Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Araplara karşı mücadelenin yenilenmesi

“Halkın düşmanlara karşı intikam duyguları giderek büyüdü. Uzun ve kanlı çar­pışmalar başladı. Batı etkenler Gürcüler’in işine yarıyordu. Örneğin Arap güçleri daha çok merkez bölgelerine hakimdi. Dağlık bölgelere uzanma­ları zor oluyordu. Gürcü Halkı bundan yararlanıp dağlara çekiliyor, ora­dan düşmana baskınlar düzenliyordu. Öte yandan Hazarlar da Araplara hayatı zehir ediyorlardı. Hazarlar sık sık Güney Kafkasya'ya sarkıyor Arap işgali altındaki toprakları tarumar ediyorlardı. 764 Yılında kısa bir dönem için Tbilisi kenti Hazarlar’ın eline geçmişti. Eski Gürcü tarihçile­rinden birinin verdiği bilgilere göre, "Kartli Eristavi Cuanşer'in Şuşana adında çok güzel bir kız kardeşi vardı. Hazar Hakanı Cuanşer'den kız kar­deşini eş olarak kendisine vermesini istedi. Buna karşılık da Araplara karşı verdiği savaşta yardım etmesini önerdi. Şuşana ve annesi bu teklifi ret edip ‘Biz putperestlere yar olmayız’ yanıtı verdiler. Buna öfkelenen Hazar Hakanı Kartliye saldırarak Şuşana ve ağabeyi Cuanşer'i tutsak etti. Fakat yine de muradına ermeyi başaramadı. Şuşana yüzük taşı altın­da bulundurduğu keskin zehri emerek yaşamına yarı yolda son verdi. Gürcü prensesi Hakana yar olmaktansa ölümü yeğledi.

9. yüzyıl başılarında bölgesel Arap Emirliklerinin Halifelere karşı bağımsızlık bayrakları açmaları önemli bir gelişmeydi. Halifeler bu ita­atsizlik karşısında emirliklere karşı harekete geçtiler. Çıkan savaşlarda Emirlikler iyice zayıflayıp güçsüz düştüler. İşgal altında tuttukları halk­lar bunu fırsat bildiler. Emirliklere karşı başkaldırdılar.

Arap Emirliğine karşı ilk ve en büyük ayaklanma Ermenistan'da başladı. Ermeni Halkı herkesten çok baskı ve zulüm altında eziliyordu. Gürcüler acele Ermenilere yardıma koştular. Yenilgiye uğrayan Ermeni Beyleri kurtuluşu Kartli ve Egrisi'ye sığınmakta aradılar. Bu durum Arapları çileden çıkarıyordu. Sığınmacıları ısrarla geri isteyen Araplar bunlara kucak açanları da şiddetli cezalara çarptırdılar.

772-773 Yıllarında ihbar üzerine yakalanıp tutsak edilen ve sonra­ da Bağdat'a götürülen Kartli Erismtavari Nerse Ermenileri koruma suçlamasıyla zindana atıldı. Nerse Bağdat'ta üç yıl zindanda yaşadı. Nerse üç yıl sonra zindandan çıkarılıp yine Eristavi rütbesiyle Kartli'ye iade edildi. Nerse'nin bundan sonra iyi bir Arap dostu olacağı düşünü­lemezdi. Nerse ev halkını ve servetini Aphazya 'ya göndererek garanti­ye aldı. Kendisi önce Hazarlara, oradan da Aphazya'ya ailesinin yanına gitti. Bu olaylar 8. yüzyılın 80'li yıllarında oldu.

Bu tarihten sonra Kartli, Ermenistan ve Albanya sürekli ayaklanma­larla ateş ve kan içinde yoğruldu. Bir zamanlar Araplarla iyi geçinme yolu seçmiş bulunan Aznaurlar da bu kez halkın yanında yer aldılar. Araplar acımasız komutanlar emrindeki yeni yeni orduları Gürcü Halkı’­nın üzerine sürüyorladı. Ne var ki Gürcü halk hareketleri önüne geçil­mez sel gibi büyüyüp gelişiyordu.

Bu güçlü halk hareketlerini Kartli'den idare eden bazı ideolojistler vardı. 8. yüzyıl Gürcü yazarlarından İoane Sabanisdze bunlardan biriy­di. Sabanisdze bir Arap genci olan Abo’nun trajik yaşamını kaleme alıp destanlaştıran düşünürdü. Abo Kartli Eristavi Nerse'nin Bağdat'ta­ki zindanda hizmetçisiydi. Nerse'nin serbest bırakılmasından sonra onunla birlikte Tbilisi'ye geldi. Burada İslam dinini terk edip Hıristiyan­lık dinine girdi. 86 Yılı 6 Ocak günü yapılan ikaz ve zorlamaları kabul edip tekrar İslama dönmediği için Tbilisi Emiri tarafından ölümle ceza­landırıldı.

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.116, Sorun yayınları)