Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

7 ve 9. yüzyıllarda toplumsal sınıflar ve birbirleriyle mücadelesi

Toplumsal Düzen

“7. 8. ve 9. yüzyıllarda Gürcüstan’da feodal düzen daha güçlendi. Bu yüzyıllarda iyice meşrulaşan Aznaurluk kuruluşları değişik grup ve isimlere ayrıldı. Aznaurluğu miras yoluyla elde edenlere ‘Mirasçı Aznaurlar’, kırallar tarafından hizmet karşılığı ihsan edilen Aznauvurlara Kıral Aznaurları’, hepsinden büyük rütbeli Aznaurlara da ‘Büyük Aznaurlar’ adı veriliyordu.

Kralların ve Aznaurların hizmetlerini yürüten bir ‘Msahurni’ sınıfı da vardı ki bunlar özgür hizmetçilerdi. Kral hizmetinde bulunan diğer bir hizmetli grubu da ‘Tadzreuli’ (Kilise hizmetlileri) idi.

Bazı Aznaurlar kendilerinden daha büyük Aznaurlara bağlı küçük Aznaurlardı. Bunlara ‘Tsina Şemdgomeli’ ya da ‘Sakutari’ adıyla anılıyorlardı. Bunun anlamı ön, özel Aznaurlar’dır.

Ülke nüfusunun büyük bölümü toprak işçilerinden oluşuyordu. Bunlara da ‘Mdabiuri’ (aşağı sınıf) adı veriliyordu. Bunlar şu ya da bu Aznaurlara bağlı insanlardı. Aznaurlar bu sınıfın ‘Upalleri’ (sahipleri) sayılıyordu. Köyler ve insanları bu Upaliler’in malı sayılırdı. Mdabi olanlardan daha alt tabaka ise Glehi yani özgürlükleri kısıtlanmış köylü ırgatlardı.

10.yüzyıl başlarında toprakların büyük bölümü Aznaurların eline geçmişti. Aznaurlar bu toprakları kanlı çarpışmalar sonunda elde edebilmişti.

Toprak kavgaları

6. yüzyılda Gürcüstan’da feodalizm yönetim sistemi kurulup ipler Aznaurların ve beylerin eline geçtiğinde beyler bu gücü köylülerin mülklerini zorla alıp kendilerine mal etmek için kullandı. Halk babadan, atadan kalma mülk ve arazilerini kolay kolay feodallere kaptırmak niyetinde değildi. Onları korumak için sık sık silaha başvuruyordu. Fakat daha güçlü silahlara ve kalabalık savaşçılara sahip olan feodaller halka karşı daima galip geliyorlardı. Sonun da halk mülklerini yavaş yavaş kaybedip köle durumuna düştü. Aznaurlar önce verimli toprakları, sonra mera ve otlakları, daha sonra da dağ, yayla ve ormanları zaptedip özel mülkleri arasına soktu.

Öte yandan mücadele kilise ile Aznaurlar arasına da sıçradı. Bu yıllarda kiliseler geniş mülk ve arazilere sahip olmuşlardı. 7. yüzyıl başlarında Kartli Erismtavarileri kilise ve manastırların mülklerine el koyup sahiplenmek istedi. Bundan dolayı zorlu çarpışmalar meydana geldi.

8. yüzyıl sonları ile 9. yüzyıl başlarında Gürcüstan’da yeni feodal beylikler ortaya çıktı. Bu yeni feodalliklere karşı eski feodal ve Aznaurlar ayağa kalktı. Birbirine giren bu Aznaur ve feodaller komşusunun zararına kendi topraklarını genişletmeye çalışıyordu. Bu çarpışmalar 9. ve 10. yüzyıl boyunca sürdü. Nihayet bu sürtüşmeler Gürcüstan’da birliğin sağlanmasıyla son buldu. Gürcüstan’da birliğin sağlanması sadece feodallerin değil, tüm ülke insanlarının rahatlayıp gelişmesi için ortam sağlayacaktı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.121, Sorun yayınları)