Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hitit Dönemi’nin sonuna doğru Anadolu

“Hitit İmparatorluk dönemi sonuna doğru, Batı ve Orta Anadolu’nun bir kısmında birden fazla beylik devletinin bir araya gelerek oluşturduğu bir siyasi tablodan söz edebiliriz. Söz konusu bölgenin sınırları doğuda Hitit İmparatorluğu, güneyde Lukka Bölgesi ve kuzeyde ise Karkisa ve Maşa yani yaklaşık olarak Simav Çayı (Makestos) ile Sakarya (Sangarios) nehirlerinin aşağı kısımlarını içine almaktaydı. Maşa doğu ve kuzeydoğuda Kaşka bölgesi ile yani Hitit İmparatorluğu ile komşu durumdaydı.

Hattuşa devlet arşivlerinde İ.Ö. 14-13. yüzyılda Arzawa devletler birliğinin çekirdek bölgesi konumunda olan ve hatta İ.Ö. 1200’lerde 2.Şuppiluluma zamanında Büyük Kırallık statüsünü kazanan Mira Bölgesi’nin yanı sıra yine batıdaki Haballa’nın adı da geçer.

Böylelikle İ.Ö. 1200’lere gelindiğinde, Anadolu’daki eski araştırmaların sonuçlarının gösterdiğinden çok daha farklı bir tarihi tablo ile karşı karşıya olduğumuzu ileri sürebiliriz. Hitit egemenliği ve üstünlüğünün çöküntüye uğraması siyasi bir boşluk yaratmamış fakat güç dengelerinin bir daha onarılamayacak şekilde bozulmasına yol açmıştı. Batı’da oluşan Arzawa devlet birliklerinin yanı sıra güneybatıda Tarhuntaşşa Bölgesi’nde ve güneydoğusunda Karkamış’ta ilk önceleri yeni büyük kırallıklar olarak başlayan siyasi oluşumlar daha sonraları bunların da giderek zayıflamasıyla yerini Geç Hitit Beylikleri adını verdiğimiz küçük kent devletlerine bırakır.

Bu durum en iyi Hitit döneminde Karkişa, Maşa ve Kaşka bölgelerinin halkları tarafından yerleşilmiş Kuzey Anadolu’nun tümü için geçerlidir. Bunlardan Kızılırmak yayında bulunan Kaşkalılar olasılıkla güneye doğru inerek Boğazköy’ün ilk demir çağı yerleşiminin sakinlerini oluşturur. Elimizde tarihsel belgeler bulunmamasın karşın, çanak çömlek dağılımı ve yerleşim düzeni gibi arkeolojik verilerin ışığında tüm Kızılırmak Havzası’nın küçük yerel yerleşim birimlerine dönüştüğünü varsaymaktayız. Aynı zamanda hayvancılığa dayalı göçebe bir yaşam tarzı da bölgeye hakim olmaya başlar. Nitekim Kaşkalılar, Asur kaynaklarında göçebe bir halk olarak anılır.”

(Dr. Anne-Maria Wittke, Arkeo Atlas dergisi, sayı 5, 2006)