Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

8 ve 10. yüzyıllarda kültürel gelişmeler

“8. 10. yüzyıllarda Gürcü Dili’nin edebi dil olma açısından önemi çok arttı. Daha 8. yüzyılda Gürcü Dili Kartli’de olduğu gibi Tao-Klarceti, Kaheti, Abhazeti beyliklerinde de devlet ve edebiyat dili olarak kullanılıyordu. Devlet organları, yurttaşlık ilişkileri, kilise işleri ve ibadetler bu dille yürütülüyordu. Gürcü Dili Hıristiyanlık yoluyla Kuzey Kafkasya halkları arasında da (özellikle Çerkesler ve Alanlar) geniş biçimde kullanılmaya başladı. Gürcü dili ve yazısının bu kadar gelişip yayılması Gürcü dilbilimcilerini daha bir şevklendirdi. 10. yüzyıl Gürcü yazarlarından İoane Zosime Gürcü Dili için bir methiye yazdı. ‘Kebay da didebay Kartulisa Enisa’. Bu methiyede Zosime Gürcü dilinin dünya dilleri arasında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

9. - 10. yüzyıllar içinde Basili Zarzmeli’ye ait ‘Serapion Zarzmeli’nin yaşamı’, Giorgi Merçule’ye ait ‘Grigol Handzdeli’nin yaşamı’ gibi yapıtlar kaleme alındı. Bu biyografik yapıtlar önemli birer tarih kaynakları niteliğindedir. Bugün bu yapıtlar sayesinde o dönem Gürcüstanı’na ait yaşam, üretim, toplum düzeni ve kültürel durumu öğrenebiliyoruz. 951 yılında kaleme alınan Giorgi Merçule’ye ait parlak edebiyat ürünleri ilk sırayı almaktadır.

Bu dönem orijinal Gürcü yazmalarından Ruhani ‘Poez’ ya da Himografyalardan özellikle söz etmek gerekir. Bu tarzın baş temsilcileri bu dönemde Mihail Modrekili, İoane Minçhi, İoane Mtbevari ve İoane Zosime’dir. Bu yazar ve edipler şiirlerini beş dizeli, on iki heceli, ritimsiz, mistik tarzında kaleme almışlardı. Bu şiir tarzı sonraki tarihlerde Şota Rustaveli tarafından şahikalara çıkarılmıştır. Bu şiir ve Himnlerin (marşların) ilginç bir yanı da bazılarının bestelenmiş olmasıdır. Bu tarz müzik çağın ruhani müziğiydi.

Bu dönem orijinal yazmalar yanı sıra çeviri yazmalar da önemli yer tutuyordu. Arapça’dan da önemli çeviriler kaleme alınmıştı. Çeviri yazmalar içerik yönünden pek renkli ve zengindi. Bu yıllarda Gürcü yazmacılığının gelişmesine yurt dışında hizmet gören Gürcü kültür kuruluşları da büyük katkılarda bulunuyorlardı. Daha 6. yüzyıllarda Filistin’de Gürcü kiliselerinden ‘Sabatsminda Lavrası’ pek büyük üne kavuşmuştu. Yine bu dönemde Antakya yakınlarında, Karadağ’da da birçok Gürcü kilise ve kültür merkezleri inşa edilmişti. 10. Yüzyılda Atoni dağında da ünlü bir Gürcü manastırı inşa edildi. Gürcüstan’da da 6. yüzyılda manastır yapımı faaliyetleri başladı. Ancak bu işler 8. yüzyıl sonlarına doğru hız kazanabildi. Özellikle Tao-Klarceti’de bu yıllarda önemli kilise merkezleri oluşturuldu. Bunlar arasında ‘Handzta Şatberdi, Opiza, İşhani, Oşki, Tskarostavi ve Bana’ sayılabilir. Gürcüstan’daki kültür merkezleri dış ülkelerdeki Gürcü kültür merkezleriyle sıkı işbirliği içinde bulunuyordu.

Çeviri yazmacılık alanında bilimsel, felsefi yapıtlar önemli yer tutuyordu. Grigol Noseli’nin çevirdiği ‘İnsanın Meşgalesi’ adlı yapıt 10. yüzyılda ünlü Şatberdi dergisi içinde yer aldı. 0 çağlarda her aydın kişinin felsefe öğrenmesi zorunluydu. 8. yüzyılın 70’li yıllarında Kartli Eristavi’nin koruyuculuğunda büyüyüp yetişen Grigol Handzteli işe önce ‘Hmita Sastsavleli (Sesli öğretim), ve Zepirit Maitstavarta (Ezbercilik) metotlarıyla başlamıştı’ diyor, biyografisinin yazarı, Handzteli sonraki yıllarda Gürcüce’nin dışında daha birçok yabancı dillerden yararlanıp felsefe ve kilise edebiyatı bilgisini geliştirdi. 0 çağların yazarları çağlarına göre çok yüksek bilgilerle donatılmış kimselerdi. Gürcü felsefeciliğinin şaheserlerinden Sibrdzne Balavarisa (Balavarın Dehası) anılan yılların şaheserlerinden biridir. Bu öykü Gürcü Dili’ne ait karakteristik anlatım biçimiyle tüm Hıristiyan dünyası dillerine çevrilip mal edilmişti. 2. yüzyılda önce ünlü Gürcü bilgini Ekvtime Atoneli tarafından Yunanca’ya, aynı yüzyılın ilk yarısında Yunanca’dan Latince’ye ve oradan da tüm dünya dillerine çevrilmiş oldu.

Anlaşıldığına göre bu çağlarda Gürcüstan’da resmi edebiyat da oluşturulmuş. Bu edebiyat örneklerinden günümüze kısa fragmentler ‘parça’ ulaşabilmiştir. Resmi devlet yazmacılığı tarih ve ruhani sahalarda büyük hizmetler görüyordu.

Bu çağlarda Gürcü el sanatları da parlak düzeye yükseldi. Bunlardan arkitektür sektörü övgüye değer başarılar sergilemişti. Bu dönem mimarlık şaheserlerinden, Oşhi, Hahuli, vb. sayılabilir. Bu yapılar günümüz mimarlarını dahi hayrete düşürecek mükemmelliktedir. Bunların özelliği büyüklük, genişlik ve zarafetiydi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.128, Sorun yayınları)