeterli gelir sağlamıyordu. Üçüncü bir uğraş bulmalıydılar. Buldukları bu üçüncü uğraş onları zengin etmişti. Bu uğraş; Soygunculuk, hırsızlık, talan, yağma, insan kaçırma işiydi.

Moğollarda modern devlet sistemi yoktu. Her oymak kendi aşiret beyleri yönetiminde yaşardı. 13. yüzyıl başlarında aşiret beylerinin gücü azaldı. Yaşamlarında yavaş yavaş feodal düzeni andıran yönetim tarzı gelişmeye başladı. 12. yüzyıl sonlarında Moğol oymak beyleri arasında “Timuçin” adlı biri sivrilip güç kazandı. Timuçin, karşıtlarını birer birer ortadan kaldırarak Moğol aşiretlerini bir çatı altında topladı. 1206 yılında toplanan Moğol halk kurultayı Timuçin’i ülkenin Kağanı ilan ettiler. Timuçin adını değiştirerek “Cengiz Han” unvanı aldı.

Cengiz Han kısa süre sonra çevredeki komşu ülkelere karşı saldırılar başlattı. Bu saldırılar sonunda ülkesine geniş topraklar kazandırıp büyüttü.

Cengiz Han ülkesinde ıslahatlar yapmaya başladı. Askere yeni düzen verdi. Ülkeyi “Onluk”, “Yüzlük”, “Binlik”, “Onbinlik” tümenlere ayırdı. Türnenlerin büyüklükleri çıkaracağı asker sayısına göre hesaplanıyordu. Örneğin “Onluk” adı verilen birim savaş sırasında on asker çıkarmakla yükümlüydü.

Cengiz Han ülkesini dört oğlu arasında bölüştürdü. En büyük oğlu “Cuci”ye ülkenin kuzey batı kısmı düşmüştü. Kafkas dağlarının kuzey kesimi ile Hazar Denizi’nin kuzey kıyılarında bir “Altın Ordu” devleti oluşturuldu. Bu devletin diğer bir adı da “Cuci Ulusu”ydu. Ruslar bu ülke sınırları içine giriyordu. Cengiz Han soyunun ikinci kolu İran’a yerleşti. Bu kola da “İran İlhanlıları” adı verildi. Bunların bir diğer adı da “Hülağululaı”dı. 13. yüzyıl ikinci yanlarında Cuci’lerle Hülağulular arasında uzun ve kanlı boğuşmalar başladı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.169, Sorun yayınları)