Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Altıncı yüz yıl içinde kültürel ve ideolojik durum

“Öteki kültür ülkelerinde de olduğu gibi kültürel ve ideolojik durum din etkisi altında gelişiyordu. Bu durum insanoğlunun doğaya karşı savaşta teknik ve bilimsel çaresizliğin getirdiği zorunluluktu. Hıristiyanlık dini Kartli’de devletin resmi dini haline geldikten sonra kültür ve ideoloji sahasında kilise etkisi iyice görülmeye başladı. Hıristiyanlık dini

eski putperestlik edebiyatını ortadan kaldırıp izlerini yok etti. Yeni dönem edebiyat genellikle çevirilerle başladı. Başka ülkelerde de olduğu gibi Gürcüstan’da da ilk çeviri eserler İncil ve İsa’nın doğuşuna dair öykülerdi. Yunanca, Süryanice, Ermenice dini metinler Gürcüceye çevrilip kaleme alınıyordu. Kısa zaman içinde orijinal dilde (Gürcüce) de edebiyat geliştirildi. Hagiografik (Azizlerin yaşamına dair) yapıtlar başta olmak üzere birçok edebi yapıt kaleme alındı. Hıristiyanlık azizlerinin ve misyonerlerin yaşamları ve yaptıkları pek ilgi çekiyordu. Onların din ve Allah uğrunda canlarını bile esirgemedikleri vurgulanıyordu. En eski Hagiografik yapıt Şuşaniki’nin Şehad Gürcü din ve edebiyat adamı Yakob tarafından beşinci yüzyılın yetmişli yıllarında kaleme alınmıştı. Bu yapıtta Kartli Pitiahşisi Varsken’in, eşi Şuşaniki’yi Hıristiyanlık dininden vazgeçirip Mazdeizme (Ateşperestlik) inandırmaya çalışması, bunu başaramayınca da ağır zulüm ve cefalarla onu öldürmesi konu ediliyordu. Bu yapıt 5. yüzyıl ikinci yarısına ait Kartli toplumsal yaşamından kesitler vermesi bakımından pek önemlidir. 6. Yüzyıl ortalarına doğru meçhul bir edip tarafından kaleme alınan Estate Mtsheteli nin Şehadeti adlı yapıt da Kartli’nin Marzpanlık idaresi dönemini anlatması açısından önemlidir.

Edebiyat o dönemde devlet işleri ile bazı özel işlerin kaleme alınmasında da kendini gösteriyordu. Gürcü metal paralar üzerine işlenen yazılar da önemli edebi belgelerden sayılır. Ahaltsikhe yöresinde Tskise köyünde bulunan bir mermer çukurtma yazı da tarihi değer taşımaktadır. Bu yazı 6. Yüzyıl sonları ile 7. yüzyıl başlarına aittir. Büyük bir dikili istavroz üzerine oyulmuş bu yazıda, ‘Bu haç’ın dikili olduğu arazi para ile satın alınmış özel mülktür’ ibarelerini taşımaktadır.

Yabancı ülkelerle yapılan yazışmalarda da Gürcü yazısından yararlanılıyordu. Egrisi devlet arşivinde çok eski yazılı dokümanlar muhafaza edilmiştir. Kartli’de de buna benzer eski dokümanlar muhafaza ediliyordu.

0 döneme ait Gürcü şiir ve felsefe yapıtları ne yazık ki günümüze değin ulaşamadı. 0 yıllarda yabancı edebiyat Gürcüstan’da pek yaygındı. 4. yüzyıl Egrisi edipleri Yunan tören ve ulusal bayramlarında yaptıkları güzel konuşmalarla iyi birer hitabet sanatçısı olduklarını kanıtladılar. 0 dönem Yunan toplumu da hitabet sanatında ileri düzeyde idi. 4. yüzyıl ikinci yanlarında Doğu Roma İmparatorluğunda yaşayan halklar arasında Gürcü Sepetsuli Bakuri, akıl, felsefe, kültür, edebiyat sahasında büyük bir üne kavuşmuştu.

4. Yüzyıl içinde Kolheti’deki Pasidi kentinde öğretim yapan felsefe okulu Doğu Roma İmparatorluğu etki alanındaki ülkelerden gelen öğrencileri de kabul edip yetiştiriyordu. Konstantinopollü ünlü hatip Evgeni ve oğlu Temist de burada tahsil görmüşlerdi. Anlaşıldığına göre Egrisi’de ve Kartli’de İran edebiyatı da büyük bir özenle izleniyordu.

Toplumsal ve politik alanlar da edebiyattan yararlanıyorlardı. İranlılar Güney Kafkasya’da Ateşperestlik dinini yerleştirme ümidini kestikten sonra Monofizit Hıristiyanlığın koruyuculuğunu üstlendiler. Gürcü aydınlarını bu dine yönelik edebiyatın geliştirilme ve İran dostluğunun kaçınılmazlığının işlenmesine teşvik, ettiler. Bu maksatla İran Şahının ajanları birtakım söylentiler çıkarıp yaymaya çalıştılar. Bu söylentilere göre, Ermenistan, Kartli ve Albanya ülkelerinde yayılan Hıristiyanlık dininin aynı misyonerler tarafından öğretildiği, Ermeni, Gürcü ve (Alban) alfabelerinin de aynı bilge kişiler tarafından icat edildiği, bu bilge kişi ya da kişilerin İran tarafından korunduğu hikaye ediliyordu.

Monofizitler, Diyofizitlere ya da diğer adlarıyla Kalkedonitlere ait yazılı bilgi ve belgeleri acımadan ortadan kaldırdılar. Zamanla değişik bazı akımlar da kendini göstermeye başladı. 3. 4. yüzyıllarda doğu ülkelerinde geniş etkiler yapan dini görüşlerden Manikevel akımı gibi. İranlılar ideolojik bağları sağlamlaştırmak bakımından Güney Kafkasya ülkelerinde daha başka yollara da başvuruyorlardı. Kartli, Ermeni ve Albanya kiliselerini birleştirip tek elden yönetilmesini kendi çıkarları açısından yararlı görüyorlardı. Bu birleşik Katalikosluğu da İranlı bir din adamının yürütmesi öngörülüyordu. İranlılar Güney Kafkasya’da baş düşmanları olan Kartli Kıralı Vahtang Gorgasal’ı öldürttükten sonra 506 yılında Ermenistan’ın başkenti Dvini’de Ermeni, Gürcü ve Albani dini liderlerini toplayıp Monofizitlik mezhebinin tek ve gerçek din olduğu görüşünü empoze etmeye çalıştılar. Bundan sonra kilise İranlılar için tek ümit ve dayanak haline geldi.

İran otoritesi zayıflamaya başladığında Kalkedon görüşlüler başkaldırdılar. 574 yılında Gürcü Kıralı Gurgeni ayaklanması sırasında Kalkedonlar Kartli’de epey güç kazandılar. 6. Yüzyıl sonlarına doğru ise Monofizitler burada tamamen yenilgiye uğratıldılar. İran’a sıkı sıkıya bağlı bulunan Ermenistan’da Monofizitler biraz daha direnç gösterdiler. Bu nedenle 607 yılında Kartli ile Ermeni kiliseleri arasında görüş ayrılığı belirdi. Bu kez Kalkedoniler Monofızitliğe ait ne varsa acımadan ortadan kaldırmaya başladılar. Günümüze ulaşabilen eski Gürcü edebi elyazmacılığı örneklerinin bu derece bozulmuş olması bu mezhep çekişmeleri sonucudur.

Bu dönemde Kartli-Egrisi yakınlaşması mistik edebiyatta etkisini göstermeye başladı. Megrelce, Svanca ve Aphazcanın yazılı edebiyatı olmadığı için bunlar Hıristiyanlığın ülkeye hakim olmasıyla Yunan yazısı ve dilini kullanmaya başladılar. Fakat Yunan Dili yerel insanlar için pek yabancı ve anlaşılması güç bir dildi.

Bu dönemde Argveti (Yukarı İmereti), Kartli mıntıkasından Egrisi’ye yoğun bir Gürcü Dili akını başladı. Gürcü dili diğer Kartvelien boyları için kolay benimsenip yararlanma olanağı getirdi. Gürcü Dili yanı sıra Gürcü alfabesi de benimsenip yaygınlaştı. Gürcü yazısı kısa zaman için de Egrisi’de Yunan yazısını koyup yerine oturdu. Batı Gürcüstan’da Gürcü el yazmacılığının en büyük merkezlerinden biri Kutatisi (Kutaisi) kenti olmuştu. Kültürel dayanışma, kardeş Kartvelien boylarının birbirine daha kolay yaklaşmasını, uyum içine girmesini sağladı.

Bu çağa ait kültürel evren içerisinden Maddesel kültür örneklerin den birçok değerli yapıt günümüze değin saklanabilmiştir. Bunlardan, kilise mimarisi örnekleri, ulusal Gürcü Arkitektürel kalıntılar, vb. sayılabilir. Uçarma Kalesi kalıntıları bu döneme ait örneklerdendir.

Bu döneme ait kilise arkitektürel örnekler iki gruba ayrılır. En eski arkitektürel yapılar antik çağ modellerine daha yakın durmaktadır.

Bunlar Bazilika, ya da kubbesiz yapılar grubuna girmektedir. 5. Yüzyıl yapılarından Bolnisi ve Urbnisi kiliseleri de bu gruptandır.

Daha eski çağlara ait olup 6. Yüzyılda yayılma gösteren başka grup kilise mimarisi de bulunmaktadır. Bu tip yapılar Feodal çağ zevk ve koşullarına daha uygun düşen haç biçimi kubbeli yapılardır. 6. 7. yüzyıllarda inşa edilmiş Aragvi Irmağı kavşağı sırtlarındaki Cvaris Sakdari yapısı bu tip yapıdır. Bu yapı büyük bir dehanın ölmez örneklerinden biri olup Gürcü kültürünün ölmez gurur tablosudur.

Haç tipi arkitektür modeli Gürcüstan’da doğup gelişti. Bu yapı tipi, eski ulusal Gürcü sanat geleneği temeli üzerine kurulup gelişmenin doruğuna erişti. Bu yapı biçiminin ilham kaynağı eski Gürcü köy evleri Darbazi ya da Ertobis sahli (Topluluk evi)dir. Bu tip yapı örneklerine bugün Doğu Gürcüstan’da sıkça rastlanmaktadır.

5. 6. yüzyıllara ait Gürcü mimarlık eserlerinin tetkikinden anlaşıldığına göre o çağlarda yapıcılık sanatı en yüksek düzeylere çıkmıştı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.107, Sorun yayınları)