Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Gürcü devlet düzeninin değiştirilmesi çabaları

Kutlu Arslan grubunun çıkışı

“Henüz soyluların itiraz sesleri dinmişti ki Meçurçletuhutsesi (Finans Bakanı) Kutlu Arslan Tamar’a tamamen yeni ve bugüne değin hiç duyulmamış bir öneri getirdi. Kutlu Arslan bu öneriyle, Bugünkü Avlabari o zamanki İsani’deki kral sarayının giriş kapısı önünde bir ‘Karavi’ (Nizamiye binası) kurulacaktı. Bu binada oluşturulacak bir konsey (Parlamento) saraya gelen tüm devlet işlerini burada görüşüp karara bağlayacak, sonun da onay için kraliçeye gönderecekti. Bu öneri kraliçenin tüm yetkilerini elinden alıp onu tacı ile birlikte kukla bebek gibi bırakacaktı. Bu öneri ile Kutlu Arslan ve arkadaşları ülke yönetiminde ve adalet dağıtımında kraliçeyi monarşik olmaktan çıkarıp onu bir nevi Senato kuruluşuna mahkum edecekti.

Bu sırada ülke yönetim organlarının başında Kutlu Arslan karşıtı soylular bulunuyordu. Bu soylular Kutlu Arslan’ın önerilerini reddedip bastırma kararı aldılar. Tamar’a öneride bulunup Kutlu Arslan ve arkadaşlarını yakalatıp tutuklattılar. Soylular Kutlu Arslan’ın tutuklanmasıyla her şey yoluna girer zannediyorlardı. Ancak böyle olmadı. Kutlu Arslan yandaşları silahlanıp saray kapısına dayandılar. Kutlu Arslan’ın zarar görmeden serbest bırakılmasını istediler.

Tamar, ayaklanan Kutlu Arslan yandaşlarıyla görüşmek üzere ünlü iki kadın politikacı, Kravai Cakeli ile Hvaşak Tsokali’yi görevlendirdi. Karşılıklı taviz ve anlayışla iş tatlıya bağlandı.

Saray yetkilerinin kısıtlanması

Saray kapısı önüne kurulmak istenen nizamiye binası önlenmişti ancak Tamar devlet işlerinin bir bilirkişi hey’eti tarafından görüşülüp karara bağlanması için Tanadgoma (Danışma) kurulu oluşturmayı kabul etti. Bu tarihten sonra sarayda alınan tüm önemli kararların altı ‘Özel Danışma Kurulu’nun çoklu tavsiye kararı ve Kraliçe Tarnar’ın onayıyla’ sözleriyle bağlandı.

Böylece Gürcüstan krallarının sonsuz yetkileri ‘Danışma Kurulu’nun (Senato) araya girmesiyle kısıtlanmış oldu. Gürcüstan sarayında yapılan bu önemli yetki paylaşımı 13. yüzyıl başlarında İngiltere’de kurulan ‘Magna Karta Libertatum’un öncüsü ve fikir kaynağı olmuştu. Bu organizasyonla İngiltere krallarının sonsuz yetkileri kısıtlanmıştı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.150, Sorun yayınları)