Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Romalılar’dan büyük işgal hareketlerine...

“Bilindiği gibi Roma, Yarımada’ya Galya’dan çok daha önce ilgi duymuş fakat özgürlüklerine son derece bağlı Pirene Halkı üzerinde hiçbir zaman tam bir egemenlik kuramamıştır.

Cumhuriyet Dönemi’nde çıkan isyanları bastırmak üzere İspanya’ya gönderilen Cato, -194’de Iacca’ya (Jaca) ulaştı. 15 yıl sonra aynı göreve göndoerilen Tiberius Sempronius Gracchus, durumu denetim altına alarak yerli Ilurcis’in yerine Gracc(h)ur(r)is’i kurdu.

Keltiberler ezildikten sonra (133, Numantia Kuşatması) İspanya Pompeus’la ‘demokrat’ Sertorius’u karşı karşıya getiren düşmanlığa sahne oldu. Bunlardan ilk başarıları kazanan birincisi –75’te kendi adını taşıyan Pompaelo’yu kurdu. Bundan iki yıl sonra, kendisini yenmiş olan düşmanından kaçar Sertorius, Osca’ya (Huesta) sığınarak orada bir okul kurdu ve aynı yerde öldürüldü.

Bu şehirle halkı tamamen intihar etmiş olan Calagurris, Pompeus’a direnen son noktalar oldu. Mağlupların safında yer almış olan Vaskonlar ise Garonne Pireneleri’nin sınırında toplanıp Urbs Convenarum (sonradan Saint-Bernard-deComminges olmuştur), ya da ‘kaçaklar Şehri’ni kurdular.

Sezar’ın yardımcısı Crassus, -56’da Galya Seferi sırasında Akitanya Halkı’nı Pireneler Ötesi’nden gelen Vaskonlar’ın yardımına rağmen dize getirdi. Dağ Sırası’nın güneyindeki İlerda’da (Lerida) ise Sezar, Pompeus’un ordularını bizzat yenerek tüm Hispania Citerior’u denetim altına aldı. Austus’a gelince, O da 29’da Statilius Taurus’u bölgeye göndererek Cantabrolar’ı, Asturialılar’ı ve Vaccaeler’i ezdirdi.

Bu zaferler Dağlılar’ın sakinleşmesini ancak sağlayabildi. Sağlam bir barışın kurulabilmesi için bir on yıl daha, Agripa Zaferi’ni beklemek gerekti –ki bu barış da kalıcı olamayacak, ancak Büyük İstilalar’a kadar korunabilecekti. Akitanya’yı sakinleştirmek içinse Crassus’un zaferi de yeterli olmayacak, önce Agrippa (39’dan 38’e) sonra da Messala Corvinus (28’den 27’ye) müdahale etmek zorunda kalacaklardı.

Öyle anlaşılıyor ki Augustus’un Loire ve Garonne arasındaki ulusları Akitanya’ya sürme girişimi, Akitanyalı yerli halkları ayaklandırmıştı. Bu kavimler başkenti Eauze (Elusa) olan yeni bir birlik (Novempopulaine ya da ‘Dokuz Ulus Ülkesi’) kurdular. Hasparren’deki ünlü Galya-Roma anıtı (ya da Gallormen Anıtı) bu ayrılıktan ayrıntılı olarak söz eder.”

(Basklılar, Jacques Allieres, İletişim Yayınları)