Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Dağlar, Dağ Kültü

“Transilvanya’daki  Çingenelerin inancına göre dağlar, (Yer ve Gök’ün (kadın ve erkeğin) boşanmaları sırasında göğün ortak çocuklarından üçünü, yani Güneş, Ay ve Rüzgar Kıralı’nı beraberinde götürmesiyle oluştu: Bu üç yerin elbisesine tutundu, fakat sonra bırakmak zorunda kaldılar ve elbisenin yukarı çekilmiş olan eteklerinden dağlar oluştu. Toprak ana, çocuklarına daha yakın olabilmek için bu dağları geri almadı, fakat zirvelerine, çocukların elbisesini yırtıp parçalanmasına engel olmak için periler ve cinler yerleştirdi (Kešali; Umren).

Bunlardan yalnızca Güneş Kıralı’nın oluşturduğu dağlar kutsal diye kabul edilir. Bu dağlardan yedisi oldukça heybetlidir; etki alanları içinde olup biten her şey olumlu bir biçimde sonuçlanıp şans getirdiğinden, bunlar Şans Dağları dile de anılmaktadır. Ancak hiç kimse bunların hangileri olduğunu bilmemektedir. Fakat o günden beri göğün yeri, daha doğrusu yerin elbisesini öpmesine yalnızca bu dağlar üzerinde izin verilmektedir. Bu kutsal dağların zirvelerinde, mehtaplı gecelerde Umrenler dans eder; eteklerinde olağanüstü şifalı kaynaklar bulunur. Bu dağların bazılarında dört gözlü dişi köpek (Köpek) dolaşır. Kutsal dağların küçümsenmesi ve pisletilmesi halinde mutlaka acı bir biçimde intikam alınır. Kutsal dağlar, içi boş olup kendilerine tecavüz etmiş olan ve şimdi yılan ve kuşa dönüştürülmüş olarak paha biçilmez hazineleri bekleyen ölüleri saklar. Vahşi doğadaki hayvanlar Güneş Kıralı’nın koruması altında bulunduklarından, Çingeneler avladıkları hayvanların kemik, pençe, saç ve dişlerini Güneş Kıralı’nı yatıştırmak için kutsal dağa gömer. Çingeneler, kışın konaklayacakları yerin mümkün olduğunca kutsal bir dağın yakınında olmasına özen gösterir ve Tüm-Tohumlar-Ağacı’nı (Ağaç Kültü) görebilmek için orada Noel gecesi ağaç evliliği geleneğini yerine getirirler.

Ay kıralı’nın oluşturduğu dağlar orta büyüklüktedir; Cuma akşamları orada cadılar toplanır.

Rüzgar Kıralı’nın oluşturduğu dağlar en yüksek olanlarıdır; bunlar yaşayan insanların yaptığı gibi, eğlenmek için sık sık vadiye inen ölülerin oturdukları yerlerdir. Kötü insanların, ancak birer kara kediye dönüştürülmüş olarak Kedi Dağı’nda uzun yıllar geçirdikten sonra ölüler diyarına girmelerine izin verilir.59 (Ölüler Ülkesi)”

59 Wlislocki, Worship of Mountains (Dağa Tapınma), s.211-219 ek ayrıntılar. Kedi Dağı için ayrıca bkz: Wlislocki, Volksdichtungen (Halk Yazını) VII, Märchen (Masallar), no.42.

(Hermann Berger, Çingene Mitolojisi)