Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ev, geleneksel sanat, giyim...

“Ev: (Bu konuya, b.n) burada yer vermemizin nedeni yalnızca oynadığı ekonomik ve toplumsal rolle ya da onun gerçek olsun simgesel olsun ‘boyutlarıyla’ sınırlı değildir. Gerçi araziyi paylaşan değişik biçimler doğal olarak coğrafi konuma uyum sağlamışlardır ama Labourd’da Aşağı Navarra’da, Guipozcoa’da, kısmen de Yukarı Navarra ve Viscaya’da merkezî türdeki özellikler yoğun bir özgünlük ifade etmektedir.

Bina taş veya tuğladan (ya da ikisinin bir arada kullanıldığı) bağdadi, omurgası (Bizkar) doğuya bakan cepheye dik, çift meyilli kiremit çatılı bir yapıdır. Zemin katta bir oda büyüklüğündeki merkez sundurma olan Ezkaratz harmanın dövülmesi için veya arabalık olarak kullanılır.

Zemin kattaki bu bölümün arkasında bir oda bulunur ve buradan birinci kattaki yatak odalarıyla mutfaklara geçilir. Daha yukarıdaki üçgen pencereli çatı arası bazen ürünlerin kurutulmasında kullanılan ahşap örtülü balkona açılır. Ana bina bazen bir bazen de iki yönde, genellikle asimetrik yerleştirilmiş, bazen üst katlarında odalar bulunan ağıllarla büyütülmüştür.

Ezkaratz, ülkenin merkezinde ve batısında açık bırakılır ve zemin katın üzerindeki cephede bağdadilerin ahşap kaburgaları görülerek koyu renkleriyle –genelde kızıl kahverengi- duvarın çarpıcı beyazıyla güzel bir tezat oluşturur. Aşağı Navarra’da ve İspanyol Navarrası’nda ise, çerçevesi ve kemer kovanı, batıdakilerden daha küçük tutulan pencerelerde olduğu gibi kumtaşından yontulmuş geniş pembe kemerli kapılarla kapatılmıştır ve bağdadinin iskelesi gözükmez.

Bu genel mimari yönelim, zemin katın araçları barındırmak için açık bırakılıp yaşamın üst katlarda yoğunlaştığı kazıklı ev mimarisinden türemiş gibidir –ki bu varsayım ahşap omurganın gözükür bırakılmasını da açıklayabilir. Yan ağıllar sonradan eklenmişlerdir ve plandaki asimetri de bundan olsa gerektir. Sık sık tekil olarak, kazıklar üzerine inşa edilmiş ambarlara rastlanır. Daha çok batıda, örneğin Galicia’da görülen ve ürünü zararlı hayvanlardan koruyan bu mimari tarz, muhtemelen tarih öncesi çağlardaki Palaffiitesler’in bir uzantısıdır. Burada Bask Ülkesi’ne özgü bir unsuru son derece başarılı bir estetik anlayışla günümüze kazandırmış olan yeni bir eskilik örneği görüyoruz.”

(Basklılar, Jacques Allieres)