Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Gürcüstan Önasya’nın güçlü ülkesi

Tamar’ın kıraliçe olmasında saray kavgaları

“Kral Giorgi ölür ölmez sarayda taht kavgaları başladı. Tamar babası tarafından tahta çıkarılmıştı; ancak şimdi onun meşruluğu tartışılmaya başlamıştı. Karşıtları itirazlar edip ona ayakbağı olmaya çalışıyorlardı. Tamar’ın karşıtları şimdi babasının sağlığındakinden daha güçlü hale gelmişlerdi. Uzun münakaşalardan sonra devlet büyükleri Tamar’ın kraliçeliğini onaylamaya karar verdiler. Tamar’ın kraliçeliğinin meşruluğu konusundaki karar, Tamar’ın halası Kraliçe Rusudan, Katalikos Mikel Mirianisdze ve bazı yüksek rütbeli kişiler tarafından alınmıştı. Kraliçenin tahta çıkarılması seremonisi çok şaşaalı merasimle gerçekleştirildi. Tamar’ın beline merasimle kılıç bağlandı. Bu kılıç Tamar’ın aynı zamanda Gürcü orduları başkomutanı olduğunun işaretiydi.

Ne var ki bu merasim biter bitmez Tamar karşıtları tekrar başlarını kaldırıp seslerini yükselttiler. Önce Tamar’ı tahtta kutsayan Katalikos Mikel’e saldırdılar. Mikel Tamar’ın babası Giorgi 3 tarafından bu makama getirilmiş Katalikostu. Karşıtlar yeniden bir kilise kurultayı toplayıp Mikel’in bu makamdaki meşruluğunu görüşmek istediler. Toplanan kilise kurultayı yönetim kademelerinde bazı değişiklikler yaptı. Ancak Mikel ölünceye değin mevkiini korumayı başardı.

Sıra Giorgi 3 tarafından işbaşına getirilen yönetim kadrolarının yasallığına gelmişti. Giorginin’nin yüksek memuriyetlerden soylu Aznaurları alıp halktan iyi insanları tayin etmesi soylular arasında büyük panik yaratmıştı. Bu sıkıntılı durumu o zamanlar bağırlarına gömmekten başka çareleri yoktu. Şimdi ise Gürcüstan tahtında oturan taze ve deneyimsiz kadın onların iştahlarını kabartıyordu. Yitirdikleri mevki, rütbe ve servetleri yeniden elde etmenin tam zamanıydı. Tamar karşıtları kıraliçeye ültimatom vererek, ‘Bugünden itibaren bakanlıklarda ve yüksek mevkilerde oturan soysuzların emirlerini dinlemeyeceğiz’ diye uyarıda bulundular. İstekleri arasında bundan başka ordunun üst kademelerine getirilen asaletsiz kişilerin ve bunlar arasında Genel Kurmay Başkanı Kubasar’ın, Hazine ve Gelirler (Finans) Bakanı Msahurtuhutsesi Apridoni’nin de görevlerinden alınmasını şart koştular.

Kubasar ve Apridoni Giorgi 3’ün ve kızı Tamar’ın en sadık adamlarıydı. Ancak Tamar bu kişileri görevlerinden almak zorunda bırakıldı. Bu durum bir bakma tahtın yenilgisi anlamındaydı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.150, Sorun yayınları)