Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kadın büyücüler

“Transilvanya’daki Çingeneler tarafından čovali ya da lače romni, gule romni (İyi kadın) diye bilinirler. Çingenelerin inancına göre, doğaüstü özellik ve güçlere sahip kadınlar bulunmaktadır. Ancak bu kadınlar, bunları çok farklı biçimlerde kazanmış olabilirler. Kimi kadınlara bu doğaüstü özellik ve güçler miras yoluyla kalmıştır. Peş peşe yedi kız çocuğu dünyaya geldiğinde, yani arada hiçbir erkek çocuğunun doğmaması şartıyla, yedinci kız çocuğu sıradan ölümlülerin sahip olmadığı güçlere vakıf olarak doğar. Örneğin, gömülü hazineleri, hatta ölülerin ruhlarını bile görebilir.

Annesi tarafından sağaltım ve büyü sanatları konusunda bilgilendirilir. –örneğin Tatula tohumu ve yılan organlarından nazarlık yapmak, ilaç imal etmek, cin kovmak, hava şartlarına hükmetmek ve hastalıkları tedavi etmek- ancak asıl gücüne, üç kız çocuğu dünyaya getirdikten sonra ulaşır. Kendisi ve kendinden sonraki kuşak için büyü yapma gücünün azalmadan aynen kalması için, bir kadın büyücü, anne, kız kardeş ve kızının ölümü halinde, birtakım katı kurallara uymalıdır. Kadın büyücü her şeyden önce, ruh, içinde banyo yapsın diye98 ölünün ayakları dibine konulan suyu içmek zorundadır, aksi taktirde ölü, büyü yapma gücünü ebediyen beraberinde götürür.

Artık yaşlanmakta olan kadın büyücüler, Ölüler Diyarı’na yapacakları o zahmetli yolculuğa hazırlanmaya başlar. Tırmanmak zorunda oldukları kayalara tutunabilmek için, el ve ayak tırnaklarını uzatırlar. Olağanüstü bilgi ve gizemli beceriler kazanmanın diğer yolu da, Phuvuš ya Ninašilerle düşüp kalkmaktan geçmektedir. Bunlar, kadın büyücülere bu büyü sanatlarını öğretmek zorundadırlar, yoksa kadın büyücüyle girdikleri gizli cinsel ilişkinin ölümcül sonuçlarından kurtulamazlar.

Bu kadın büyücülerden çok korkulur, çünkü bundan böyle vücutlarında bir Yılan taşırlar ve yılan, kadın büyücüye hakaret eden bir kimseyi sokup öldürebilmektedir. Bu tür bir kadın büyücünün ölmesi halinde, vücudundaki yılan, Nivašilerin içinde yaşadıkları unsur olan suya, yıldırım biçimi alarak girer.”

98 Wlislocki, Volksglaube (Halk İnancı), s.51-56.

(Hermann Berger, Çingene Mitolojisi)