Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Davit 3. Ağmaşenebeli döneminde Gürcüstan’da kültürel gelişmeler

“Davit’in krallığı döneminde ülke büyük kültürel gelişmelere sahne oldu. Davit Gelati Kilise Manastırını inşa edip burayı ikinci bir Atoni haline getirmeye çalıştı. Sağlığında birçok Gürcü aydınını Gelati Manastır Akademisinde topladı. Bunlar arasında ünlü Gürcü feylesof İoane Petritsi’de bulunuyordu. Gelati Manastır Akademisinde yoğun bir yazmacılık ve kültür faaliyetleri başladı. Davit öte yanda ünlü ‘Şio Mğvimi’ Kilisesini de inşa ettirdi. Ünlü Gürcü bilgini Arsen İkaltoeli kültürel çalışmaları bu kilise manastırında yürütüyordu. Davit ülkesinde bulunan yabancı kültür ve bilim adamlarını da koruyuculuğu altına aldı. Tanınmış Müslüman bilginler, şairler, fikir adamları için Tbilisi’de özel bir yurt inşa ettirdi. Onları orada barındırıp besledi ve çalışma ortamı hazırladı.

Davit hangi dinden ya da ırktan olurlarsa olsunlar, yurttaşlarına eşit düzeyde, adaletle davrandı.

Uzak görüşlü, adil politika izlemekle sadece Gürcü değil, Ermeni, Türk ve İran tebaa arasında da büyük sempati topladı. Arap tarih kaynaklarında da işaret edildiği gibi, ‘Müslüman bilginlerin Davit zamanında Gürcüstan’da gördükleri itibar ve sevgi ortamı hiçbir müslüman ülkede görülmüş şey değildi.’

Kral Davit ülkede alışveriş işine de büyük önem verdi. Gori kentini kurdu, bu kenti kısa süre içinde Kartli bölgesinin en önemli ticaret ve kültür kenti haline getirdi. Ulaşıma elverişli olmayan kötü yollan onarıp genişletti. Zemine taş döşetip çamurdan kurtardı. Hızlı akan ırmaklar üzerine köprüler yaptırdı. Yol boylarına ‘Punduki’ adı verilen konaklama, dinlenme yerleri yaptırdı.

Davit halkının sağlığı ile de yakından ilgilendi. Hastaneler, aceze evleri inşa ettirdi. Donanımı ve bakımı için büyük paralar ayırdı. Kimsesiz hastaları burada uzun süreli bakıma aldırdı.

Davit yukarıda da değinildiği gibi iyi bir edebiyat ve bilim adamıydı. Ünlü ‘Galobani Sinanulisa’ (Pişmanlık ağıtı, Tövbe) ilahisi Davit’in kalemine aittir. Davit bu tövbe ağıtında özel yaşamının günahlarla dolu olduğunu itiraf etmekte. Tanrıdan af dilemektedir.

Demetre 1’in tahta çıkması

Demetre 1, Kral Davit Ağmaşenebeli’nin oğluydu. Babasının sağlığında devlet işlerinde ona yar dımcı oluyordu. Babasıyla birlikte savaşlara da katılıyordu Ancak o babası gibi güçlü, kabiliyetli kişiliğe sahip değildi.

Davit 3 öldükten sonra yakındoğu ülkelerinin Müslüman liderleri Davit’e kaptırdıkları toprakları artık geri almanın zamanı geldiğini kararlaştırdılar; Büyük bir koalisyon ordusu oluşturup Ani’ye karşı saldırıya geçtiler. Art arda gelen sel gibi saldırılar sonunda Demetre, Ani kentini Gürcü vasallığı baki kalmak koşulu ile Müslümanlara vermeyi kabul etti.

1138 yılında Demetre Gence kentine saldırdı. Kenti ele geçirip giriş surlarında asılı demir kapıları yerinden söktürerek zafer anısı olarak Gürcüstan’a gönderdi. Bu kapıları Gelati Manastır Akademisine astırdı.

Demetre’nin kardeşi, ardından da büyük oğlu Davit taht için başkaldırdılar. Ülkeyi karmaşaya sürüklediler. Prens Davit babası Demetre’yi küçük oğlu Prens Giorgi’yi kayırmacılıkla suçluyordu. Prens Davit birçok kez babasına karşı komplolar hazırlayıp sonunda tacı tahtı elinden almayı başardı.

1154-1155 yılında Demetre krallığa veda ederek kiliseye çekildi. Gürcüstan tahtına Demetre’nin hırslı oğlu Davit IV oturdu. Ancak Davit 4 altı aydan fazla tahtını korumayı beceremedi. Rakipleri onu zehirleyerek yaşamına zamansız son verdiler.

Davit 4’ün ölümünden sonra babası Demetre kilisedeki rahiplik görevini bırakarak tekrar tahta çıktı. Ancak o da tahtta fazla kalmadı, Çok sevdiği ve kayırdığı öne sürülen küçük oğlu Giorgi’ye 1156 yılında kendi eliyle taç giydirip tahta çıkardı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.145, Sorun yayınları)