Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Doğu Gürcüstan’ın Moğollar tarafından işgali

Davit’in kırallığa getirilmesi

“1230 yılında Batı Gürcüstan’da bulunan Rusudan 5 yaşındaki oğlu Davit’i kral naipliğine tayin etti. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılar nedeniyle Doğu Gürcüstan saray erkanı bu merasime katılamadı. Celaleddin’in Gürcüstan’dan kaçıp kaybolması ülkenin önceleri olduğu gibi tek krallık halinde birleşmesi olanağı sağladı. Ancak ülke henüz kendini toparlayıp yasa hakimiyeti kuramamıştı ki sınırlarda aniden Moğol askerleri göründü.

Arran’ın Moğollar tarafından işgali

Moğol birliklerinin büyük bölümü Gürcüstan’ın doğu sınırlarından saldırıya geçti. İlk hamlede Berda kentini ele geçirip Gence sınırlarına dayandılar. Bu iki kent de Gürcü Vasalıydı. Moğollar Gencelilere ültimatom vererek karşı koymadan teslim olmalarını istediler. Gence halkı bu ültimatomdan o derece gazaba geldi ki, ültimatomu getiren elçileri oracıkta linç etti. Moğollar buna yanıt olarak 1235 yılında Gence’yi işgal edip yerle bir ettiler.

Moğol Ordusu Gence’den Şamkori’ye doğru hareket etti. Şamkori doğruya Gürcüstan sınırları içine giriyordu. Buranın valisi en büyük Gürcü feodallerinden biri olan Varam Gageli idi. Varam Gageli Şamkor’u korumak için hiçbir çaba göstermediği gibi harekete geçen oğluna da engel olmayı tercih etti.

Buna karşın Şamkori Halkı eli kolu bağlı durmadı, düşmana karşı durmaktan çekinmedi. Ne var ki başlarında yönetici bulunmayınca Moğollar tarafından yok edildiler. Moğollar Şamkori’yi yağmaladıktan sonra ateşe verip küle çevirdiler.

Gardabani, Aaşağı Kartli ve Tblisi’nin Moğollar’ın eline geçmesi

Moğollar Gardabani kapılarına dayandılar. Gardabanilerin başında yönetici yoktu. Onlar Şamkorililerin, Gencehlerin başlarına gelen felaketleri iyi bildikleri için karşı koymadan düşmana teslim oldular.

Gürcü Ordusu Harezmliler önünde olduğu gibi burada da kendine gelemedi. Askerler disiplinsizlik ve karmaşa içindeydi. Çevrede bulunan Gürcü Vasalı Beylikler başlarının çaresini düşünmeye başladılar. Gürcü kralı ve çevresi kurtuluşu yine batı Gürcüstan’a sığınmakta aradı. Tbilisi kalesinin korunması ise yine kale komutanına havale edildi. Gürcü ordusunun merkez güçleri ve komuta kadrosu ortalarda görünmüyordu.

Ordusunun tavsiyesiyle Kraliçe Rusudan kale komutanına haber göndererek, “Moğollar Dmanisi sınırlarına dayandıkları zaman kaleyi boşaltıp düşmandan sakının” dedi. Moğollar savaşı pek dikkatle yürütüyorlardı. Daha önceleri doğu sınırlarından yaklaşan düşman bu kez güneyden saldırarak Lore kalesini kuşattı. Ardından Dmanisi’yi de ele geçirdiler. Düşman Dmanisi’de dirençle karşılaşmadı, Bu vilayeti korumakla yükümlü Mandaturtuhutsesi (Manda işleri) bakanı kendi can derdine düşüp Acara bölgesine kaçmayı yeğledi.

Düşman Dmanisi’den sonra Samşvilde’ye dayandı. Burada da hiç bir dirençle karşılaşmadan kente ve kalesine ayak bastı. Artık Tbilisi yolu açılmıştı. Tbilisi kale komutanı Muhasdze hükümetin emrine uygun olarak kaleyi ve kenti boşaltıp oradan uzaklaştı.

Ermeni kentlerinin işgali

Gürcüler bir türlü savunma arzu ve becerileri gösteremediler. Ülkenin yüksek rütbeli görevlileri uzaklara kaçıp kurtulma konusunda birbiriyle adete yarış ediyorlardı. Gürcü Başkomutanı Avag Mhargrdzeli de yanı telaş içindeydi. Mhargrdzeli Ermenistan’daki Kaeni kalesine kapanıp saklandı. Böylece olaylar Celaleddin karşısında olduğu gibi panike dönüştü. Moğollar için iyi bir işgal ortamı hazırlanmış oldu.

Moğollar önce Kaeni kalesini kuşattılar, ardından Ani kentine dayandılar. Düşman Ani halkına ve yöneticilerine karşı koymadan teslim olmalarını emrettiler. Fakat Ani halkı Gencelilerin ve Şamkorluların yaptığı gibi miskince teslim olmayı kabul etmedi. Moğol elçilerini kılıçtan geçirdiler. Öfkeden çileden çıkan Moğollar Ani’yj işgal edip bu cinayetten dolayı halkı kılıçtan geçirdiler. Ortalığı kana boğdular.

Sıra Gürcü Başkomutanı Avag Mhargrdzeli’ye gelmişti. Kaeni kalesinde gizlenen Avag kraliçeye ve hükümete danışmadan Moğol komutanına elçi göndererek, “Rütbe ve mevkiinin korunması, ülkesine karşı girişilen işgal hareketlerinin durdurulması koşulu ile teslim olacağını bildirdi. Moğollar bu koşulu memnuniyetle kabul ettiler. Ancak bildiklerini yapmaktan da geri kalmadılar. Ülkenin tüm önemli kalelerine kendi askerlerini yerleştirip hakim oldular.

Gürcü başkomutanı Avag Mhargrdzeli’nin başvurduğu bu çareye akrabası Mandaturtuhutsesi (Manda, Sömürge İşleri Bakanı) Şanse Mhargrdzeli ve Varam Gageli de taklit ettiler. Sözde, Moğollarla barış sağladılar.

Doğu Gürcüstan’daki bazı feodallerin Moğollar’la anlaşması

Böyle özel anlaşma modası çıkınca Heret-Kaheti, Kartli ve Cavaheti Eristavteristavları (Beylerbey)da Moğollara başvurup böyle koşullarda anlaşma yolları aradılar. Bu beylerbeyleri arasında sadece İvane Kvarkvare Cakel Tsihisdcvareli ise düşmanla bu tür anlaşma ile teslim olmaya yanaşmadı. Düşmanlar tüm öfkelerini bu Eristavdan çıkarmak için ülkesi Samtshe bölgesini çiğnemeye başladı. Bu küçücük vilayetin sayısız düşman askerlerini dizginlemeye gücü yetmedi. Eristavi Cakeli Kraliçe Rusudan’a başvurarak Moğollarla anlaşma izni istedi. Rusudan istenen izni verdi. Böylece Doğu Gürcüstan tümüyle düşman eline geçti.

Kıraliçe Rusudan’ın Romalılar’dan sonuçsuz kalan istekleri

Rusudan Moğollarla anlaşma yoluna yanaşmıyordu. 0 henüz tüm ümitlerini yitirmiş değildi. Düşmana yanıt verme olanağı doğar ümidiyle Avrupa ülkelerinden yardım istemeye karar verdi. Bir zamanlar Roma Papasından Laşa Giorgi’ye gelen Müslümanlara karşı yardım teklifi aklına geldi. Şimdi aynı tehlike ile Gürcüstan karşı karşıyaydı. Batı ülkeleri kendisine yardım etmeliydi.

Rusudan Roma Papası 9. Grigol’a bir mektup göndererek acele askeri yardım istedi. Ancak Papa bu mektubu pek geç alabildi, 1240 yılında Rusudan’a gönderdiği yanıtta Papa, Batı Avrupa ülkelerinin Gürcüstan’a askeri yardımda bulunmasına olanak yoktur” diyordu.

Böylece Rusudan’ın son ümidi de hayal oldu. Gürcü hükümeti Moğollarla görüşmelere başlamaktan başka çare olmadığını kabul etmek zorunda kaldı.

Rusudan’ın Moğollar’la anlaşması

Rusudan barış görüşmeleri için yerel Moğol komutanlarına güvenemedi. Moğol hükümdarı Batu Kağan’la görüşmeye karar verdi. Mtsignobartuhutsesi’yi Kağanın ülkesine gönderdi. Gürcü elçisi Moğolistan’dan döndükten sonra Kraliçe Rusudan ve oğlu Davit 1242-1243 yılında Doğu Gürcüstan’a dönebildiler.

Moğollarla Gürcüler arasında şu anlaşma imzalanmıştı:

1. Gürcüler Moğol Kağanın yüksek otoritesini tanır.

2. Moğollar tarafından kuvvetle elde edilen Doğu Gürcüstan’da Gürcü Kralı yanısıra Moğol idareciler ve askerler de söz sahibidir.

3. Henüz zaptedilmemiş Batı Gürcüstan bağımsız krallığını korur.

4. Gürcü hükümeti Moğollara yıllık 50.000 Perpera vergi ödemeyi kabul eder.

5. Moğollar Kralıçe Rusudan’ın oğlu Daviı’i Doğu Gürcüstan kralı olarak tanır.

Bu anlaşma sonunda Doğu Gürcüstan ‘a dönen Rusudan ve oğlu Da vit ıahıa hakim oldular. Ancak Davit’i krallığını onaylatmak üzere önce Batu Kağan’a, sonra da “Ordu”da oturan en büyük Moğol hükümdarı Mengü Kağan’a gönderdiler. Batu Kağan Davit’i Mengü Kağan’a gön derdiği sırada Doğu Gürcüstan tahtında hak iddia eden Laşa Giorgi’ni oğlu Davit’in varlığından haberdar değildi.

Moğolistan’a giden oğlundan uzun zaman haber alamayan Rusudan hastalandı. 1245 yılında yaşama gözlerini kapadı. Gürcüstan artık kralsız, sahipsiz, yüzüstü bir memleket durumuna düştü.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.165, Sorun yayınları)