Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tamar iktidarının başlarında ülkede iç durum

“Soylu Aznaurlar ve onların uzantıları bu tarihten sonra da birkaç kez başlarını kaldırıp seslerini yükselttiler. Onlar artık kraliçenin özel yaşantısına da el attılar, Tamar’ın evlendirilmesi konusu ortaya atıldığında soylular kendilerine yakın çevreden damat adayı aramaya başladı. İlk damat Tamar’ın isteği dışında bulunup getirildi.

1185-1186 yılında Saray meclisinin kararı ile Kuzey Kafkasya’da oturan Rus Suzdal Beyi Andria Bogulovski’nin oğlu Giorgi getirilerek Tamar’a nikahlandı. Fakat çok geçmeden Giorgi’nin ahlaksız kişiliği ortaya çıktı. Ülkeden kovulma kararı alındı. Giorgi doğruca Bizans’a giderek Keizar’a sığındı.

1189 yılında Tamar ikinci evliliğini yaptı. İkinci kocası Davit Soslan Bagrationi hanedanına mensup Osetya (Alan) Kralının oğluydu. Küçüklüğünden beri Gürcü sarayında, Tamar’ın halası Prenses Rusudan tarafından büyütülüp yetiştirilmişti. Tamar’ın Davit’ten iki çocuğu oldu. Büyüğü erkek, Giorgi (Laşa), küçüğü kız, Rusudandı.

Rus Prensi Giorgi, Gürcü sarayından kovulmayı bir türlü içine sindiremedi. İki kez gizlice Gürcüstan’a girerek Tamar’a karşı ayaklanma girişiminde bulundu. Erzurum yoluyla ülkeye girerek büyük feodallerden Şavşet-Klarceti Eristavi Guzan, Sanshe Spasaları Botso ve Tamar’ın Maliye, Gelirler ve Finans Bakanı Vardan Dadiani’yi kandırıp yanına aldı. İlk hamlede isyancılar Gürcüstan’ın batı bölgelerini işgal edip Giorgi’yi buraların kralı ilan ettiler. Sonra işleri iyi gitmedi. Tamar’ın sadık orduları isyancıları Cavaheti, Tmogvi ve Eruşeti arasında kıstırıp imha ettiler. Kartli’de bulunan isyancıların bir bölümü bu hezimeti duyar duymaz dağılıp kaçıştılar. Giorgi’ye katılıp ayaklanan soylu Aznaurlar Tamar’dan af dileyip bağlılıklarını bildirdiler. Kraliçenin huzuruna çıkarılan Rus Prensi Giorgi affedilip canı bağışlandı. Tekrar yurtdışına çıkarıldı. İsyana katılan soylu Aznaurlar da görevlerinden alınıp yerlerine daha güvenilir adamlar atandı.

1193 yılında Rus Prensi Giorgi şansını bir kez daha denemek için harekete geçti. Bu kez Ran (Arran) Atabegi yanına giderek ondan aldığı askerlerle Kambeçovani’ye (Kiziki) karşı saldırıya geçti. Ancak pek kısa sürede yenilgiye uğratılarak püskürtüldü. Giorgi ortada hiçbir iz bırakmayarak kaybolup gitti.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.151, Sorun yayınları)