Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Giorgi 2’nin tahta çıkması

“Bagrat 4’ün ölümünden sonra oğlu Giorgi 2, Gürcüstan tahtına çıkarılıp taç giydirildi. Giorgi 2 zayıf karakterli ve yeteneksiz bir kişiydi. Ülke yönetimi için yeterli bilgi, cesaret ve güce sahip değildi. Onu ülke sorunlarından çok eğlence, ziyafetler ve av partileri ilgilendiriyordu.

Gürcü soyluları Aznaurlar Giorgi 2’nin zayıf kişiliğinden yararlandı. 1073 yılında Niania Kvabulisdze, İvane Liparitisdze ve Svan Eristavı Vardan, kırala karşı baş kaldırdı, ülkeyi karıştırdılar. Niania Kutaisi kentini ele geçirip orada bulunan devletin hazinelerini (Saçurç ile) ele geçirdi. Vardani Svanları kışkırtıp ayaklandırdı. Ayaklanmacılarla beraber Bgrisi’ye saldırıp tarumar etti. Kral Giorgi 2 isyancılarla başa çıkamadı. Sonunda onlara bol bol mülkler bağışlayarak anlaşma yoluna başvurdu.

Asilerin ihaneti bununla da bitmedi. Kral Bagrat 4’e yaşamı zehir eden Aznaur Liparit’in oğlu Kldekari Eristavı Ivane büyük isim ve ün yaptı.

Bizanslıların yüksek rütbeli bir memuru ile ünlü Gürcü Devlet adamı Grigol Bakuriani Kral Giorgi 2’ye değerli bir armağan verdiler. Bu armağan Kari (Kars) Kale-Kent ve çevresi idi. Ne var ki aynı yıl bu Kent Türkler tarafından işgal edildi.

Bu yıllarda yakın doğuda Türkler giderek güç kazandılar. 1074 yılında yapılan anlaşma ile Bizanslılar idareleri altındaki doğu illerinden büyük bir bölümünü Türklere bıraktılar. Böylece Gürcüstan bu muazzam Türk dünyası karşısında tek başına kaldı.

Selçuklu Türkleri Kale Kent Kars’ı ele geçirdikten sonra Gürcüstan’ın iç kesimlerine doğru saldırıya geçtiler. 1080 yılında Gürcüstan’da ‘Didi Turkoba’ diye adlandırılan Türk akınları başladı. Bu akınlar sonunda Klarceti, Şavşeti, Acara, Samokalako, Argveti ve Kartli işgal ve tarumar edildi. Sayısız Gürcü halkı ölüme gönderildi. Köyler, kentler yerle bir edildi. Kral Giorgi 2 artık teslim olmaktan başka çare kalmadığını düşünmeye başladı. Bunu görüşmek için Türk sultanının obasına gitti.
Türk sultanı Melik Şah Kaheti ve Hereti karşılığında Gürcü Kralı Giorgi 2’yi yıllık vergiye mecbur etti. Ona iade ettiği toprakları teslim almak üzere yardımcı Türk askerleriyle birlikte büyük bir merasimle ülkesine uğurladı. Böylece Gürcü-Selçuklu barışı sağlanmış oldu.

Türk-Gürcü birleşik güçleri Kaheti’ye saldırarak Vejina kalesini çembere aldılar. Vejina kalesi çevresinde savaş sürerken Kral Giorgi 2’nin aklına bir şey esti. Artık batıdaki İmereti’de av mevsimi başlamıştı. Vejina ile Kaheti’yi düşünme sırası değildi. Türk askerlerine İvri Irmağı boyundaki verimli Kaheti bölgesini ‘Dirlik’ olarak bırakarak Batı Gürcüstan’a doğru yollandı. Böylece Kaheti elde edilmeden bırakılmış oldu. Türkler İvri Vadisi’ni yakıp yıktılar, harabeye çevirdiler. Öyle ki buralar uzun yıllar kendine gelemedi.

Bu yıllarda sürüp giden iç ve dış problemlere bir de doğal felaketler eklendi. 1088 yılında Gürcüstan’da şiddetli zelzeleler oldu. Yıl boyunca sürüp giden bu zelzeleler sırasında sayısız kale, kent ve köy yerle bir oldu. Ünlü Tmogvi kale ve kenti de bu sırada yıkıldı. Sayısız insan canından oldu. Sağ kalabilenler ise evsiz barksız ortada kaldılar. Bunu izleyen ağır bir kış işe tuz biber ekti. Bu da yetmedi, baharda büyük ve yıkıcı seller geldi. Ortalığı silip süpürdü. 1089 yılında beceriksiz, duyarsız Kral Giorgi 2 tahttan inmek zorunda kaldı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.135, Sorun yayınları)