Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yer ve Gök nedir?

“Yerin ve göğün bir zamanlar mutlu bir evlilikleri vardı ve bu beraberliklerinden beş oğulları Güneş Kıralı (Güneş), Ay Kıralı (Ay), Ateş Kıralı, Rüzgar Kıralı ve Sis Kıralı oldu. Ancak oğulları birbirleriyle durmadan kavga ederdi. Ana babaları, bu durum karşısında birbirlerine yaklaşıp, bir boşluk oluşturdu ve onları bu boşluğun içine hapsettiler. Ancak oğulları kavga etmeye devam etti ve serbest kalabilmek için ana babalarını birbirinden ayırmayı kararlaştırdılar.

Hemen ardından Ateş ve Sis Kıralı babalarına, Füneş ve Ay Kıralı ise annelerine saldırdı. Fakat onları birbirinden ayırmayı başaran, annesine saldıran Rüzgar Kıralı oldu. Ana babalarının ayrılmasından sonra, çocukların hepsi de annelerinin yanında kalmak ve babalarını yalnızca ziyaret etmek istediklerini belirtti, fakat yer, kendisine saldırmamış olan yalnız Ateş ve Sis kıralı’nı yanına almak istedi. Diğer üç oğlunu ise göğe bıraktı…

Ayrılma anında Güneş, Ay ve Rüzgar Kıralı yerin elbisesine tutundu. Elbisenin yukarı çekilmiş olan bu kısımlarından ise dağlar oluştu (Dağ Kültü).184 Bu efsanenin izlerine güneş, ay ve rüzgar, karşılaştıkları Çingenenin aralarından kime selam verdiği konusunda birbirleriyle kavgaya tutuşur. Çingene ise, eng üçlü olan o olduğu için, rüzgara selam verdiğini söyler.185 Nitekim efsaneye göre, yeri ve göğü birbirinden ayırmayı başaran Rüzgar Kıralı olmuştu ve onun oluşturduğu dağlar en yüksek olanlarıydı.186

‘Tüm İyiliklerin Anası’ olarak yer, Orta Avrupa’daki Çingenelerce bugün de çok kutsal kabul edilmektedir. Onlara göre yer ta baştan beri vardı ve yaratılması gerekmemişti. Zanko’ya göre de en baştan beri vardı da ondan. Tanrı ile beraberindeki şeytan yaratılmıştı. Dünyanın, bir öküzün boynuzları üstünde yer aldığı, bu öküzün, bir kulağını ya da boynuzunu sallayarak depreme neden olduğu ve kafasının tamamını sallaması sonucunda günün birinde dünyanın yok olacağı yolundaki sözlü gelenek, yalnız Sırbistan’daki Çingeneler için söz konusudur. Fakat bu geleneğin, Hint Aborigen Kavimlerinin (Gond ve Bhil)187 ve bir Çingene kavminin (Kanjar)188 mitolojisinde özdeş bir biçimi vardır.”

184 Wlislocki, Worship of Mountains (Dağa Tapınma), s. 162. Wlislocki, Inneres Leben (İç Dünya), s. 47.
185 Artur ve Albert Schott, Walachische Märchen (Eflak Masalları) (1845), no. 28, s. 285.
186 Liebich, Die Zigeuner (Çingeneler), s. 31. Block, Zigeuner (Çingeneler), s.181
187 Chr. V. Fürer-Haimendorf, The Raj Gonds of Adilabad …, Setumadhava Rao Bhakti, Among the Gonds of Adilabad (1952), s.95. M.Hermanns, Die relig-mag Weltanschauung der Primitivstämme Indiens (Hindistan’daki İlkel Kavimlerin Dinsel-Büyüsel Dünya görüşü), c. I: Die Bhagoria Bhil, 1964, s. 66.
188 Bkz. Crooke in North Indian, Notes and Queries (Crooke’ın Kuzey Hindistan Gezisi. Notlar ve Araştırmalar), c. IV, 1894/95, s. 198 (bu konuya Dr. D. Kapp dikkatimi çekmiştir.)

(Hermann Berger, Çingenelerin Mitolojisi)