Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Giorgi 3’ün tahta çıkması

“Giorgi 3 zamanında Gürcüstan, Davit Ağmaşenebeli döneminin aktif politikasına geri döndü. Giorgi her şeyden önce dikkatini Ermenistan üzerine çevirdi.

Ermenistan uğruna savaş

Kral Giorgi 3 yasal bile olsa Ani kentinin başkaları tarafından yönetilmesine tahammül edemiyordu. Onun arzusu, bu önemli ticaret merkezi kale kent’in doğrudan Gürcüstan’ın malı haline getirilmesiydi. 1161 yılı yazında Giorgi Ani üzerine yürüdü. Çarpışmalar sonucu eski yöneticileri kentten çıkararak kente el koydu. Kentin yöneticiliğine Gürcüstan Genel Kurmay başkanı ‘Amir Spasalar’ İoane Orbeli’yi tayin etti. Sargis Mhargrdzeli’vi de Orbeli’ye yardımcı bıraktı. Kent kalesine seçkin askerlerini yerleştirip güvenceye aldı.

Giorgi’nin bu hareketi çevredeki Müslüman beyleri pek rahatsız edip ayağa kaldırdı. Şah Armen olarak tanınan Ahlat Şahı, Diyarbakır ve Erzurum Beyleri güçlerini birleştirerek Ani kapılarına dayandılar. Çıkan çalışmalarda Gürcü askerleri Müslüman ordusunu püskürtüp ellerine büyük tutsak ve ganimetler geçirdiler. Ancak Ani savaşları bitmedi. Daha uzun yıllar sürüp gitti. Kent nihayet 1173 yılında Gürcüler’in kesin denetimine alınabildi. Sıra güneydeki çok önemli Dvini kentine gelmişti. Bu kent de Ani gibi eski Ermeni başkentiydi ve onun kadar askeri, ekonomik ve politik öneme sahipti. 1162 yılında Kral Giorgi komutasında Gürcü Ordusu Dvini’yi almayı başardı. Bu kentin de Gürcülerin eline geçmesi çevrede ve Ermenistan’da yaşayan Müslüman liderler arasında büyük infial uyandırdı. Müslümanlar Gürcü ordularının karşısında intizamlı askerle çıkamayacaklarını kabul ederek küçük gerilla gruplarıyla vur kaç baskınları düzenleyip Gürcüleri yıpratmayı kararlaştırdılar. Ancak onların bu çabaları da olumlu sonuç vermedi.

Şirvan’ın zaptedilmesi

Şirvan ülkesi DavitAğmaşenebeli zamanından bu yana Gürcüstan vasalı bir ülkeydi. Gürcüstan’a sıkı kültürel ve ekonomik bağlarla bağlıydı. Gürcü kırallarla Şirvan şahları arasında derin dostluklar bulunuyordu. Şirvan bu sırada pek sıkıntılı günler yaşıyordu. Kuzey Kafkasyalı Müslüman oymaklar Derbent yoluyla sürekli buraya saldırıyorlar, ülkeyi soyup soğana çeviriyorlardı. Bu sırada Şirvan şah makamında Gürcü Kralı Giorgi 3’ün kız kardeşinin oğlu Ağsartan oturuyordu. Ağsartan düşman akınları ve çapulcululukları karşısında dayısından yardım istedi. Kral Giorgi 3 de 1167 yılında Şirvan Şahın ülkesini kuzeyden güvenceye aldı. Derbent kentini Gürcüstan vasalı Şirvan Şah’a hediye etti.

Gürcüstan’da iç karışıklıklar

1177 yılında Gürcüstan’da Başkomutan İoane Orbeli krala karşı baş kaldırdı. Ülke iç çarpışmalarla karmaşaya sürüklendi. Orbeliani’nin isteği Giorgi 3’ün tahttan indirilerek yerine Prens Demna’nın oturtulmasıydı. Demna (Demetre) Giorgi 3’ün ağabeyi Davit 4’ün oğluydu. Giorgi 3’ün düşmanları Demna’yı kışkırtarak Gürcüstan tahtının esas varisinin kendisi olduğuna inandırmışlardı. Ülkenin ileri gelen Aznaurları da Giorgi 3’ü istemiyorlardı. Onu çok disiplinli ve söz dinlemez buluyorlardı. Demna’yı tahta çıkarırlarsa bu yumuşak başlı kralı istedikleri gibi oynatabileceklerini düşünüyorlardı. Ayrıca Demna isyancı general İoane Orbeli’in de damadıydı.

Ülkenin büyük Aznaurları İoane Orbeli ile bir oldular. Topladıkları 30.000 kadar askerle Kral Giorgi 3’ün karşısına dikildiler.

Giorgi 3, bunlardan korkup kendini dağıtmadı. Acele gönüllü birlikler toplayarak Lore kalesine saldırdı. Ayaklanmacılar bu kalede üst lenmişlerdi. İsyancı müttefikler Giorgi’nin enerjisi karşısında şaşkına dönüp aralarında çekişmeye başladılar. Bu çekişme sonucu her biri ayrı ayrı yönlere çekmeye başladı. Komutan Toreli ile Gamrekeli Demetre’yi terk edip Giorgi’den özür dilemeye ve bağlılıklarını bildirmeye gittiler. Bunları başka komutanlar izledi. Bunlar arasında Mhargrdzeli de bulunuyordu. İsyancılar çevredeki Müslüman aşiretler arasından imdat kuvveti tedarik etmek için elçiler gönderdiler. Ancak onların bu çabaları da boşa çıktı.

Lore kalesinde mahsur kalan isyancılar zor duruma düştüler. Prens Demna (Demetre) daha fazla dayanamayıp kale duvarlarından iple dışarıya sarktı, amcası Giorgi 3’ün huzuruna giderek yaptıklarından dolayı af diledi. Bağışlanmasını rica etti. Sonunda bu ayaklanmayı tertip eden komutan İoane Orbeli de Giorgi’ye giderek teslim olmak zorunda kaldı. Kral Giorgi 3 isyancıları acımasızca cezalandırdı. Orbeli ailesini ise kökünden kazıyıp yok etti.

Giorgi 3’ün feodal aristokrasi karşısında güç kullanması

Soylu Aznaurların ikide birde başkaldırıp ülkeyi kana bulaması ve harap etmesi kolay kolay önlenemeyecekti. Giorgi 3, bu olayı bahane edinerek işi kökünden halletmeye karar verdi. Bu isyana adı karışan tüm rütbeli memurları mevkilerinden aldı. Onların yerine güvenilir kendi adamlarını yerleştirdi. İoane Orbeli’den boşalan Genel Kurmayın başına isyan sırasında kral tarafını tutup büyük yardımlarda bulunan Gürcüleşmiş Kıpçaklı Kubasar’ı tayin etti. Aznaur köleliğinden kurtulup yükselen ve kendini kanıtlayan Apridoni’yi de ‘Msahur tuhutsesi’ (Hazine, Finans ve gelirler bakanı) tayin etti. Bir diğer Gürcüleşmiş Kıpçak Kutlu Arslan’ı ve Tçiaberi’yi de başka yüksek mevkilere getirdi.

Kilise ile ilişkiler

Fakat Büyük Aznaurluk kurumu bununla sona ermiş olmadı. Davit Ağmaşenebeli’nin ölümünden sonra kiliselere yine kanca atan Aznaurların uzantıları eski güçlerini yeniden toparlamışlardı. Demna’nın işini bitirip Tbilisi’ye dönen Kral Giorgi 3 burada bir kilise konseyi toplandığını gördü. Konsey Kral Giorgi’den eskiden olduğu gibi kilise dokunulmazlığının yeniden kabul edilerek kanuna bağlanmasını ve alınan tüm mülklerinin iadesini istedi. Kral Giorgi konseyin bu isteğine boyun eğmek zorunda kaldı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.146, Sorun yayınları)