Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

On ikinci yüzyıl içinde Gürcüstan’ın ekonomik durumu

“Tarımcılık: 12. Yüzyıl Gürcüstanı tarım üretimi, feodal yönetim olanaklarının elverdiği ölçüde yüksek düzeylerdeydi. Tahıl üretimi, bağ, bahçe, şarapçılık ve hayvancılık epey gelişmişti. Köylü nüfusun artış göstermesi, üretim sahalarının genişlemesi nedeniyle Kraliçe Tamar’ın emriyle ülkede iki büyük sulama kanalı inşa edilmişti. Alazani Kanalı 119 kilometre uzunluğundaydı. Bu kanal yılda 53.000 hektar toprak sulayabiliyordu. İkincisi Samgori kanalıydı. Bu kanal 20 kilometre uzunluğundaydı. Bu yıllarda devlet içme suyu işi üzerinde de önemle duruyordu. 1202 yılında kral vekili (Mtsignobartukhutsesi ba kanlığı) Anon, Şio Mğvime çölünde bulunan Shaltbi’ye 7 kilometre uzaklıktan içme suyu ulaştırdı. Bu su boruları Şio Mgvime manastırına 24 saat içinde 243.000 litre pınar suyu akıtıyordu. Bu kanal ve su boruları o çağların Gürcü hidro teknik başarılarının yüksek örnekleridir.

El sanatları ve alış veriş

Bu yıllar Gürcüstanı’nda el sanatları çok büyük gelişme gösterdi. Orta çağlarda Gürcüstan’da el sanatlarının her branşı ortaya çıkıp kendini göstermişti.

El sanatlarının ve tarımcılığın gelişmesi ve çok renkli hal alması bu büyük ülkenin değişik kesimlerinde yaşayan insanlarla yabancı insanlar için çekici bir hal aldı. Ticaret yaşamının gelişmesi yol ve köprü problemlerini ön plana çıkardı. Gürcüstan’da yol ve köprü problemlerinin halledilip ulaşımın kolaylaştırılması ihtiyacı daha Davit Ağmaşenebeli yıllarında gündeme gelmişti. Davit Ağmaşenebeli’nin 12. yüzyılda inşa ettirdiği Baslati Köprüsü Abhazeti’de bugün bile insanlara hizmet vermektedir.

Kıraliçe Tamar Gürcüstan’ın tahıl ambarı ve geniş mer’aları olan Mesheti’yi Tbilisi kentine bağlamak için Trialeti üzerinden kestirim bir yol inşa ettirmişti. Bu yol üzerinde kervansaraylar da inşa ettirip tüccar ve yolcuların güvenle konaklamalarını, yeme, içme, dinlenme ve hayvanlarını barındırma olanakları sağlamıştı.

0 dönem Gürcü tüccarları güneyde Mısır, kuzeyde Rusya gibi uzak ülkelerle alış-veriş yapıyorlardı. Mısırdan, İskenderiye’den yüksek kaliteli / yün ithal ediliyor, Gürcüstan’dan pamuk, yün, ipek, kumaş, halı, deri, kürk, altın yaldızlı simlerle örülmüş elbiselik bezler, gümüş, gümüş suyu, at, katır gibi mallar ihraç ediliyordu. Gürcüstan limanlarından deve ve gemilerle neft ve gaz gibi doğal enerji kaynakları da ihraç ediliyordu.

El sanatlarının ve ticaret yaşamının canlanması kent ve köylerin büyüyüp kalabalıklaşmasına olanak sağladı. Bazı eski kentler onarılıp güzelleştirildi, yeni kent ve köyler kuruldu. 0 çağlarda bir Feodalin bölgesinde yaklaşık 15 kadar kent bulunuyordu. Bu da Gürcülerin o çağlarda şehircilik yönünden ne derece ileri olduklarının göstergesidir. Tbilisi, Kutaisi, Dmanisi, Ani, Samşvilde, Poti, Tshumi (Sohumi), Manglisi, Ahalkalaki, Ahaltsikhe, Gori ve daha birçok kentler o dönem şehircilik aşamalarının birer örneğidir.

Gürcü devlet finansmanları

Çağına göre Gürcüstan zengin bir ülkeydi. Gürcüstan, vasalları dışında yılda 3.750.000 altın lira karşılığı gelire sahipti. Aynı yıllarda Anadolu topraklarının yıllık geliri 2.475.000, Irak’ın 2.250.000, İran’ın 2.153.000, İngiliz Krallığı’nın 1300 yılında 4.000.000 altın Frank Fransa’nın 1311 yılında 3.000.000 altın Frank yıllık gelirleri vardı. Gürcüstan’ın yıllık geliri olarak gösterilen bu rakama yasal ülkelerden gelen vergiler dahil değildir.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.158, Sorun yayınları)