Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Basklılar’ın Keltler, İberler ve Berberiler’le ilişkileri

“Dil, Kelt Dili’nden belirli deyimleri ya da vijezimal numaralama sistemini almış olabilir. Proto_Basklılar’la yakın komşuları Keltler arasında bazı uygarlık kesişmeleri olmuş da olabilir fakat Keltler’le Basklılar arasında hiçbir budunsal (veya etnik) ya da dilbilimsel (veya linguistik) yakınlık yoktur.

Bu sav en azından, ‘kavim eşittir dil’ denkleminin özellikle antik çağda doğru olduğunu kabul ettiğimizde, geçerlidir. O devrin, Keltler’i iyi tanıyan tarihçileri, onları daha önce andığımız halklardan, Pireneler’in kuzey ve güneyindekilerden ayıran sınırları genellikle özenli bir biçimde belirtmişlerdir. Güney konusunda ise adbilimi (veya onomastik) eskilerin savlarını, ‘İberik’ bir bölge içinde tanımlanan yöreleri (Yarımada’nın güneydoğusu), Keltik bölgeden –daha doğrusu Keltiberik bölgeden- bütünüyle ayrı kabul ederek çarpıcı bir şekilde doğrulamaktadır.

Proto-Basklılar’la İberler arasında, ilişkiler ise biraz daha karanlık gibidirler. Arkeoloji Caristi, Vaduli ve Vaskon ülkelerini İber uygarlık bölgelerinin dışında kabul eder. Tarihi metinler çok açık olmadıklarından bizim burada yapmamız gereken arkeolojinin haklı olup olmadığını dilbilim (veya linguistik) yoluyla araştırmaktır.

Ne var ki bu açıdan bakarsak, yaklaştırma yapmamızı sağlayan (Önce İber Dili’nde sonra da Bask Dili’nde yazacağız) and-/(h)andi ‘büyük’, baes-/bas(o) ‘orman; yabani’, -bels/beltz ‘siyah’, il(t)i-/(h)iri ‘şehir’, il(d)un/il(h)un ‘karanlık’ vb. gibi bazı terimler ya da köklerin varlığı tartışma kabul etmez çıplak bir gerçek açığa çıkalı beri pek sönük kalmıştır: Gomez Moreno’nun, alfabetik ve hecesel sistemlerin garip bir bileşimi olan İber Yazısı’nın sırrını çözmesinden beri (Boletin De La Real Academia De La Historia’da La Escritura Iberia, 1943), İberler’le Keltiberler’in bize bıraktıkları tüm yazıları okuyabiliyoruz. Keltiberler’in yaşadıkları bölgelerde bulunanlar (ki buralarda yaşayanlar muhtemelen İber İuygarlığı’nı benimsemiş fakat Kelt kökenli ve Kelt Dil Grubu’ndan kavimlerdi) açık şekilde bir Hint Avrupa dilini çağrıştırmaktadır (kimilerinin Fransızca’ya çevirisi de yapılmıştır. İber Toprağı’nda bulunanlar ise bilinen hiçbir şeye benzememekte ve gizlerini hâlâ korumaktadırlar. Bu konuda en fazla, deyimlerin genel yapısı, kelime yapısı ve bazı takıların Bask Dili’ni çağrıştırdığını söyleyebiliriz. Belki aralarında uzak bir akrabalık olabilir fakat doğrudan bir ilişkinin varlığı söz konusu değildir.

Doğrusunu söylemek gerekirse yeradlarındaki (veya toponimlerdeki) il/(t)i ögesi rahatsız edici bir sorun yaratmaktadır. Onu Bask ve Akitanya bölgelerinde yaygın Iluro ‘Oloron’, Eliberris ‘Auch’, Ilumberris ‘Lombez’ ile ‘Lumbier’ (Navarra) ve Lerida’dan (Iltirda-Ilerda), Collioure (Gauco Iliberris, Elne (İlkel adı Iliberris’tir) ve Barcelona yakınlarındaki Mataro’ya Iluro hatta Andaluzya’da Granada’ya (Iliberis) İber Uygarlık Bölgesi’nin tümündeki yer adlarında genellikle başka bir öga ile, ber®i ile birlikte görüyoruz.

Bu öge birleşik kullanım durumunda ‘Yenişehir’ gibi sık rastlanan ve doğal bir ad özel yapısı sayesinde (bkz. Tüm Newton’lar, Neustadt’lar, Neapolis’ler, Novgorod’lar, Noviodunum’lar vb.) uzak akrabalık’tan da yararlanarak İber Toprakları’nda kolayca yayılma olanağı bulmuş olabilir. Biz sorumuzu yanlış soruyor da olabiliriz. Elimizdeki bilgi de yeterli olmayabilir.

İberler’in kökenini araştırmaya kalkarsak işler daha da karışır. Klasik varsayım onların Kuzey Afrika’dan gelmiş olduklarını kabul eder. Böylece onlarla o bölgenin en eski sahipleri olan Berberiler (iki isim de aynı kökten, ber-‘den türemiş gibidir) arasında bir ilişki kurulmuş olur.

Halbuki Bask Dili’nin kökenine eğilen dilbilimciler iki temel varsayımı arasında bölünmüşlerdir. Bunlardan biri bu dilin Şamî (Fransızcası Chamitique) dillerle, (örneğin Berberi Diliyle) benzeştiği ögelere dayanır. Bu benzerlik bazen Sami Dili ve başka Afrika Dilleri’ne de yaygınlaştırılır. Öteki varsayım, ‘Kafkas Varsayımı’dır. Gerçekten de eğer sadece arkeologların ve dilbilimcilerin Ptoro Basklılar’la ilgili olarak buldukları indirgenemez yapıtlara bağlı kalmamayı kabul edersek, ikinci varsayımın pek çok soruya yanıt verebildiğini görürüz.”

(Basklılar, Jacques Allieres, İletişim Yayınları)