Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Sara kimdir?

“Efsaneye göre M.S. 41 yılında Filistin’de, Maria Magdalena ve havarilerden Yakup ve Yahya’nın anneleri Maria Jacobäa ve Maria Salomäa, dümeni ve yelkeni olmayan bir gemiyle denize bırakılır. Daha sonra gemi Provence kıyılarına vurur. Esmer tenli bir Mısırlı olan Sara, havarilerin annelerine hizmetçi olarak eşlik etmektedir. Kendisi, (1200 yılında kurulmuş bir kilise olan) Les Saintes-Maries-de-la-Mer Kilisesi’nde Çingeneler tarafından bir azize olarak görülmektedir.

15.yüzyıldan bu yana her yıl 24 Mayıs tarihinde ziyarete gelen cemaatten başka, dinsel alaya katılmak üzere özellikle Fransız Çingeneleri büyük gruplar halinde akın ederler. İçinde Azize Mariaların kemikleri ve heykelleri bulunan büyük sandal, çiçeklerle süslü halatların ucunda kulenin penceresinden aşağı sarkıtılır ve Çingeneler tarafından, vaktiyle bu küçük kayığın karay vurduğu sahildeki o yere taşınır. Oradan denize indirilir ve Aix Başpiskoposu denizi kutsar. Çingeneler bir önceki geceyi, Sara’nın kemikleri ve heykellerinin muhafaza edildiği kilisenin yer altı mezarlığında sıkışık bir vaziyette geçirirler.

Onun resmine dokunabilmek ve öpebilmek için çabalarlar. Tıpkı Azize Mariaları taşıdıkları gibi, 1935 yılından itibaren onu da denizin kıyısına taşımalarına izin verilir.146

Sara’nın saygı görmesinin nedeni muhtemelen, tıpkı Firavun Efsanesi ve Çingeneler ile Kutsal Aile hakkında anlatılan öykülerde olduğu gibi, onun Mısır’a kadar uzanan o efsanevi kökenine dayanmaktadır. Fakat belirsiz olan husus, başlangıçta önemsiz bir kişiyken, onun Çingenelerin azize kabul ettikleri bir şahsiyete ne zaman dönüşmüş olduğudur. Yine Saintes-Maries-de-la-Mer’de geçen bir başka Sara-Söyleni’ni 1956 yılında Frans de Ville yayımlamıştır. Bu söylen, Kako Chaudy adında yaşlı bir Romanichel Çingenesinin, Robert Henry de Waterloo adında bir kişiye sözlü açıklamada bulunması ve onun da aldığı notları F. De Ville’ye göstermesi sonucu ortaya çıkmıştır. Buna göre, Hz.İsa’nın doğduğu yıllarda Rhône Irmağı’nın ağzında metal işleyen ve ticaretle uğraşan Çingene kavimleri yaşarmış. Bunlar çoktanrılı bir dine inanır ve yılda bir kez Ishtary’nin (Astarte) heykelini omuzlarına alarak, denizi kutsaması için sahile taşırlarmış. Bu kavimlerden birinin lideri, mistik bilgelere sahip olan Sara-la-Kālï’dir. Kendisine vahiy yoluyla, eğer sahilde görünecek olurlarsa, Hz. İsa’nın ölümü sırasında hazır bulunmuş olan kadın azizelere yardım etme görevi verilir. Sara, onların büyük bir sandalın içinde yaklaşmakta olduklarını görür. Deniz kabarır ve sandal batma tehlikesi geçirir. Sara üstündeki elbiseyi dalgalara fırlatır, bir sala biner gibi elbisesinin üstüne çıkar ve akıntıya kapılarak azizelerin yanına kadar sürüklenir ve karaya çıkmalarında onlara yardımcı olur. Azizeler Sara’yı takdis eder ve Gadje ve Romlar arasında Hıristiyanlığı yayarlar. Yaşlı Çingenenin sözleri Azize Sara-la-Kālï’ye her yıl Camargue’de hürmetlerimizi sunarız’ diye son bulur."147

146 Bkz. André Delage, Les Saintes-Maries-de-la-Mer. Des Origines de la tradition des Saintes à nos jours, ET’s 2, no. 4, s. 3-30, ekinde Fr.
      Lang’ın ayrıntılı kaynakçası, s. 30-36.
Arnold, Die Zigeuner (Çingeneler), s. 164 170 J. Bloch, Les Tsiganes (Çiganlar), s. 78-80.
147 J. P. Clébert, Das Volk der Zigeuner (Çingene Halkı) (1964), s. 172.

(Hermann Berger, Çingene Mitolojisi)